Seyit Ahmet UZUN


 Arda Ayten ve Milyonluk Soru

Parası olmadığı için senede sadece 150 kitap okuyabilen bir entellektüel. Okuduğu kitaplarda hayatı tekrar tekrar sorgulayan düşünür olma yolcusu.


Kim milyoner olmak ister yarışmasına damga vuran bir genç. Parası olmadığı için senede sadece 150 kitap okuyabilen bir entellektüel. Okuduğu kitaplarda hayatı tekrar tekrar sorgulayan düşünür olma yolcusu. 

Aslında yarışmada sergilediği rahat tavırlarıyla kendiyle barışık bir insan olduğu izlenimini verdi. 

Sempatik, güleç ve hoş sohbetti. Milyonluk soruya gelmenin begenilmişliğinden uzak samimi bir kişilik. 

Okumanın insana neler kazandıracağını göstermesi açısından önemli bir idol olarak gençlerin karşına çıktı. 

Felsefe, tarih, siyaset, bilim okuduğu alanlar. Ve felsefeye hassaten önem verdiğini belirterek aslında düşünmenin, tartışmanın ne kadar önemli olduğunu da belirtmişti. 

Arkadaşıyla yaptıkları tartışmaların ne kadar seviyeli olduğunu anlatımından öğrendik. "Yarın olsada şu konuyu tartışsak. Birbirimizi ikna etmeye çalışsak." Bu şekilde seviyeli arkadaşlıklara toplum olarak ne kadar muhtacız değil mi? 

Telefonun küçük ekranlarında büyük hayallerini kaybeden gençler o kadar çok ki, kitapların arasında büyük hayallere yolculuk yapan gençleri gördüğümüzde ister istemez duygulanıyor ve gururlanıyoruz. 

Aslında özel bir genç olduğu her halinden belliydi. Ve gençlerimize okumanın, kitabın, sorgulamanın, düşünmenin ve tartışmanın ne kadar güzel olduğunu göstermesi bile büyük bir başarıdır diye düşünüyorum 

Tıp fakültesinde okuyor. Türkiye'de birçok gencin ulaşmak istediği yerde. Ama o bununla yetinmeyip sürekli okuyarak kendisini geliştirmekte ve geliştirmeye de devam etmekte. 

Bu azim ve kararlılığın sonucunda 1 milyonluk soruyu açtırmaya hak kazanmıştı. 

Açtırdı da.

Ve soru gerçekten güzel ve kaliteliydi. Türkiye İstiklal Marşını yeniden keşfetmişti. Ve Arda Ayten herkes gibi kolay bir soru olduğunu düşünürken aslında kendi marşımızdan ne kadar uzak olduğumuzu görmüş olduk. 

Arda soruya odaklandığında yavaş yavaş İstiklal Marşını okuduğu zaman ne kadar heyecanlanmıştı/m.

Onun da heyecanlı olduğu her halinden belliydi. Olmalıydı da. 

Analitik yöntemlerle tekrar tekrar ederek soruyu çözdü. Ekran karşısındaki milyonlarda onunla birlikte tekrar tekrar okudu marşı.

Onun mesajlarından bazıları. 

"Tarihi incelediğimizde çok sayıda darbe ve darbe girişimi olduğunu görüyoruz. Ancak darbeye darbe yapan tek millet Türk milletidir."

"Pratik hayatta da yol gösterenin olması çok önemlidir. Dedem de bu noktada büyük bir açığı kapattı."

"Soruyu yorumlamak ve soru üzerine uzun uzun düşünmek istiyorum."

"Biz insanlarımıza bilimin felsefesini vermeliyiz. Neyin doğru neyin yanlış olduğunun alt yapısını bilmeliler."

Arda İstiklal Marşını dediği gibi tek tek yorumlattı. Üzerinde düşünülmesini sağladı. 

Teşekkürler Arda ve milyonun bu sempatik,  sorgulayan,  düşünen, okuyan yapını değiştirmeyeceği bir hayat dilerim. 

Asıl milyonluk hazine okuyan, sorgulayan, düşünen, hayallerini gerçekleştirme inancını kaybetmeyen bir gençliğe sahip olmak değil midir? 



YAZARLAR