Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Davut GÜLER GÜLER


AK Parti ? MHP İttifakı Kurulurken Bu Günlere Nasıl Gelişimizin Kısa Değerlendirmesi (1)

Ecevit, ekranlarda APO´nun teslim edilme operasyonunu hayretle ifade etmiş, olayla ilgili taaccübünü gizleyememiştir. Ecevit, Abdullah Öcalan´ın Türkiye´ye niye teslim edilmiştir sorusunun cevabını zaman içerisinde anlamıştır.


15 Temmuz NATO / FETÖ darbesinden sonra gerek Tayip Erdoğan´ın fiili durumu ve gerekse de ´Devlet´in en hassas kurumlarda görev almış şahsiyetlerin ve uzun bir zamandır Ak Parti kadrolarının da dillendirdiği "Yeni Türkiye, Yeni Paradigma" düsturu, "Hükümet Sistemi? arayışını zorluyordu.

Devlet Bahçeli bu süreci en iyi görenlerden biri olduğundan, bu menfur darbeyi bir fırsata dönüştürdü. Uzun bir zamandır tartışılan ve bir türlü fiili bir adım atılamayan "Sistem Arayışını" hayata geçirme noktasından ilk fişeği ateşleyen o oldu. "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi? ne geçiş için Ak Parti´ye gerekli desteği vereceğini açıkladı.

Uzun bir zamandır böyle bir imkânın oluşmasını bekleyen Ak Parti; Bahçeli´den gelen mesaj üzerine harekete geçti ve MHP´yle "Yeni Sistem"i müzakere etmek için hazır olduğunu açıkladı. İki Partinin ortak çalışmaları sonrasından referandum tarihi liderler tarafından onaylandı ve o tarihi gün beklendi.

16 Nisan 2017 Referandumuyla halk, Ak Parti + MHP ittifakına %51,4´lük bir oranla yeşil kart gösterdi. Türkiye yeni bir hükümet sistemine geçti. "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi".

Cumhuriyet hükümetlerinin değişmesi nihayetinde birtakım esaslara bağlanmıştır. "Hükümet Sistemi"yle "Hükümet Değişiklikleri" ayrı şeylerdir.

Demokrasilerde "Hükümet Değişiklikleri" siyasi partilere verilmiş bir haktır, siyasi partiler ülke çapında örgütlenerek ülkeyi yönetmek üzere iktidara talip olurlar. Her siyasi partinin nihai amacı iktidar olmak ve mevcut anayasal sistemin müsaade ettiği kadarıyla kendi ideallerini veya halka taahhüt ettikleri programlarını yerine getirmektir.

Yazının konusu; "Hükümet Sistemi" değişikliği ve Devlet Bahçeli´nin siyasi konularla ilgili ön alma manevralarını anlama çabasıdır.

Öncelikle Bahçeli´nin siyasete girişine ve bugünlere kadar gelen süreçte müdahil olduğu olaylara sadece değineceğiz, özellikle de son atraksiyonlarını anlama çabası içinde olacağız.

12 Eylül 1980 Kenan Evren´in askeri darbesiyle tüm siyasi partiler kapatılmış ve liderleri de siyasi yasaklı konumuna düşmüştü, yasaklı siyasi parti liderlerinin tekrar siyasete dönmeleri için 1987´de referanduma gidilmiş ve referandum sonucu yasaklı siyasi liderleri siyasete yeniden dönmüş ve partilerinin başına geçmişlerdir.

DYP´nin başına Demirel, RP´nin başına Erbakan, DSP´nin başına Ecevit, MÇP´nin başına Türkeş ve CHP´nin başına da Baykal geliyor.

Türkeş (1917-1997), 1987 Nisan´ında Devlet Bahçeli´yi partiye davet ediyor. Üniversitedeki görevinde istifa eden Devlet Bahçeli MÇP´ye katılıyor ve 19 Nisan 1987 tarihinde yapılan MÇP Büyük Kurultayında, Bahçeli Genel Sekreterliğe getiriliyor ve Bahçeli fiilen aktif siyasetin içinde yer alıyor.

1982 darbe anayasası sözde siyasi istikrarı sağlamak için %10 barajını getirmişti. Baraj korkusu olan partiler bu bariyeri aşmak için ittifak veya bağımsız adaylarla seçime girmişlerdi.

1991 seçimlerinde, Refah Partisi çatısı altında Milliyetçi Çalışma Partisi ve Islahatçı Demokrasi Partisi ittifak yaparak %16,9 gibi bir oy alarak barajı geçmiş ve RP 62 Vekille Meclise girmiştir.

24 Ocak 1993 tarihi itibarıyla olağanüstü kongreyle MÇP ismini değiştirerek MHP oluyor. Türkeş darbe sonrası dağılmış olan Ülkücü kadroları MHP çatısı altında toplamaya çalışırken, Başbuğ Türkeş´in halefi olarak görülen merhum Muhsin Yazıcıoğlu MHP´den ayrılıyor, Muhsin başkan, ayrılan Milletvekilleri ve bir gurup ülkücü kadro; Büyük Birlik Partisi´ni (BBP) kuruyorlar.

1994 Yerel Seçimlerinde RP, büyük başarı göstermiş başta İstanbul ve Ankara olmak üzere büyük şehirlerin Belediye başkanlarını kazanmıştı. RP, 1995 Genel Milletvekili seçimlerine tek başına katılmış, takriben %21,4 oy alarak 158 Vekil çıkarmış ve birinci parti olmuştur.

1995 Genel Seçiminde birinci olan RP lideri Erbakan Hoca, DYP lideri Tansu Çiller´le REFAH-YOL hükümetini kurmuş, fakat 11 ay iktidarda kalabilmiş ve bu dönmede çok hayırlı hizmetlere imza atmış bir hükümettir. 28 Şubat´ta askeri cuntanın muhtırası sonucu hükümet yıkılmıştır.

4 Nisan 1997´de Alpaslan Türkeş geçirdiği ani bir kalp krizi sonrası vefat ediyor. Türkeş gibi karizmatik bir liderin ani ölümü MHP´nin liderlik sorununu beraberinde getiriyor.

MHP, 6 Temmuz 1997´de ´de yeni liderini belirlemek için 5. Olağanüstü Kongreye gidiyor. Çok adaylı, içlerinde Alpaslan Türkeş´in oğlu Tuğrul Türkeş´inde olduğu liderlik yarışının 2. turunda bazı adayların Bahçeli lehine çekilmesinden sonra; Tuğrul Türkeş´i yarışın gerisinde bırakarak, Devlet Bahçeli MHP´nin liderliğine seçiliyor,

6 Temmuz 1997 tarihi itibarıyla, MHP´de Devlet Bahçeli dönemi başlamıştır. 5 Kasım 2000, 12 Ekim 2003, 19 Kasım 2006, 8 Kasım 2009, 4 Kasım 2012 ve 21 Mart 2015 tarihlerinde yapılan kongrelerde, Bahçeli hep Genel Başkan seçilmiştir.

28 Şubat muhtırası sonucu; REFAH-YOL hükümet yıkılmış, Ecevit tarafından ANAP ve DYP´nin desteğiyle azınlık hükümeti kurulmuştu. Ecevit´in azınlık hükümeti zamanında; tarihi bir olay yaşanıyor:

Suriye´den çıkarılan Abdullah Öcalan, birçok ülkeyi gezdikten sonra, ABD´nin operasyonuyla Öcalan derdest edilerek özel kuvvetlere teslim edilmiş ve Türkiye´ye getirilmiştir.

Ecevit, ekranlarda APO´nun teslim edilme operasyonunu hayretle ifade etmiş, olayla ilgili taaccübünü gizleyememiştir. Ecevit, Abdullah Öcalan´ın Türkiye´ye niye teslim edilmiştir sorusunun cevabını zaman içerisinde anlamıştır.

Ecevit, APO´nun teslim edilme operasyonunu daha sonra bir fırsata dönüştürerek erken seçime gitmiş ve 1999 seçimin sonucunda; DSP-136 Vekil, MHP-129 Vekil, FP-111 Vekil, ANAP-86 Vekil, DYP-85 Vekil, CHP %8,7 oy oranıyla; baraj altında kalmıştır.

Devlet Bahçeli tarih sahnesinde ve ilk rolünü oynuyor. Sağ bir koalisyon hükümeti kurulma imkânıvarken, Kutan ve Çiller´e onlar biraz dinlensinler diyerek, 28 Şubat mağdurları olan ve kapatılmış RP´nin yerine kurulan FP ve DYP´nin nadasa çekilmesini adeta önermiştir.

57. Hükümeti kurmak için yetki alan Ecevit, Bahçeli önderliğindeki MHP´nin de içinde olduğu, 354 Milletvekilinin oyunu alarak ANASOL-M Koalisyon Hükümetini kurmuştur.

 



mehmet caner
5.02.2018 13:27:31
heyacanla devamını bekliyoruz.güncel çok güzel bir yazı.

YAZARLAR