Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



ALTAN TAN


Suriye’de nereye?

Yazarımız Altan Tan'ın "yeni" yazısı...


Arap Baharı’nın başlamasından bu yana geçen 11 yıldır hemen her gün Suriye’yi ve Suriyelileri konuşuyoruz.

Bu 11 yılda gece yarılarına kadar neler konuştuk, ne ahkamlar kestik, hiçbiri doğru çıkmayan ne yorumlarda bulunduk bunların haddi hesabı yok.

Bizim anlı şanlı iktidarımızın hiçbir öngörüsü gerçekleşmedi.

Az gittik, uz gittik; dere tepe düz gittik en sonunda ‘Esed’le konuşmalıyız’ sözünden başka bir söz söylemeyen ve çözüm önerisi getirmeyen/getiremeyen muhalefetin dediği noktaya geldik.

 

thumbs_b2_fef7ddf2baaee0a785d6f4cd720fcf4c.jpeg

Halep, Hama, Humus ve diğer birçok kentte büyük yıkımlar yaşandı. İnsanlar, evlerini terk etmek durumunda kaldı / Fotoğraf: AA

“Döndük dolaştık, başladığımız aynı yere geldik”

Gelmesine geldik de yolu niye bu kadar (11yıl) uzattık?

Gömleğin ilk düğmesini nerede yanlış ilikledik?

Milyonlarca insanın hayatının kaymasını, malının ve canının gitmesini neden engelleyemedik?

Neden ilk günden doğru düzgün bir proje üreterek bu projede ısrarlı olmadık?

Bu ve bunun gibi onlarca sorunun cevabını bilen yok!

Bilse de açık yüreklilikle söyleyen, itiraf eden yok!

‘Döndük dolaştık, başladığımız aynı yere geldik’ sözü meşhur bir tabir;

Ne yazık ki biz başladığımız yere de gelemedik ve çok daha gerilere savrulduk.

 

thumbs_b_c_459841714af917057f96256b62a13db0.jpeg

Kadınlar kocasız, çocuklar babasız kaldı. Uluslararası güçlerin bulunduğu Suriye barışa hasret / Fotoğraf: AA

 

Akıllardaki soru işaretleri… 

‘Ne olduysa oldu, bari bundan sonrasını kurtaralım’ derseniz;

Bundan sonrası da meçhul.

Barış ve huzur içinde yaşayacak bir Suriye inşası için halledilmesi gereken onlarca, yüzlerce sorun ve aşılması gereken bir o kadar engel var.

Bu düzeni kim/kimler kuracak, aralarında nasıl anlaşacaklar,

Velev ki bir uzlaşma olsa bile bunun devamının, sürdürülebilmesinin kontrgarantisi kimler olacak belirsiz.

Suriye’de cevaplandırılması gereken en önemli sorular:

1.Başını Suriye İhvanı’nın çektiği İslamcı muhalefetin talepleri nasıl karşılanacak? Halen İdlib’e sığınmış yaklaşık 4 milyon nüfusa sahip İslami kesim tekrar eski yerlerine nasıl dönecek ve siyasal sisteme nasıl katılacak?

2.Fırat’ın doğusunda ABD kontrolündeki Kürtlerin sistem içindeki hakları ve siyasal statüleri ne olacak?

3.Ülke dışına göç etmek zorunda kalan sayıları 7-8 milyonu bulan Suriye vatandaşları hangi şartlarda ve nasıl ülkelerine dönebilecek?

4. İslami kesim ve Kürt muhalefetine ait (ÖSO, Ahrarışşam, PKK; PYD…gibi) silahlı örgütler ne olacak?

5.Yeni Suriye uzlaşısında ABD, Rusya, İran ve Türkiye gibi bölgede fiilen asker bulunduran devletlerin kırmızı çizgileri nasıl aşılacak? Bu ülkeler askeri güçlerini hangi şartlarla ve ne zaman geri çekecek?

6. Yeni Suriye’nin inşası için gerekli olan yüz milyarlarca dolar kaynak nerden ve hangi şartlarla bulunacak?

 

thumbs_b_c_996259e9758064075bebd498f384a252.jpeg

Türkiye, Suriye politikasında değişikliğe gidiyor. İdlib’de 4 milyona yakın insanın geleceği ise meçhul / Fotoğraf: AA 

 

Gizli aktör İsrail ile uzlaşı noktaları neler?

Görüldüğü gibi kat edilmesi gereken çok uzun ve zahmetli bir yol var.

Anlaşılan 11 yıllık ayak diretmeye rağmen Türkiye en sonunda Esed’le görüşecek.

Görüşecek de işe nereden başlayacak, neler söyleyecek öncelikleri neler olacak?

Kısa, orta ve uzun vadeli bir yol haritası ortaya koyacak mı?

Böyle bir projesi varsa bunun ana başlıkları ne?

İran, Rusya, ABD ve asıl gizli aktör İsrail ile uzlaşı noktaları neler?

Tüm bu soruların kamuoyu önünde ve açık bir şekilde tartışılması lazım.

Yoksa günü kurtarma kolaycılığı ile bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete misali; ‘Bu günü geç, yarına Allah kerim’ hesabının varabileceği bir yer yok.

İnşallah bir 11 yıl daha kaybetmeyiz.

 

Kaynak: Farklı Bakış

YAZARLAR