Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

YAZARLAR

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir


Temel Karamollaoğlu: Türkiye AK Parti’den büyüktür

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, derdini anlatan servis şoförüne 'keyif çayı iç' diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan için, "Problemin olduğunu görüyor o yüzden keyif çayı ikram ediyor." dedi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, partisinin haftalık basın toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Karamollaoğlu konuşmasına, "Mevlid Kandili’nin tüm insanlığa hayırlar getirmesini, Peygamber Efendimiz’i daha iyi anlamamıza vesile olmasını temenni ediyor tüm İslam âleminin Mevlid Kandili’ni tebrik ediyorum." sözleriyle başladı. Karamollaoğlu, "Evime ekmek götüremiyorum diyen vatandaşa Erdoğan ekmek bulamıyorsanız keyif çayı için diyebiliyor. Bu noktada Erdoğan çok tenkit edildi ama kanaatimizce Erdoğan tavrını çok yumuşatmış, eskiden ananı da al git diyordu şimdi abartıyorsun diyor. Yani problemin olduğunu görüyor o yüzden keyif çayı ikram ediyor." dedi.

Saadet Partisi lideri Karamollaoğlu, "Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un, Peygamber Efendimize yönelik ahlak dışı karikatürleri yayınlaması ile ırkçı ve İslamofobi’ye dayanan girişimini şiddetle kınıyorum. Bilinmelidir ki dünyaya barışı ancak İslam getirir. Çok küçük hesapların peşinde gidenler, her zaman tarihin çöplüğüne atılmayı hak ederler; kimse de onlara itibar etmez. Berlin'de Milli Görüş camisine yapılan saldırıyı kınıyorum. İslam'a saldıranlar, kendi oluşturdukları kin ve nefret havuzunda boğulacaklardır." değerlendirmesinde bulundu.

Karamollaoğlu'nun konuşmasında şunları söyledi: 

İSLAM BARIŞ DİNİDİR, HUZUR DİNİDİR: Bugün Peygamber Efendimizin dünyayı teşriflerinin yıl dönümü. Bunun için bu gece İslam aleminde büyük bir sevinçle idrak ediliyor. Bize verilen mesaj tefekkür ediliyor, hayatın ne manaya geldiğini düşünüyoruz. Bundan dolayı bizim tekrara tekrar Peygamber Efendimiz’in bize ulaştırdığı mesajı idrak etmeye düşünmeye ihtiyacımız var. Ama ne yazık ki böyle bir gecenin ikliminde İslama yönelik saldırılar artarak devam ediyor. Bugün insanlığın sorunlarını ancak Müslümanlar çözebilir. Çünkü İslam barış dinidir, huzur dinidir.

MACRON'U ŞİDDETLE KINIYORUM: İşte bu noktada gündemimiz Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un Peygamber Efendimize yönelik ahlak dışı karikatürleri yayınlamasıdır. Macron bunu niye yapıyor çünkü düşüncelerini kin ve nefret üzerine inşa etmişler. Öncelikle bu ırkçı ve İslamofobiye dayanan girişimi şiddetle kınıyorum. Ama bu saldırıları yapanlar bilmeli ki insanlar yalana artık prim vermiyor. İnsanlar bunun farkında. Macron bu tavrı ile Fransa iç siyasetinde şovenizm üzerinden mevzi elde etmeye çalışıyor fakat bu tavır kendisine de Fransa’da zarar veriyor. Tarihin çöplüğüne atılmaya mahkumdur.

İSLAM HIZLA YAYILIYOR: 200 yıl evvel İşgalci Napolyon Mısır’a çıktığında “Mısır’ın halkı Müslüman’dır. İnançlarına ve âdetlerine hürmet edin” diyebilmiştir. Lakin bugün 2020 yılında Macron bu pervasız tavrı ile Müslümanların mukaddesine en ağır hakaretleri yapmaktan geri durmamaktadır. Bu noktada Berlin’de Milli Görüş camiine yapılan saldırıyı da şiddetle kınıyorum. Fakat göreceksiniz Almanya’da da, Fransa’da da, İngiltere’de de İslam hızla yayılıyor ve yayılmaya devam edecek.

CUMHURİYETİN MANASINI ANLAMAK MECBURİYETİNDEYİZ: Bildiğiniz üzere yarın Cumhuriyetimizin kuruluşunun 97. Yıl dönümünü hep birlikte idrak edeceğiz. Cumhuriyetimiz bir asırlık serüvenine yaklaşmak üzere bu mutluluğu hep birlikte yaşıyoruz.  Cumhuriyet demek halkın iradesi ve istişare ile işleri yürütmek demektir. Öyle ki bizim Gazi Meclisimiz ilk açıldığı zaman duvarında “Onlar işlerini istişare ile yaparlar” ayeti kerimesi yazıyordu. Bu demek oluyor ki Cumhuriyetin temelleri farklı fikir ve düşüncelerin bir araya gelerek, konuşma ve istişare etme üzerine kurulmuştur. Bu ruh bizim geçmişte de bugün de yaşadığımız birçok sıkıntının çözümüdür. İnanıyorum ki bu anlayış ile ülkemiz geleceğe emin adımlarla gidecektir, bu sebeple de cumhuriyetin ortaya koyduğu manayı hep birlikte anlamak mecburiyetindeyiz. Çünkü Türkü, Kürdü, Lazı, Çerkezi, bu ülkenin evlatları kol kola omuz omuza mücadele verdi. Cumhuriyeti kardeşlik ruhu üzerine inşa etti. Ülke olarak bugün de birlik ve beraberliğe çok fazla ihtiyaç duyduğumuz bir süreçten geçiyoruz. Bugün Küresel emperyalizmin amacı kin ve nefret tohumları ekerek bu kardeşlik ruhunu bozmak ve bizi birbirimize düşürmektir.  Millet olarak bu sinsi ve hain plana karşı uyanık olmak zorundayız. Buna karşı verilecek en güzel cevap, inadına kardeşlik, inadına birlik ve beraberlik olacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutluyor başta Gazi Mustafa Kemal olmak üzere Cumhuriyete giden süreçte emeği geçen herkesi minnet ve saygı ile anıyorum.

TERÖR BU TOPRAKLARDA ASLA AMACINA ULAŞAMAYACAK: Geçtiğimiz Pazartesi akşamı İskenderun ve Payas’ta düzenlenen terör saldırılarını şiddetle lanetliyorum. Terörün her türlüsünün karşısında olduğumuzu bir kere daha vurgulamak istiyorum. Bu hain saldırılarda herhangi bir can kaybı olmaması en büyük tesellimiz olmuştur. Bu saldırılar sebebiyle Hatay halkına geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Teröristlerin etkisiz hale getirilmesinde emeği geçen güvenlik güçlerimizi tebrik ediyorum. Kan ve vahşetten beslenenler bilmeli ki terör bu topraklarda amacına asla ulaşamayacak.

ERDOĞAN PROBLEMİN OLDUĞU GÖRÜYOR: Şu an bizim en önemli meselemiz ekonomi olarak karşımıza çıkıyor. Ekonomide iktidarın çelişkili tavrı bizi endişelendiriyor. Misal evime ekmek götüremiyorum diyen vatandaşa Erdoğan ekmek bulamıyorsanız keyif çayı için diyebiliyor. Bu noktada Erdoğan çok tenkit edildi ama kanaatimizce Erdoğan tavrını çok yumuşatmış, eskiden ananı da al git diyordu şimdi abartıyorsun diyor. Yani problemin olduğunu görüyor o yüzden keyif çayı ikram ediyor.

1790'LARIN FRANSA'SINI YAŞIYORUZ: Türkiye’de gözünüzü bir açıyorsunuz 1940’ların tek parti idaresi ile karşılaşıyorsunuz. Sonra bir bakıyorsunuz 1990’ların atmosferi bir anda canlanıp hayat buluyor. Şimdi bugünlerde ise 1790’ların Fransa’sını yaşıyoruz. Ekmek bulamıyorsanız pasta yiyin döneminden ekmek bulamıyorsanız keyif çayı için dönemine geçiyoruz. Tarihte yaşamış ne kadar kötü örnek iktidar ve dönem varsa AK Parti hepsini bünyesinde toplamayı başarıyor.

BÖYLE GİDERSE DOLAR 10 LİRA DA OLUR 15 LİRA DA: Her ne kadar bizim Ekonomi Bakanımız ben dövize bakmıyorum diyebiliyorsa da gerçekler karşımızda durmaktadır. Bakınız bu hafta dolar 8.28 lirayı aştı euro 9.74 seviyesini gördü. Her bir kuruşluk artış bizi daha da fakirleştiriyor. Daha da yoksullaştırıyor. Peki dövizin serüvenine baktığımızda karşımıza ne çıkıyor. Erdoğan 2014'te Cumhurbaşkanı seçildiğinde Dolar 2.1 TL, 2017 Anayasa Referandumu'nda dolar 3.6 TL, Erdoğan 2018'de bana yetki verin dediğinde dolar 4.7 TL ve gelinen noktada Dolar 8.30 TL oldu. İktidar ekonomide bu istikrar ile giderse dolar 10 lira da olur 15 lira da.

TÜRKİYE AK PARTİ'DEN BÜYÜKTÜR: Bildiğiniz üzere Erdoğan Türkiye’nin kaderiyle AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın kaderi bütünleşmiş minvalinde talihsiz bir açıklama yaptı. Zatı âlileri bilmeli ki Türkiye’nin kaderi kimse ile bütünleşmeyecek kadar büyük ve derin bir mana içermektedir. Bugün Türkiye AK Parti’den de Cumhur İttifakından da büyüktür. Bu çok tehlikeli bir yaklaşım bu milleti tehdit etmek manasına geliyor. Allah'ın izni ile nice siyasi partiler ve iktidarlar gelip geçecektir ama bu coğrafyada aziz milletimiz payidar kalmaya devam edecektir. Bu sebeple hiç kimse çölde serap görmemeli, kendi kaderi ile ülkenin kaderini eşleştirmemelidir. Bu zihniyette olanlar çok yakın bir zamanda nasıl yanıldıklarını net bir şekilde göreceklerdir.

MİLLET SESİNİ DUYURMAYA ÇALIŞIYOR: Bize her gün milletimizden telefonlar gelmekte, dertlerini anlatmaktalar. Pazarcı esnafımızın derdi ayrı, Kırtasiyecinin derdi ayrı, çiftçimizin derdi ayrı. Her biri için ayrı ayrı basın toplantısı düzenlesek yeridir çünkü insanımızın derdi dağlar kadar büyüdü. İşte bize ulaşan mobilya üreticileri; Perişanız diyorlar. Piyasada mobilya malzemelerine zam üstüne zam geliyor. Mobilya ve koltuk üreticileri çok zor zamanlar geçirmekteler. Dolardaki her bir kuruşluk artık mobilya üreticilerimizi sıkıntıya sokmakta, piyasada malzeme bulamamaktalar. Bu sese kulak verilmeli milletin derdi ile hemhal olunmalıdır.


Haber Kaynak : Milli Gazete


HABERLER