Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Seyit Ahmet UZUN


Benim Adım Kaymakam Haddini Bil

Yazarımız Seyit Ahmet Uzun'un "yeni" yazısı...


Özellikle son yıllarda bir haber duyduğum zaman hemen onunla ilgili bir yorum yapmamam gerektiğini çok iyi öğrendim. Çünkü insan yaptıklarından sorumlu olduğu gibi yazdıklarından da sorumludur.

Yazmak onurlu bir eylemdir. 

Kalem bir silah kadar hatta ondan daha tesirlidir. Önemli olan kullanmasını bilmektir. 

Son günlerde ülke gündemini meşgul eden bir olay haber sitelerine bomba gibi düştü. 

"Bir kaymakam ziyaret ettiği okulda öğretmeni sınıftan kovdu!"

İlk önce anlamaya çalıştım. Çünkü böyle bir şeyin mümkün olmayacağını düşünüyordum. Bunun için haber doğru mu diye araştırdım. Evet maalesef valilikten yapılan açıklamayla olayın doğruluğu teyit edildi. Sonra biraz daha araştırınca kaymakamın kendisine "Hoş geldiniz" diyerek elini uzatan öğretmene; "Haddini bil ve çık sınıftan!" diyerek kovduğu ibarelerini gördüm. Valilik olayla ilgili; "Üzücü bir olay, kaymakam ile öğretmen arasında tatsız bir hadise yaşanmıştır. Tahkikat başlatılmıştır." açıklamasını yapmış.

Öğretmenler şamar oğlanı mı ki velisi, kaymakamı, savcısı önüne gelen aşağılayıp hakaret ediyor.

Bu insanlar öğretmenler günü kutlama mesajları yazarlar; Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum."

Yok arkadaş yok kölemiz filan olmayın, sadece sizi yetiştiren insanların mesleğine, sınıfına, makamına saygılı olun ve İNSAN olun yeter. 

Sayın kaymakam sizin öğretmeniniz size hiç empatiyi öğretmedi mi? Gelin isterseniz kısa bir düşün yolculuğu yapalım. 

Makamınızdasınız ve yanınızda misafirleriniz var. O sırada şehrin mülkü amiri yani sizin üstünüz, amiriniz geldi. İçeriye girdi. Siz de nezaket gereği elinizi uzattınız. Ve ona saygıyla; "Hoşgeldiniz sayın valim!" dediniz. 

Bir anda siz ve misafirleriniz şok yaşıyorsunuz. Makamınızda vali bey size: Haddini bil, çık odadan!" diyor. 

Ne hissederdiniz acaba çok merak ediyorum.

Ben söyleyeyim mi? Yerin dibine geçerdiniz ve "Keşke yer yarılsaydı da yerin içine girseydim." derdiniz. Evet inanın öğretmen arkadaşımızda aynı duyguyu yaşamıştır. Hem de sizden kat be kat fazla. Çünkü siz öğretmenliğin ne demek olduğunu anlamaktan çok uzak, sahip olduğu makamın ağırlığını taşıyamayacak kadar egolu birisiniz. Öğretmenin öğrencilerinin yanında nasıl bir travma yaşayabileceğini veya o günden sonra kovulduğu sınıfa girip nasıl ders anlatacağını düşünmediniz mi?

Sınıf,  öğretmenin makamıdır ve siz onu çıkarma haddine de hakkına da sahip değilsiniz ta ki yüz kızartıcı bir suç işleyene kadar. Ve size elini uzatmak hiç de yüz kızartıcı bir suç değildir.

Böyle olaylarda hep aklıma şu hikaye gelir. Adamın birisi oğlunun kendini beğenmiş davranışlarından dolayı ona sürekli: "Oğlum sen insan olamazsın!" dermiş. Oğlan da bu sözlere çok içerlemiş. Çok çalışmış. Okumuş, okumuş sonunda kaymakam olmuş. Bir gün makamında otururken babasının sözünü hatırlamış. Kolluk görevlilerini babasını getirmeleri için babasının yanına göndermiş. Kolluk görevlileri doğruca yaşlı adamın yanına gitmiş. Onu tuttukları gibi kaymakamın makamına getirmişler. Kaymakam koltuğunda oturarak babasına; "Baba hatırlıyor musun sen bana sürekli insan olamazsın, diyordun. Gördün mü bak kaymakam bile oldum!" demiş.

Babası oğlunu makamda bu sözleri sarf ederken görünce gülümsemiş.

"Oğlum. Ben sana kaymakam olamazsın demedim ki! İnsan olamazsın dedim insan!" Gerçekten de insan olamamışsın! Çünkü insan olan babasını ayağına getirtmez. Babasının yanına gelir, elini öper, saygısını sunar. Senin gibi egosu şiş kişiler İNSAN olamaz." demiş. Ve doğru da demiş. 

Mesele makam mevki sahibi olmak değil sahip olduğun makamın ağırlığını taşıyabilmektir. 

Emekçi, mücadeleci, geleceğe nesiller yetiştirmeye çalışan bahçıvan öğretmen arkadaşlarımı saygıyla selamlıyor ve başarılar diliyorum. 

Makamımız olan sınıfta kendimize söz söylenmesine asla müsade edilmemelidir.



YAZARLAR