Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Prof. Dr. Bilal SAMBUR


​2020 yılını unutmamak

Yazarımız Bilal SAMBUR'UN "YENİ" YAZISI...


2020 yılı bütün insanlık için çok zor yıl oldu. Yaşanan çetin zorluklardan dolayı 2020 yılı uğursuz ve şeytan olarak görülmeye başlandı. Herkes bir an önce 2020 yılının bitmesini ve yaşanan kötü günlerin geride kalmasını istemektedir. 2020 yılı bitmesine rağmen, yaşadığımız zorluklar olduğu gibi sürmeye devam etmektedir. En önemlisi COVID-19 pandemisi hızından hiçbir şey kaybetmeden sürmektedir. Virüsün mutasyon geçirmiş son versiyonunun çok daha fazla bulaşıcı olduğunu yeni öğrendik. 2020 yılını unutmak kolaycılığına düşmek yerine, bu yılda yaşadığımız zorlu günleri, anıları ve tecrübeleri unutmamamız lazım. Dünya ve insanlık, 2020 yılını entübe durumunda veya yoğun bakımda geçirdi. Nefes alamadığımız, boğulduğumuz ve bunaldığımız günler yaşadık. 2020 yılının unutulmaması ve unutturulmaması, geleceğimizi düşünmemiz, sağlığımızı ve umudumuzu korumamız açısından büyük önem taşımaktadır.

2020 yılı, sağlık söz konusu olduğunda her şeyin teferruat olduğunu bize öğretti. Önümüzdeki yıllarda insanlar için en büyük meydan okuma, sağlığın nasıl korunacağı şeklindedir. Koronavirüsü, çok kolay bir şekilde hayatımızı ve sağlığımızı tahrip edebilmekte ve yok edebilmektedir. Önümüzdeki yıllarda sağlığımızı tehdit eden büyük risklerin ortaya çıkacağı öngörülmektedir. Dünyanın ve tabiatın sağlığını bozan insanoğlunun bundan sonra sağlıklı bir şekilde yaşaması, çok zor bir hale gelmiştir. Sağlıklı beslenme imkanlarımızın ve kaynaklarımızın tükendiği bir durumla karşı karşıyayız. Sağlıklı beslenme adı altında sahte, yapay ve zararlı ürünleri bize dayatmaya kalkan sağlıksız ürünler sektörünün tasallutuna maruz bırakılıyoruz. Sağlıklı beslenme konusunda bireysel olarak önlemler almak önemlidir. Bizim sağlıklı beslenmemiz ve yaşamamız kadar, tabiatın  sağlıklı şekilde korunması için çaba sarf etmemiz gerekmektedir.

Tabiat, evimizdir. Ormanların, dağların, suların ve tabii kaynakların yağmalanması, yeryüzünde hayat için şartların ortadan kalkması anlamına gelmektedir. Kolay yoldan büyük kazançlar kazanma hırsıyla tabiatın üstünün ve altının yağmalanmasının birçok örneğine şahit olduk. Korona salgını, tabiatı yağmalamanın bedeli olarak  başımıza gelen bir afettir. Tabiatı ganimet uğruna yağmalamanın maliyeti çok ağır ve telafi edilemez düzeyde olmaktadır. Tabiat ve çevre  sorunu, bütün insanların en büyük yaşamsal sorunudur. Çevre ve tabiat konusunda şimdiye kadar yapılan ölümcül uygulamaların sürdürülmesi, hepimizin geleceğinin, sağlığının  ve varlığının karartılmaya devam edilmesi anlamını taşımaktadır. 2021 yılına girerken önce hayat, önce sağlık, önce tabiat değerlerini yeni bir anlayış, pratik ve politika haline getirmek için kendimizi yenilemeliyiz.

Kadına karşı şiddetle, yoksullukla, hayat pahalılığıyla, depremle, kuraklıkla, savaşlarla, eğitimin gerilemesiyle, açlıkla  ve işsizlikle boğuştuğumuz bir yılı geride bıraktık. Korona salgını sonucu hastalandık, sevdiklerimizi kaybettik ve acı çektik. Bütün yaşanılanlara rağmen 2020 yılından dersler çıkarmamız, öğrenmemiz ve unutmamamız gerekmektedir. 2020 yılında yaşanan bütün acılara ve zorluklara rağmen, enseyi karartmamak, yaşama sevincinden ve umutlu olmaktan vazgeçmemeliyiz. Yeni yılın sağlık, umut ve  esenlik getirmesini dilerken 2020’yi Jacques Prevert’in Geçen Yılda Geçen Yılı Yaşadınız mı? şiiriyle uğurluyorum:

 ‘’Bu yılı iyi geçirdiniz mi?

Sağlıklı olduğunuz için hiç sevindiniz mi?

Bu yıl hiç gün ışığı ile uyandınız mı?

Kaç kez güneşin doğuşunu izlediniz?

Bir neden yokken kaç kişiye hediye aldınız?

Kaç sabah yolda bir kediyi okşadınız?

Bu yıl yeni doğmuş bir bebek parmağınızı sıkıca tuttu mu hiç?

Ya siz onu hiç kokladınız mı?

Yaz gecelerinde ne çok yıldız olduğuna hiç şaşırdınız mı?

Kendinize bu yıl kaç oyuncak aldınız?

Kaç kez gözlerinizden yaş gelene kadar güldünüz?

Yaşlı bir ağaca sarıldınız mı bu yıl?

Çimenlere uzandığınız oldu mu?

Çocukluğunuzdan kalan bir şarkıyı söylediniz mi hiç?

Hiç taş kaydırdınız mı bu yıl?

Kaç kez kuşlara yem attınız?

Bir çiçeği dalındayken kokladınız mı?

Bu yıl kaç kez gökkuşağı gördünüz?

Ya da hediye alan bir çocuğun gözlerindeki ışığı?

Kaç kez mektup aldınız bu yıl?

Eski bir dostunuzu aradınız mı hiç?

Kimseyle barıştınız mı bu yıl?

Aslında mutlu olduğunuzu kaç kez fark ettiniz bu yıl?

İyi bir yılın, bunlar gibi birçok "küçük şey”e bağlı olduğunu hiç düşündünüz mü bu yıl?

 

Yeni yılda düşünün…

Yayılın çimenlerin üzerine...

Acele edin...

Er ya da geç...

Çimenler yayılacak üzerinize...’’

Kaynak: Milat Gazetesi



YAZARLAR