Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

YAZARLAR

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir


Türkiye faşizanlar tarafından esir alınmış durumda

DEVAPartisi Genel Başkan Yardımcısı İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, Ankara Kızılay'daki Somali lokantası önünde polis ile yaşadıklarını, Emniyet Genel Müdürlüğü'nün kendisini hedef alan açıklamasını Karar TV'de değerlendi

karar.com'dan Birgül Tekçe'nin "knu ile ilgili" haberi...

KARAR TV'de Elif Çakır ve Yıldıray Oğur'un sorularını yanıtlayan DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, ''Artık Türkiye gerçekten faşizan eylemleri ile bilinen insanlar tarafından esir alınmış vaziyette. AK Parti, MHP'lileşmenin çok çok ilerisinde geçmiş durumda'' ifadelerini kullanırken seçime doğru hukuksuzluğun artacağına işaret etti.

 

Konu ile ilgilivideonun linki: https://youtu.be/y_fpL2PnIpQ

 

Ankara Kızılay’da Somalilerin restoranları mayıs ayından bu yana polisin "Sizi burada istemiyoruz, sınır dışı edeceğiz" diyerek gözaltına aldığı restoran işletmecilerinin bazıları baskılara dayanamayarak dükkanlarını kapattı.

Polisin baskılarını Meclis’te de gündeme getiren DEVA İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, Kızılay’da yeniden faaliyete geçecek olan Somali mutfağına ait ‘Saab Restoran’ın açılışına katıldı. Açılış sırasında polisler ile Yeneroğlu arasında tartışma yaşanırken, Yeneroğlu polislerin tutumuna tepki gösterdi. Yeneroğlu lokantası önünde polis ile yaşadıklarını, Emniyet Genel Müdürlüğü'nün kendisini hedef alan açıklamasının KARAR TV'ye değerlendirdi. Yeneroğlu'nun açıklamaları şöyle:

''Hukuksuzluğun ne düzeye geldiğini Emniyet Genel Müdürlüğü'nün açıklaması çok net ortaya koyuyor. Devlet memurunun hukuka tabi olmadığı hukuku kendisine tabi kabul ettiği, elindeki silahlı kamu gücüyle herkese efendilik yapabileceğini düşündüğü, bunu da çekinmeden kameralar arkasında yaptığı gibi artık rahatlıkla herkese had bildiren bir yaklaşım içerisinde olduğunu sürdürdüğünü bu açıklama ile tüm kamuoyunun görmesi iyi oldu. Meselenin şahsileştirilmesi çok doğru olmaz. Benim orada yaşadığım on mislin yüz mislisini her gün her yerde insanımız yaşıyor. Zaten bugün polis şiddeti sıradanlaşmış durumda, kötü muamele önemsiz bir durum, cezaevlerimizde korkunç işkenceler var. Ankara Emniyet Genel Müdürlüğü'nde Ankara'nın göbeğinde onlarca işkence vakası var. Ankara'da yine Emniyet Genel Müdürlüğü'nün dışında başka mekanizmaların hakim olduğu ortamlarda insanlara ayrıca işkence yapıldığını biliyoruz. Dolayısıyla bugün ben milletvekili olmasaydım herhalde beni de gözaltına alırlardı. Her türlü kötü muameleyi de yaparlardı, yetmedi uslanmadım işkenceye de tabi tutarlardı. Bunu çok açık ve net olarak söylemek lazım ki herkes Türkiye'nin geldiği bu durumla yüzleşsin.

SEÇİME DOĞRU HUKUKSUZLUK ARTACAK

Hala AK Parti'ye oy veren insanlar destek veren insanlar bunu göz ardı etmek istiyor. Evet ufak tefek hatalar var. Evet bu olmaması lazım şeklinde, zannediyorlar ki bunlar tekil olaylar. Halbuki bunlar sistemin artık kendisine dönüşmüş vaziyette sistem kendini bu şekilde muhafaza ediyor. Bu şekilde hukuksuzluklarına sürdürebileceğini ancak düşünebiliyor. Böylece kamuoyuna mal olmuş olması, Türkiye'nin aylardan beri ifade ettiğim gibi önümüzdeki günlerde ülke insanı için temel insan hakları hukuk devleti açısından şimdi olduğundan daha kötü ve çetin geçeceğini göz altıların tutuklamaların özellikle sözde dezenformasyon yasası çıktıktan sonra çok ciddi anlamda artacağını, seçip arefesinde de ülkede hukuk dışı her şeyin olabileceğini gözlemlemek için çok da özel bilgilere sahip olmaya gerek yok.

YAPTIKLARI HUKUKA UYGUNSA GÖRÜNTÜLERİ YAYINLASINLAR

O gece polis orada avukatlara, işletmecilere neden oraya geldiklerini izah eden bir cümle dahi kurmadılar. Buna gerek duymuyorlar. O kadar pervasız o kadar küstah, ben sana hesap mı vereceğim, ezer geçerim şeklinde karşısındaki insanları böcek muamelesi yapan bir durumla karşı karşıyaydık. Düşünün ki göçmenlere ne tür temel insan hakları ihlallerini uygulayabilecek tipler bunlar. Güneş gözlüğünü takmış millete senli benli konuşan, tepeden bakan, aşağılayan, metal çakmak elinde mafya bari artistlikler yapan, kendisini sonuç itibariyle polis değil de adeta sokak mafyası zanneden bir kişilik. Yüzüme sigarasına yapıp dumanına üflüyor, defalarca kendisini ikaz etmeme rağmen tekrar ediyor. Emniyet bütün bunları çekti. Madem o kadar yaptıklarına güveniyorlar, yaptıklarının hukuka uygun olduğunu iddia ediyorlar bütün görüntüleri yayınlasınlar. Benim o şekilde gerilmeme sebebiyet verilen ortamın nasıl geliştiğini ortaya koysunlar.

BASKILAR UZUN ZAMANDIR SÜRÜYOR

Bu mekanlar ilk açıldığında, Anadolu Ajansı Haber yapmış bayram havası içerisinde kutlamışlar. Kızılay'daki kendi esnafımızla konuştum onlar memnun. Eskiden buralar kötü haldeydi, bu insanlar geldiler burayı kalkındırdılar, dünyanın farklı yerlerinden insanlar geliyor, renkli bir ortam oluştu, bizde memnunuz diyen insanlar. Bu sebepten dolayı imza topladılar. Ne zaman 2021 Mart ayında Sözcü gazetesi ırkçı manşeti atınca polis baskılara başlıyor. Bu baskılar öyle bir noktaya gidiyor ki oradaki restoranların, kafelerinin, berberlerin çoğu zaten kapanıyor. Bu insanlara ilk önce tabelanızı değiştirin, yabancı isimleri kardırın, yerli isimleri koyun, bu ismi beğenmedik değiştirin, yeni bir isim koyun gibi baskılar, devamlı gözaltılar, polis arabalarının restoranın önünde durması, içeri giren herkesin kimlik kontrolüne tabi tutulması, restoranda yemek yiyen insanların ayağı kaldırılıp göz altına alınması bu tacizler aylardır devam ediyordu. Ne zaman durdu biliyor musunuz? Ben bir buçuk ay önce oraya gidip özellikle o insanlarla görüştüm. Bunun üzerinde twitterda geniş bir yazı yazdım, bundan sonra meseleler durdu.

AK PARTİ MHP'LELEŞMİŞ VAZİYETTE

Bugün AK Parti MHP'leleşmiş vaziyette. AK Parti'de bunu desteklemeyecek insanların ben çoğunlukta olduğuna eminim, bu insanların birçoğuyla görüşüyorum. Bu insanlara artık bu gidişatı görün ülkeyi siz idare etmiyorsunuz. Siz de rehin alınıyorsunuz buna ses çıkarmadığınız takdirde ben bugün nasıl 'düşman' ilan ediliyorsam siz de ilan edileceksiniz diyorum. Susmayın diye birçok insana söyledim. Bu siyasi iradenin bir talimatı gereği yapılıyor. Yoksa polis bu kadar küstahlaşamaz, hukuksuzluk yapamaz. Bu siyasi irade kim Süleyman Soylu'nun bizzat kendisi. Süleyman Soylu için zaten insan onuruymuş şahsiyetmiş önemli değil, netice itibariyle herkese uyguladığını onlara da uyguluyor.

Sözde kulağını çekmişler arkasındaki. Bunun arkasındaki güç Soylu ama sonuçta Soylu'nun bu hukuksuzluklarını, bu şımarıklıklarını yaptıran da cumhurbaşkanının bizzat kendisi. Bu sebepten dolayı bunun izahatı çok zor. 2002'de şu şekilde yola çıkan bu hareket, daha düne kadar ümmetçilikten bahsediyordu. Müslüman kardeşliğinden bahsediyordu. Nasıl oldu da böyle bir insanlık dışı noktaya geldi.

TÜRKİYE FAŞİZANLAR TARAFINDAN ESİR ALINMIŞ VAZİYETTE

Artık Türkiye gerçekten faşizan eylemleri ile bilinen insanlar tarafından esir alınmış vaziyette. Zaten AK Parti çoktan beri bu durumda. AK Parti, MHP'lileşmenin çok çok ilerisinde geçmiş vaziyette. Bu saatten sonra da dur demezlerse çok daha kötü olaylarla karşı karşıya kalacağımızı, bu insanlar bilmelerine rağmen susuyor. Ülke felakete gidiyor. Bunu görüyorlar, biliyorlar buna rağmen susuyorlar.''

 

Kaynak: karar.com


HABERLER