Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



ALTAN TAN


Alternatif Şart mı?

AK Partililerin söylediklerinin önemli bir bölümü doğru. Muhalefetin ekonomiden Kürt sorununa, dış politikadan eğitime sorununa kadar hiç bir ciddi hazırlığı ve alternatif projesi yok. Belki de gelen gideni aratacak... Ne yapılacak ise bir an önce yapılmalı.


Demokratik rejimlerde malumunuz bir iktidar, bir de muhalefet olur.

Muhalefet normalde iktidarın doğru yaptığı işleri destekler, yanlış yaptığı veya eksik bıraktığı şeyleri ise eleştirir.

Demokrasi kitabında böyle yazar ama bizim gibi ülkelerde iktidar ister doğru, ister yanlış ne yaparsa yapsın muhalefet mutlaka eleştirir, topa tutar.

Muhalefet en doğru yapılan işlere bile ne yapar eder bir kulp takar.

Yaklaşık 20 yıllık AK Parti iktidarının eksik ve yanlışlarının yanında birçok doğru icraatı da var.

Ancak özellikle son 3-5 yıl değerlendirildiğinde eksik ve yarım bıraktıklarının dışında yanlışları doğrularından çok çok daha fazla.

En son sözde ihracatı teşvik ederek, cari açığı kapatma ve bu yolla yatırım ve istihdamı arttırma olarak takdim edilen ekonomi politikaları tam olarak duvara toslamış durumda.

En az 10, 15 yıl önce yapması gerekenleri çok iptidai ve geç olarak yapmaya kalkmaları doğal olarak piyasalardaki tüm dengeleri alt üst etti.

Halkın büyük bir çoğunluğunun geçinememe şikayeti ve üniversite mezunu yaklaşık 1,5 milyon gencin iş bulamaması toplumsal huzuru alabora etmiş bulunuyor.

Hemen her evde ciddi bir şikayet ve rahatsızlık var.

Bu durum aile içi ilişkileri ve huzuru dinamitliyor. Gençler öfkelerini ilk olarak ailelerine boşaltıyor, sonra da bu durumdan  siyasi iktidarı sorumlu tutuyorlar.

Dertlerine derman aramaları en doğal hakları.

İktidar ise kabaca iki söyleme sarılıyor:

1.Ülkede son 20 yılda olağanüstü işler yapıldığını, geçmişe oranla halkın çok iyi durumda olduğunu, yaşam seviyesinin bilmem kaç kat arttığını, kısaca biraz kanaatkar olunması ve şükür edilmesi gerektiğini, ekonomiye hakim olduklarını, ihracat, üretim ve istihdama dayalı yeni politikaları ile 5-6 ay içinde sıkıntıları hafifleteceklerini söylüyorlar.

2.Türkiye’nin uluslararası büyük bir komplo ile karşı karşıya olduğunu, dış güçlerin esas hedeflerinin ülkenin menfaatlerini savunan Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğunu belirterek, halkı kurtuluş savaşına çağırıyorlar.

Bir başka ifade ile asıl olan vatan müdafaası ise gerisinin teferruat olduğunu savunuyorlar.

İktidarın bu savunma  gerekçelerine karşı söylenecek çok söz var.

Söylediklerinin ne kadarı doğru ne kadarı yanlış ayrı bir konu ve bu konularda her gün yüzlerce yazı ve yorum yayınlanıyor.

Bunları tekrarlamaya gerek yok.

Ancak iktidarın bilmesi ve aklından hiç çıkarmaması gereken tek şey var:

Hayat standardı her geçen gün geriye giden, kestirme ifade ile geçinemeyen halk ile sayıları milyonlarla ifade edilen işsiz gençlerin hiç birini bu söyledikleri ilgilendirmiyor.

Hele hele AK Parti Elazığ milletvekilinin ‘az yiyin, az harcayın’ meyanındaki sözleri halkı daha da çıldırtmaktan başka bir şeye yaramıyor.

Halk evine, çarşı pazara ve en sonunda da cebine bakıyor.

Cepteki delik ise her geçen gün büyüyor!

AK Partililerin bir kısmı da;

‘Bizi gönderirseniz daha kötüsü gelir. Başını CHP’nin çektiği bu muhalefetin hiç bir ciddi hazırlığı yok, sizlere hiç bir alternatif proje sunmuyorlar. Siz siz olun Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan da olmayın’ diyerek halkı teskin etmeye çalışıyorlar.

AK Partililerin bu söylediklerinin önemli bir bölümü doğru. Muhalefetin ekonomiden Kürt sorununa, dış politikadan eğitime sorununa kadar hiç bir ciddi hazırlığı ve alternatif projesi yok. Belki de gelen gideni aratacak.

Ancak bir şeyi daha hatırlatalım:

Özellikle gençlerin önemli bir çoğunluğunun gözü hiç bir şeyi görmüyor. Somut karşılığı olmayan hiç bir sözü dinleyecek durumda değiller.

Onun içindir ki bir noktadan sonra  alternatif arama dertleri de yok.

Halkta hızla taban bulan ‘mevcut iktidar gitsin de ne olursa olsun’ psikolojisi yerleştikten ve  sel kalktıktan sonra geriye yapacak bir şey kalmaz.

Ne yapılacak ise bir an önce yapılmalı.

Ülkedeki tüm ekonomik, sosyal, kültürel, siyasi… dengeler harap olduktan sonra kimin kazandığının bir anlamı yok.



YAZARLAR