Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Seyit Ahmet UZUN


Aile Mutluluğu

Yazarımız Seyit Ahmet Uzun, Ünlü Rus yazar Tolstoy’un, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları arasından çıkmış bulunan “Aile Mutluluğu” adlı eserini değerlendiriyor.


Aile Mutluluğu

L.N. Tolstoy- Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

 

Tahlilini yapacağımız roman iki bölümden oluşmaktadır. Psikolojik diyebileceğimiz roman aile hayatını ve bireyler arasındaki iletişim eksikliğinin nelere yol açabileceğini göstermesi açısından oldukça önemlidir. Kitabın ismi Aile Mutsuzluğu olsaydı daha anlamlı olurdu. Çünkü kitap daha çok mutsuzluk üzerine durmaktadır.

Kitabın ana karakterleri; Marya ve SergeyMihayliç (Marya’nın babasının genç arkadaşı)

Yan karakterler ise Sanya (Marya’nın ablası) Katya (evin dadısı) ve TatyanaSemyonavna (Sergey’in annesi)

Kitabın birinci bölümü Marya’nın annesini kaybetmenin hüznü ile Sergey’e olan aşkının sevinci ve heyecanı arasında geçmektedir. Bu bölüm daha çok Marya’nın genç kızlık duygularının tahliline ayrılmıştır.

Yazar Marya’nın bencil kişiliğini tahlil ederken şu ifadeleri kullanır; “Bu insanların da benim gibi sevdiklerini, istekleri olduğunu ve üzüldüklerini bir kere bile düşünmemiştim.” Bencil ve şımarık bir ruha sahip olmak kendisinden ekonomik ve makam olarak aşağıda olanları anlamanın önündeki en büyük engellerdendir.

Yazar aslında burada sahip olduğu imkanlarla şımarıklaşan bütün insanlara, patronlara, amirlere, usta ve sanatçılara bir uyarıda bulunuyor. Sizin altınızda olan insanlarda en az sizin kadar insandır ve insani duygulara sahiptir.

Yazar erkeklerin duygularını tahlil ederken onların sevgi sözcüğünü söyleyemeyeceklerini, söyleyenlerinde birer yalancı olacağını dile getirmektedir. Sevginin söz ile değil herkese göre farklı bir tarzda olacağını ifade etmektedir.

Ancak yazar kahramanın şahsında bir duygu şaşkınlığı yaşamaktadır. Bu düşünceyi benimseyen Sergey ileriki sayfalarda sevgiyi çok net bir şekilde dile getirmektedir.

Bir genç kızın inanç dünyasını dile getirirken çok ilginç tespitlerde bulunmaktadır. Dinin insanı olgunlaştıran, erdemli kılan özeliklerine vurgu yapmaktadır* özellikle inancından kaynaklanan bir yaklaşımla ihtiyaç sahibi bir aileyle bütün birikimini paylaşması beni çok etkilemişti.

Dini duygu ve düşüncelerin paylaşıldığı kitapları dini kitap olarak değerlendirmemiz söz konusu olacaksa Tolstoy’un kitapları bu kategoride ele alınabilir. Çünkü bütün romanlarına dini duygulara vurgu yaptığı karakterler bulunmaktadır.

Kitabın ikinci bölümü uzaktan hissedilen duyguların yakınlaştıkça nasıl algılanabileceğini göstermektedir. Sevgi evliliğin harcıdır. Ne kadar güçlü olursa evlilik o kadar sağlam olur. Ancak sevgi bana göre incitmemektir. İnciten insanların sevgisine itibar edilmez. Sevginin azalmaya başlaması durumunda evlilik ağacının sararmaya başladığına tanık oluyoruz.

Yazar aile hayatını irdelerken kayınvalidenin önemine dikkat çekmektedir. Bizde kayınvalideler sürekli olumsuz olarak değerlendirilir. Tolstoy’da ise oğlunun, eşinin yanında sadece kendisine ilgi ve sevgi göstermesinden rahatsızlık duyarak aynı sevgiyi eşine de göstermesini isteyen bir erdem abidesi olarak karşımıza çıkmaktadır.

Ailede büyüklerin olgunluğu aileyi pozitif yönde etkilemektedir.

Yazar evliliğin açmazlarını ok net anlatmaktadır. Öfkeliyken konuşulmaması bir ailede en önemli iletişim ilkelerinden birisidir. Birbirini dinlemeyen eşler sadece kendilerinin söylemek istediği, zehir zemberek kalp kırıcı sözlere odaklanır. Yazar bunu Sergey ve Marya arasında anlaşılır bir şekilde işlemiştir.

Evlilikte niyet okumaların nelere yol açacağı bozulan ilişkilerde kendisini daha çok hissettirmektedir.  Eşler birbirinden beklentilerini net bir şekilde belirtmeli ve açıklamalıdır. Sergey, eşinin baloya gitmesini istemediği halde  Marya’nın gitme düşüncesini kuruntu yapıp onu kendi haline bırakmaktadır. Marya da aslında Sergey’den kendisini alıkoymasını beklemekte ama bunu açıklamamaktadır. Sonradan söylediği söz ise gerçekten çok önemlidir;

“Neden bana kullanmayı beceremediğim bir özgürlük verdin? Madem beni sevmekten vazgeçecek kadar zararlı olduğunu düşünüyordun, o zaman sosyeteye girmeme niye izin verdin?”

Yazar eşlerin birbirinden koptuğu noktalara da değinmektedir. Yanlışını fark eden ve düzeltmek için çaba sarf eden eşe karşı anlayışsızlık ve kabalık ilişkiyi bitiren yaklaşımdır. Marya yanlışından dönmek ve affedilmek için gösterdiği çabalar boşa düşünce kalbindeki sevgide soğur.

“O günden sonra kocamla aşk hikayem sona erdi.”

Konuşulmayan sorunlar, affedilmeyen yanlışlar, yaşam tarzı haline gelmiş davranış bozuklukları evliliği bitiren unsurlardır.

Kitapta dikkatimi çeken bir hususta şu oldu; kitabın başında başkası için yaşamayı erdem kabul eden Marya kitabın sonuna doğru bunu saçma olarak değerlendirir. Aslında yazar dini duyguların insanların hayatını etkileyen bir unsur olduğunu ve bu duygudan uzaklaşıldığı zaman değerlerin kaybedildiğini satır aralarında vurgulamaktadır.

Marya’nın sosyeteye girmesi, beğenilme tutkusu, annelik duygusundan uzaklaşması, istemediği davranışları inadına yapması, ihanet etmesi…

Genç kızken dini duygularıyla sevgi ve merhamet doluyken bu duygudan uzaklaştıkça yanlışa daha çok girmektedir.

Kitabın sonuna doğru dua ve Tanrı’ya yakarışla eski duygu olgunluğuna kavuşması yazarın dini hassasiyetini göstermektedir.

“Tanrım!-diye düşündüm- bir suçum varsa bağışla beni, ya ruhumdaki güzel olan her şeyi bana geri ver ya da ne yapmam nasıl yaşamam gerektiğini göster.”

Evlilikte mutluluk iki tarafında birbirini anlaması, sevmesi, saygı duyması, sorumluluklarını yerine getirmesiyle mümkündür. Bir taraf istemiyorsa zorlamanın anlamı yoktur.

Ve kitap eşlerin birbirini sevmeden de bir arada yaşayabileceği gibi garip bir anlayışla sona ermektedir.

Aile Mutluluğu

L.N. Tolstoy- Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

YAZARLAR