Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Ahmet TAŞ


KARAMAN KÜLTÜR EVİ

Yazarımız Ahmet Taş'ın "yeni" yazısı...


Kültür evi, kültür merkezi, kültür sitesi vb. kültür ve toplum hayatımızda çokça kullanılan tanımlardır. Bu yerler kültüre ait faaliyetler ve malzemeler bulunan mekanlardır.

Adana'nın Toroslar üzerinde yeşillikler içinde nüfusu az ama şirin bir ilçesi var. Eski adı Haçın (Haçin) yeni adı Saimbeyli olan bu ilçemiz Çukurova'yı Kozan üzerinden İç Anadolu'ya bağlayan karayolu üzerinde bulunur. 1. Dünya Savaşı öncesi Osmanlı tebaası Ermeni nüfusun yoğun olarak yaşadığı bir ilçe burası. Savaş yıllarında emperyalistlerin oyununa gelen Ermeni militanlar burada da Müslüman ahaliye büyük zulümler yapmışlar. Kuvayi Milliye komutanlarından Saim Bey adına buraya kendi memleketi de olduğu için Saimbeyli adı verilmiş.

Yazın yaylacılarla nüfusu artan, sonbahardan sonra nüfusu azalan kuzey güney arasında karayolu ulaşımının dışında ulaşım imkanı olmayan bağları, bahçeleri, meyveleri ve sebzeleri ile ülkemizin cennet köşelerinden biri olan Saimbeyli’de akraba ziyareti sebebiyle birkaç gün misafir oldum. Bu arada her yıl ziyaret ettiğim buradaki akrabalar dışında yeni dostlarım ve arkadaşlarım da olmuştu. Onlarla da görüşme, hasret giderme imkanı da buldum.

Bu ziyaretim sırasında yıllar önce cadde üzerindeki dükkanının önünü açık hava müzesi olarak düzenleyen (Müze cadde üzerinde olup Saimbeyli yöresinde tahmini 150 yıldan bu yana kullanılan tarım aletlerinden mutfak eşyalarına, metal ve ahşap yüzlerce malzemeyi barındırıyor) Cuma Ali Karaman ağabey ile de görüşmek nasip oldu.

Ali ağabey TEDAŞ'tan emekli olduktan sonra açtığı elektrikçi dükkanını yaşının ilerlemesi ve rahatsızlıkları sebebiyle kapatmış. Açık hava müzesi'nde sergilediği birbirinden değerli eşyaları biri şehir merkezindeki ana cadde üzerinde diğeri evinin bahçesindeki üstü kapalı etrafı açık alanda sergilemeye başlamış. Ali abi sağ olsun ailecek beni evine kahvaltıya davet etti.  Evi, yamaçta meyve ve orman ağaçlarıyla çevrili bahçe içinde. Serin, havalı manzarasına doyum olmayan bir yerde.

Kahvaltıdan sonra hem evin yanındaki müzede sohbet ettik hem de bahçeyi gezdik. Bu arada müzedeki tabela dikkatimi çekti. Tabelada şöyle yazıyordu “Ali Karaman Kültür Evi” Neden bu ismi yazdığını sorduğumda bazı yetkililerin müze ismini kullanma yerine daha sivil olan bu ismi kullanmayı tavsiye ettiklerini, bu sebeple bu ismi uygun bulduğunu söyledi.

Ali Karaman ya da Cuma Ali Karaman abinin en büyük dileği şehrin merkezindeki cadde üzerindeki açık hava müzesi ve evinin avlusundaki kültür evinde sergilediği, yörenin kültür hayatına şahitlik yapmış birbirinden kıymetli malzemelerin el atılarak değerlendirilmesi.

Bunun için kaymakamlık, belediye ve Adana Kültür Müdürlüğü olaya sahip çıkmalı, şehrin merkezinde yerli ve ziyarete gelen insanların rahat görebileceği bir mekanda hava şartlarından da zarar görmeyen ortamda bu değerli eşyaları sergilenmeli.

Küçük yaşta yetim kalmış, özel gayreti ile hayata tutunmuş, TEDAŞ'tan emekli olmuş, yıllarca topladığı eşyalarla gönüllü kültür hizmetkârı olmuş Cuma Ali Karaman abinin memleket ve insanlık aşkına olan istekleri inşallah karşılık bulur.

Gönüllü kültür insanı Cuma Ali Karaman abinin dileğinin yerine gelmesini temenni ediyor ve kendisinesağlıklı bereketlibir ömür diliyorum.

Selam ve dua ile



YAZARLAR