Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Ömer Naci YILMAZ


AFETLER TARAFSIZDIR

Yazarımız Ömer NCİ Yılmaz'ın "yeni" yazısı...


Millet olarak ülkemizin değişik yerlerinde meydana gelen büyük deprem, orman yangını, sel ve heyelan felaketleriyle sınanıyoruz. Ülkemizin neresinde olursa olsun, felaket olarak nitelendirilebilecek her türlü olumsuzluk karşısında devletimiz ve milletimiz teyakkuz halindedir. Depreme, yangına, sele ve heyelana dair ülkemizin neresinden bir haber gelse, devletin ilgili kurumlarının anında orada hazır kıta görevinin başında olduğunu görmek, vatandaşı güçlü kılmaktadır.  Devletin şefkatli yaklaşımı, yaşanan her türlü olumsuzluk karşısında vatandaşımızın umudunu yitirmediğini göstermekte ve devletine olan sadakatini artırmaktadır.

Yaşadığımız coğrafya, iklim değişikliklerinin de etkisiyle birçok alanda afete açık olduğumuzu ortaya koymaktadır. Devlet ve millet olarak afetler karşısında ne kadar hazırlıklı olursak olalım, yaşanan olumsuzlukların büyüklüğü yeni tedbirlerin alınmasını zorunlu hale getirmiştir. Büyük ve çok geniş alanlarda meydana gelen orman yangınlarının söndürülebilmesi için yangın söndürmede daha büyük bir hava filosunun kurulmasını zorunlu hale getirmiştir. Sel felaketleri ırmakları, dereleri isyan ettirmiş, âdete “Kimse benim yatağımı işgal etmesin.” diye haykırmıştır. Yaşanan sel felaketleri ve heyelanlar şehirleşmenin gelişi güzel olmaktan çıkarılmasını, akli ve bilimsel gerçekliklerle uyumlu yapılaşmayı zorunlu hale getirmiştir.

Yaşanan heyelanlar, ormanlık alanların değil turizme açılmasını, üretim amaçlı tarıma açılmasının bile felaket olduğunu göstermiştir. Vatan dediğimiz kutlu coğrafyamız askerle korunur. Geleceğimiz olan toprağımız ise ağaçla, ormanla korunur. Bir gidenin yerine bin dikersek Allah’ın izniyle uzun yılların açığını kapatmış ve ihmallerini çok kısa sürede ortadan kaldırmış oluruz. Manavgat yangını sonrasında nüfusumuzun üç katı ağaçlandırma yapılmasının planlanması çok önemlidir, takdire şayandır.

Yaşadığımız felaketler bizlere, geçmişte görmeye çok da alışık olmadığımız tabloları göstermiştir. Bu güzelim ülkede büyük orman yangını, büyük deprem, sel ve heyelan felaketi ilk defa şimdi meydana gelmedi. Yaşı ileri olanlar bahsettiğimiz felaketli yılları ve felaketlerin yaşandığı şehirleri hatırlayacaktır. Ne yazık ki insanımız o felaketleri yaşamış, sahipsiz bırakılmış ve kendi başına mücadele etmek zorunda kalmıştır. Devlet ise bu felaketlerin enkazı altında kalmıştır. Devlet en fazla valisiyle, kaymakamıyla olay yerine gitmiş, arabadan inmiş veya inmemiş, uzaktan geçmiş olsun demiş, süslü makamlarına geri dönmüşlerdir. Şimdilerde ise devlet tüm birimleriyle, kaymakamlarıyla, valileriyle, vekilleriyle, bakanlarıyla, Cumhurbaşkanıyla milletinin yanındadır. Soma faciasında son ceset çıkartılana kadar maden ocağından ayrılmayan, koltuklarda sabahlayan Taner Yıldız bakanımızı unutmamız mümkün müdür? Allah kendisinden razı olsun. Süleyman Soylu bakanım, Murat Kurum bakanım, Adil Karaismailoğlu bakanım Allah sizlerden razı olsun. Her şeyini kaybeden insanımız sizlerle, sizlerin verdiği mücadele ile teselli bulmuştur. Devlet vatandaşıyla bütünleşmiş, birlikte ağlamış, birlikte sevinmiştir.

Siyasi irade, devletimiz, Reis’imiz, ülkemizin birçok temel alt yapı sorununu çözmüştür, çözmeye de devam etmektedir. Bundan sonraki süreç, insanımızın temel ihtiyaçlarının giderilmesi, ekonomik refahının yükseltilmesi olacaktır. Yaşadığımız felaketler önceliklerimizi belirlemiştir. Deprem, orman yangını,  sel ve heyelan felaketine maruz kalan ve evi barkı yıkılan, hayvanları telef olan vatandaşlarımızın bir an önce evlerine, ahırlarına ve yeni hayvanlarına kavuşturulması gerekmektedir. Bu konuda gayretine tanık olduğumuz ve samimiyetine güvendiğimiz Çevre ve Şehircilik bakanımıza, Tarım ve Orman bakanımıza, Ulaştırma ve Altyapı bakanımıza dua ediyoruz.  

Afet geleceği zaman coğrafya ayrımı yapmaz, şehir ayrımı yapmaz, felaketin meydana geldiği şehrin, ilçenin siyasi tercihine hiç bakmaz. Yani afet tarafsızdır. Afetin tarafsız olması gibi, onunla mücadele edecek olan devlet de tarafsız olacaktır. Bu anlayış içerisinde mücadele edildiğini, hizmetin bir an önce getirilmesi için gece gündüz gayret gösterildiğini yakinen gören ve yaşayan aziz milletimiz devletine, yöneticilerine, yardımlarını afet bölgelerine ulaştıran bütün şehirlerimizin insanına dua etmektedir. “Allah devletimize ve milletimize zeval vermesin.” duası, son günlerde yapılan en samimi ve en tarafsız duadır. Millet olarak bizim bu duaya çok ama çok ihtiyacımız vardır.

Yakın coğrafyalarda yaşananlara baktığımızda Anadolu coğrafyasında yaşamak bile özel bir ikramdır. Vatanımızın, devletimizin, yöneticilerimizin ve aziz milletimizin kıymetini bilelim. Orman yangını, sel ve heyelan felaketlerinde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyoruz. Yaralı vatandaşlarımıza şifalar diliyor, aziz milletimize geçmiş olsun diyoruz.

Vatanımıza, devletimize ve milletimize olan muhabbetimizi siyasi tercihlerimize kurban etmeyelim. “Allah devletimize ve milletimize zeval vermesin.”



YAZARLAR