Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

YAZARLAR

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir


Teoride zehir gibi, pratikte ise sallanmakta...

Karar gazetesi yazarı ekonomist İbrahim Kahveci'den TÜİK'in açıkladığı yüzde 36'lık enflasyon hakkında dikkat çeken yorum geldi

Ali Desidero...

“Bizim Ali kahvede pişpirik oynar” diye başlıyor MFÖ’nün seslendirdiği müzik parçası. Abayı yaktığı kız ise biraz entel takılıyor ama çelişkiler oldukça fazla. Mesela “teori desen zehir gibi, pratik desen sallanmakta” diye geçiyor.

Dün Atakan Sönmez twitter hesabından aynen şu şekilde paylaşmıştı: “Faiz sebep enflasyon sonuç” diyerek faizi yüzde 14’e indirdiler ama resmi enflasyon 19 yılın zirvesine çıktı. Teoride desen zehir gibi, pratik dersen sallanmakta... Aliiii. Ali Desidero.

Sanırım Atakan Sönmez’in bu paylaşımı durumumuzu çok güzel anlatıyor.

***

Yola nasıl çıkmıştık?

Faizler düşecek ve faiz düşüşü ile üreticilerin-işletmelerin maliyetleri azalacaktı. Maliyetleri azalan bu kesim böylece topluma daha düşük fiyattan ürün-hizmet satma imkanı elde edecekti.

İşte bu nedenle FAİZ SEBEP-ENFLASYON SONUÇ diyorlardı.

İyi ama teoride durduğu gibi pratikte durmadı bu felsefi düşünce.

Dün aslında TÜİK bu düşüncenin teoride durduğu gibi olmadığını resmen ilan etti. Sadece ve sadece aylık enflasyon yüzde 13,6 yükselişle AK Parti döneminin yıllık enflasyon oranının üzerine çıktı.

Enflasyon resmen patladı!

***

Enflasyon neden patladı?

Kur arttığı için.

Kurlar niye patladı?

Negatif faiz sonrası yatırımcılar dolar aldığı için... Piyasada güvensizlik TL’den kaçışa yol açtığı için...

Kurlar artınca fiyatların artacağı kesindi.

İyi ama negatif faizle kurların artacağı da kesindi.

O zaman bu basit düşüncenin bile teoride yer etmemiş olması nasıl izah edilebilir?

Acaba faizler düşer ama millet döviz almaz, çünkü bizim sloganlarımıza kanarlar mı diye düşünüldü... Çünkü “Onların doları varsa, bizim Allahımız var” diyen de bizdik.

Ama olmadı.

Onların doları yükseldi, bizim TL’miz çöktü.

Onların doları yükselince onlara olan dolar borçlarımız ve toplam döviz yükümlülüklerimiz TL bazında 3,5 trilyon lira artış gösterdi.

Onlardan dolar olarak aldığımız petrol, doğalgaz fiyatları patladı. Artan enerji maliyetleri elektriğe yüzde 127 zammı kaçınılmaz kıldı.

Onların doları vardı ama bizim de Hazine garantili müteahhitlerimiz var. İşte bu yerli müteahhitlere de onların doları dediğimiz paralarla garanti vermiştik. Sadece Osmangazi Köprüsünün tek yön geçiş ücreti artan dolar nedeniyle 672 liraya çıktı.

Sanırım uçak pistleri bile bu kadar pahalıya gelmemiştir.

Gerçi geçenden 184,5 lira alacağız, onun adına da Hazine’den 500 liraya yakın parayı 84 milyon olarak ödeyeceğiz.

Adalet bu ya...

***

Şimdi kendimize soralım:

Bu muhteşem teorisyenler acaba suni faiz düşüşünün, negatif faiz ile güvensiz bir yönetimin birleştiği noktada; kurların yükseleceğini ve zamların yağmur gibi geleceğini hesap etmemiş olabilir mi?

Hesap etmemişler ise ülkem adına eyvah... Hesap etmişlerse soralım: Bu topluma bu kadar sıkıntı neden çektiriyoruz?

TÜİK NEDEN GERÇEĞE YAKLAŞTI

Dün açıklanan aylık enflasyon bir bakıma gerçeğe yakın enflasyon olarak ilk kez dikkat çekti.Hatta ENA Grup ile enflasyon farkının ilk kez daraldığını gördüm.

Neden acaba?

Son günlerde TÜİK verilerinin Avrupa İstatistik Ofisi-Eurostat tarafından sorgulanması gündeme gelmişti. Eğer verilerin doğru olmadığı yönünde bir karar gelirse bu durum Türkiye’nin dış borçlanması dahil bir çok finansal dengesini alt-üst edecek yaptırımlara varabilirdi.

Acaba gerçeği zorunluluktan mı açıklamaya başladık? Yoksa sadece bazı düzeltmeler bile bizi gerçeğe yaklaştırdı?

Bilemiyoruz... İzleyip göreceğiz.

NOT: Nisan 2017’de İstanbul Boğaz Köprülerinin çift taralı ücretlendirileceğini ilk yazdığımda dönemin Ulaştırma Bakanı Ahmet Arslan beni “YALAN” diye suçlamıştı.

Hatırlatırım...




Anahtar Kelimeler: Teoride zehir pratikte sallanmakta...