Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

YAZARLAR

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir


Yazarımız Eyüp Medet, Prof Dr. Celaleddin Vatandaş'ın 'Cumhuriyetin Tarihi' kitabını analiz  etti..

Yazarı: Prof. Dr. Celaleddin VATANDAŞ'ın Çalışması;

 

 

Bu sene arkadaş grubumuz ile yakın tarih okumaları yapmaya karar verdik. Bu kapsamda okumaları biraz daha spesifik bir alanda yapabilmek için Osmanlı Döneminden başlayarak batılılaşma sürecini incelemeyi tercih ettik.

Önce okunacak kitapları belirlemek amacı ile bazı hocalarımızla görüştük. Önerilerini aldık. Listeler oluşturduk. Bu çalışmalar sırasında bir konu dikkatimizi çekti. Yakın tarihimiz ve özellikle batılılaşma sürecine ilişkin yazılan kitapların büyük çoğunluğunun yaşanan süreci olumlayan ve hatta eksik bulan bir kesim tarafından hazırlandığını gördük. Bu döneme ilişkin eleştirel bir gözle yazılmış süreci hem tarihi açıdan, hem sosyolojik açıdan hem de siyasal açıdan derinlemesine inceleyen akademik bir çalışma neredeyse yok gibiydi. Ya da biz rastlayamadık.

Bulabildiğimiz kitaplardan biri Celaleddin VATANDAŞ’ın Cumhuriyetin Tarihi kitabı idi.

Bu incelemede Prof. Dr. Celaleddin VATANDAŞ Hocanın doktora tezi olarak hazırladığı ve 14. baskısını yapan CUMHURİYETİN TARİHİ isimli kitabı tanıtmaya çalışacağım inşallah.

Kitap Doktora Tezi olarak yapılan bir çalışmanın ürünü olması hasebi ile akademik bir hüviyete sahip.

Kitap basım sürecinde ve son baskısında bazı ilaveler yapılarak daha geniş bir zaman dilimini içine alabilecek hale getirilmiş. Kitap akademik bir çalışma için hazırlanmış olsa da dili gayet anlaşılır ve cümle yapısı okuyanı hiç yormayacak şekilde. Kitap orta boy basılmış ve 512 sayfadan oluşuyor. Bölüm sonlarına yerleştirilen resimler hem okunan dönem hakkında ve bu dönemin önemli şahsiyetlerinin resimlerini görmeniz açısından hem de kitabı hızlı bitirebilmemiz açısından katkı sağlıyor. :)

Kitapta dikkat çeken bir diğer husus da uzun dipnotları. Yazar anlattığı konu hakkında genel süreci kitap akışı içerisinde verirken faydalandığı kaynakları ve belgeleri de dipnotlar ile göstermiş. Ancak dipnotlar sadece kaynak ve belge isimlerinden ibaret değil. Zaman zaman tekrar hissi uyandırıyor. Yazar bazı hususlardaki anıları, kişisel deneyimleri ayrıntılı bir şekilde bu dipnotlar ile okuyucusuna ulaştırmış. Bu dip notlar bir çok konuyu direk muhatapları üzerinden okuma imkanı sunuyor. Ancak uzun hikayeler okumayı zorlaştırdığını da söyleyebiliriz. Halk arasında anlatılagelen ama doğruluğu konusunda kesin bilgimizin olmadığı bir çok hikayenin bu şekildeki akademik bir çalışmada yer alması anlatılanların doğruluğunun da ispatı niteliğinde.

Yazar kitabın önsözündeki “Bu kitap, yaşamakta olduklarımızı doğru çözümleyebilmek ve yaşayacaklarımız için isabetli bir öngörüde bulunabilmek için, yaklaşık yüz yıldır yaşadıklarımızı ortaya koyma çabasının bir ürünü olmuştur. Okuyucu bu kitapta, bugünün Türkiye’sinde halkın iradesini temsil eden ve üstünde irade olamadığı ifade edilen ve kabul edilen siyasi sistem gereği böyle de olması gereken Meclisin üzerinde irade olmaya çalışanların ilk örneklerini 23 Nisan 1920’de faaliyetine başlayan Mecliste bulabilir ve halkın iradesine müdahalenin Türkiye’de köklü bir geleneğe sahip olduğunu görebilir; halkın iradesini ifade biçimi olan seçimlere müdahale ederek sonucu istediği gibi inşa etmeye çalışanların yaklaşık yüz yıldır devlet kurumunun önemli noktalarında yer aldıklarını fark edebilir; halkın iradesi söylemine sımsıkı sarılan ancak bu irade kendi iradesini onaylıyorsa kabul eden, yoksa halkı cahil sürüsü olarak algılayan zihniyetin sahiplerinin yine yüzyılı aşkın süredir bu ülkede iktidar oldukları tespit edilebilir; bu ülkede birilerinin ülkeyi her şeyi ile kişisel malı gibi kullanma ve yönlendirme zihniyetine sahip olduğunu fark edebilir; bütün manipülasyonlara ve yönlendirmelere rağmen, halkın iradesini biraz ortaya koyma tavrını sergilediği zaman, bunun hemen ses getirdiğinin yüzyıllık süreçte birçok örneğini bulabiliriz.” ifadeleri ile ana fikrini ortaya koymaktadır.

Kitap Cumhuriyetin Tarihine ilişkin incelemesine TBMM’nin kuruluşu ile başlıyor ve 28 Şubat Postmodern Darbe ile sona eriyor. Yani 80 yıllık bir tarihi içeriyor. TBMM Hükümeti, Türkiye’de Siyasal Sistemin İnşası, Türkiye’de Laikliğin İnşası ve Devrimler, Güdümlü Muhalefet, Tek Parti Dönemi, Bir Milletin İnşası, Çok Partili Döneme Geçiş, Türkiye’de Ordu ve Siyaset, Postmodern Darbe:28 Şubat kitabın genel başlıklarını oluşmaktadır.

İlk iki bölümde TBMM Hükümeti, Türkiye’de Siyasal Sistemin İnşası başlıkları altında TBMM’nin kuruluş sürecini, ilk meclisi, ilk muhalif tavır ve taraftarlarını, muhalefeti yaftalamak için kullanılan İRTİCA kelimesinin doğuşu ve ilk siyasal kullanımını, ilk meclisin fesih edilmesini, yeni meclis üyelerinin nasıl seçildiğini, ikinci meclis içerisinde de görülen muhalif tavrı, Cumhuriyetin ilanını, ilk siyasi partinin (Cumhuriyet Halk Fırkası) kuruluşunu, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının kuruluşunu, İzmir Suikastı ve yeniden kurulan istiklal mahkemelerini, basın ve sansürü ayrıntılı bir şekilde anlatılmaktadır.

Sonraki bölüm olan Türkiye’de Laikliğin İnşası ve Devrimler başlığı altında Osmanlı Döneminde başlayan laiklik akımlarını, Ziya Gökalp’i, ülkede yanılan laikleşme aşamalarını bir sistem içerisinde ortaya konulmaktadır.

Güdümlü muhalefet başlığı altında Serbest Cumhuriyet Fırkasının (SCF) kurduruluşunu, dönemin elitlerinin sosyal durumunu, halkın bu yapmacık muhalefete dahi olan teveccühünü ve SCF’nin kapatılmasını, tek parti iktidarının yapıp ettiklerini, halka rağmen halkçılık anlayışını, dönemin dünya devletlerinde yanılan otoriterleşme eğilimlerinin Türkiye’ye ne şekilde yansıdığını, önemli bir görevler icra eden basının fonksiyonu deliller de kullanılarak okuyucuya sunulmaktadır.

Bir milletin doğuşu başlığı altında ise dünya siyasetinin de etkisi ile hayata geçirilmeye çalışılan uluslaşma faaliyetlerini, bu alanda yapılan çalışmalar; milli tarih, güneş dil teorisi, islamın görmezlikten gelinmesi, hazırlanan kitaplar, karşılaşılan sorunları okuma imkanı bulunmaktadır.

Yine kitabın ilerleyen bölümlerinde çok partili döneme geçişin dahili ve harici etkenleri, ikinci dünya savaşı sonrasında dünyada gelişen yeni demokrasi havası, bu havaya uyum çalışmaları, bu kapsamda kurulan yeni parti, yapılan çok partili seçim ve oy sayımı, tek parti iktidarının sonu, statüko dışına kayan siyasal çoğunluk fakat değişmeyen muktedir statüko, “yeter söz milletin” sloganı, merkez ve çevre çatışması, ordu ve siyaset ilişkisi, 1960, 1972 ve 1980 ya da 27 mayıs, 12 mart ve 12 eylül darbeleri, darbelerin hazırlanışı, oluşum şekli, geleneksel hale gelen ve 10 yılda bir yapılan darbeler genel hatları ile incelenerek okuyucunun istifadesine sunulmaktadır.

Kitapta 28 Şubat Postmodern darbe için özel bir bölüm ayrılmış ve bazı konular ayrıntı verilerek incelenmiş. Bu darbenin incelenmesi sürecine ilişkin yine merkez ve çevre (kenar) etkileşimi, statükonun iktidarı bırakmama isteği, bu sürecin tarihi ve sosyolojik kökenleri vb. konulara da değinilmiş.

Yazarın değerlendirmelerinin yer aldığı kısa bir sonuç bölümü ile tamamlanan kitap yakın tarih okumak isteyenler için tavsiye edilebilir.

Yazarımıza bu nitelikli çalışması için teşekkür ediyor ve yakın tarih alanındaki çalışmaların artmasını temenni ediyoruz.

Eyü MEDET - Hertaraf Haber / Kültür Sanat Servisi


Haber Kaynak : Her Taraf


HABERLER