Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

YAZARLAR

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir


TARİHTE BUGÜN... 28 TEMMUZ 1914... BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI

Bu savaşın gerçek sebebi, sanayileşmiş ülkeler arasında dünyada iktisadî ve siyasî hâkimiyeti ele geçirme mücadelesidir.Almanya’nın Avusturya-Macaristan ile 1879’da imzaladığı “İkili İttifak”,1882’de İtalya’nın katılmasıyla “Üçlü İttifak” halini almıştı.

Ercüment Kuran'ın "konuya dair" TDV İslam Ansiklopedisi'nde yayımlanan makalesi...

Bu savaşın gerçek sebebi, sanayileşmiş ülkeler arasında dünyada iktisadî ve siyasî hâkimiyeti ele geçirme mücadelesidir. Almanya’nın Avusturya-Macaristan ile 1879’da imzaladığı “İkili İttifak”, 1882’de İtalya’nın katılmasıyla “Üçlü İttifak” halini almıştı. Bu devletler civar bölgelerde nüfuz sahası elde etmeye, Avrupa ve Amerika kıtaları dışında sömürgeler sağlamaya çalışıyorlar, fakat daha önce aralarında dünyayı paylaşmış olan İngiltere, Fransa ve Rusya’nın muhalefetiyle karşılaşıyorlardı. Nitekim, 1893’te Fransa ile Rusya arasında imzalanan anlaşmayı 1904’te Fransa ile İngiltere’nin anlaşması takip etmiş, 1907’de İngiltere Rusya ile de bir sözleşme yapmıştı. Böylece İngiltere, Fransa ve Rusya arasında “Üçlü İtilâf” meydana gelmişti.

“Üçlü İttifak” ve “Üçlü İtilâf” devletleri giderek silâhlanıyorlardı. Bu rakip devletler arasında herhangi bir vesile ile geniş çapta bir savaşın çıkması bekleniyordu. 28 Haziran 1914’te Avusturya-Macaristan veliahtı ile eşinin Saraybosna’da bir Sırp milliyetçisi tarafından öldürülmesi, İttifak ve İtilâf devletlerinin zincirleme olarak birbirlerine savaş açmasına sebep oldu. 28 Temmuz 1914’te Avusturya-Macaristan’ın Sırbistan’a karşı savaşa girmesi üzerine Almanya da 1 Ağustos’ta Rusya’ya, 3 Ağustos’ta Fransa’ya, 4 Ağustos’ta Belçika’ya savaş ilân etti. 4 Ağustos 1914’te İngiltere anlaşmalar gereği Almanya’ya savaş ilân etti. Böylece tarihe I. Dünya Savaşı olarak geçen mücadele başlamış oldu. Savaşa daha sonra Japonya, Osmanlı Devleti, İtalya, Bulgaristan, Romanya, Amerika Birleşik Devletleri ve Yunanistan da katıldı. Savaş Avrupa’nın batı, doğu, Galiçya, Balkanlar ve güney cephelerinde cereyan etti. Osmanlı Devleti’nin katılmasıyla da Kafkasya, Filistin, Irak ve Çanakkale Boğazı’nda sürekli muharebeler oldu. Asya ve Afrika’daki sömürgelerde, açık denizlerde de çarpışmalar vuku buldu. Savaş, müttefik devletler de denilen “Üçlü İtilâf”ın merkezî devletler adı ile tanınan “Üçlü İttifak”a karşı zafer kazanmasıyla sona erdi. Harbin çeşitli safhaları ise şu şekilde özetlenebilir:

Avrupa Cepheleri. Almanlar savaşın başlamasından sonra batıda hızla harekete geçip Belçika’da ilerlediler. 7-22 Ağustos 1914’te yaptıkları muharebelerde galip geldikten sonra Paris’e yöneldiler. General Joffre kumandasında Marne nehrine çekilen Fransız kuvvetleri 5-10 Eylül 1914’te Marne Meydan Muharebesi’nde Almanlar’ı yendi. Bunun üzerine Alman orduları Oise ırmağı ile Verdun arasında cephe tuttu. Bir İngiliz ordusu da Fransız kuvvetlerinin solunda mevzilendi. Almanlar’ın Fransız ve İngiliz ordularını birbirinden ayırmak maksadıyla Manş denizi istikametinde giriştiği kuşatma hareketi başarılı olmadı. 29 Ekim’den 15 Kasım 1914’e kadar süren Ypres muharebeleri de sonuç vermedi. Bundan sonra Ypres-Arras-Soissons-Verdun-Belfort hattı boyunca siper savaşları yapıldı.

Fransa, batı cephesinde mâruz kaldığı Alman baskısını hafifletmek için Rusya’ya doğudan taarruza geçmesi teklifinde bulunmuştu. Rus ordularının 20 Ağustos’ta sınırı aşması üzerine 8. Alman Ordusu Vistül nehri gerisine çekilme kararı aldı. Ancak 8. Ordu kumandanlığına getirilen emekli General Hindenburg çekilmeyi durdurdu. 26-30 Ağustos 1914’te yapılan Tannenberg Meydan Muharebesi Almanlar’ın zaferiyle sonuçlandı. Bu muharebede Ruslar ağır kayba uğradılar.

Buna karşılık Avusturya-Macaristan kuvvetleri Galiçya’da Ruslar’ı Karpatlar’dan atamadılar. Avusturyalılar 29 Kasım’da ele geçirmiş oldukları Belgrad’ı da Sırplar’ın taarruzları sonunda 14 Aralık 1914’te geri verdiler.

Osmanlı Devleti’nin Almanya Tarafında Savaşa Girişi. Almanya’nın Rusya’ya savaş açmasının ertesi günü, 2 Ağustos 1914’te, İstanbul’da Osmanlı Devleti ile Almanya arasında gizli bir ittifak antlaşması imzalanmıştı. Aynı gün Türkler umumi seferberlik ilân ettiler. Osmanlı hükümeti aslında tarafsız kalmak niyetindeydi. Ancak 10 Ağustos 1914’te Akdeniz’de İngiliz donanmasının takibinden kaçan Goeben ve Breslau adlı Alman kruvazörleri Çanakkale Boğazı’na girerek Osmanlı Devleti’ne sığındılar. Devletin tarafsızlığı Alman gemilerinin Türk sularını terketmesini gerektiriyordu. Kruvazörler Türk hükümetince satın alınmak yoluyla meseleye çözüm getirildi. Ancak Yavuz ve Midilli adı verilen kruvazörler de dahil olduğu halde Osmanlı donanmasının Alman Amirali Souchon kumandasında 27 Ekim’de Karadeniz’e açılıp Rus gemilerini batırması, Sivastopol ve Novorosisk limanlarını topa tutması, Rusya’nın 2 Kasım 1914’te Osmanlı Devleti’ne savaş ilân etmesine sebep oldu. Böylece Türkler bir oldubitti sonucunda Almanya ve Avusturya-Macaristan’ın müttefiki olarak savaşa katıldılar. Türk harekât planı, Osmanlı ordularının müttefiklerinin Avrupa cephelerinde yükünü hafifletmek maksadıyla Karadeniz kıyılarında veya Kafkasya’da Rusya’ya, Süveyş Kanalı’nda İngiltere’ye taarruz etmesi esasına dayanıyordu.

Doğu Anadolu Cephesi. Savaş ilânından sonra Sarıkamış-Erzurum istikametinde ilerleyen Ruslar’ı 3. Osmanlı Ordusu’nun büyük kısmı karşıladı. 6-9 Kasım 1914’te vuku bulan Köprüköy Muharebesi’nde Rus kuvvetleri yenilerek sınır yakınlarına kadar çekildiler. Osmanlı Başkumandan vekili ve Harbiye Nâzırı Enver Paşa cepheye gelip ordu kumandanlığını üstlendi. Hazırlıklar tamamlanmadan başlatılan Sarıkamış taarruzu 22 Aralık 1914’ten 1915 Ocak başlarına kadar sürdü. Bu taarruzda Türk kuvvetleri 112.000 mevcudun 60.000’ini kaybetti. Askerin çoğu soğuktan donmuştu.

Kanal Harekâtı. Sarıkamış mağlûbiyetinden sonra 4. Osmanlı Ordusu 14 Ocak 1915’ten itibaren gece yürüyüşleriyle Bi’rüsseb‘den Süveyş Kanalı’na doğru yöneldi. Bahriye Nâzırı Cemal Paşa kumandasındaki Türk kuvvetleri 3 Şubat’ta kanalı geçmeye giriştiler; fakat başarısızlığa uğrayarak 15 Şubat’ta geldikleri yere döndüler.

Çanakkale Savaşı. Alman ve Avusturya ordularının Avrupa cephelerinde karşılaştıkları baskıyı azaltmak gayesiyle Türkler’in Doğu Anadolu ve kanal bölgesinde yaptıkları harekât neticesiz kaldı. Çanakkale’de cereyan eden deniz ve kara savaşlarının sonucu ise farklı oldu. Alman savaş gemilerinin Çanakkale’ye sığınması üzerine İngiliz donanması Boğaz’ı ablukaya aldı; bunun üzerine Osmanlı hükümeti 27 Eylül 1914’te ticaret gemilerinin de Boğaz’dan geçişini yasakladı. İngiltere bu karara karşı tepkisini 3 Kasım’da Boğaz tahkimatını topa tutarak gösterdi. İngiliz savaş kabinesi 1914 sonunda yaptığı toplantılarda, Deniz Bakanı Churchill’in ısrarıyla, Çanakkale’yi denizden zorlama kararı aldı. Böylece İstanbul işgal edilecek ve Rusya’ya en kısa yoldan yardım yapılacaktı. Hazırlıklar tamamlanınca 19 Şubat’ta Boğaz’ın dış tabyaları topa tutuldu. İtilâf donanması 18 Mart 1915’te Boğaz’ı geçme teşebbüsünde bulundu. Ancak Türk topçuları ve denizcilerinin kahramanca direnişi karşısında başarı sağlayamadı. Üç zırhlının batması üzerine donanma geri çekildi.

Bu durumda İngiliz savaş kabinesi Çanakkale Boğazı’nı denizden ve karadan sürdürülecek ortak harekâtla ele geçirmeyi kararlaştırdı. İngilizler’in yanı sıra Anzak denilen Avustralya ve Yeni Zelanda birlikleri 25 Nisan 1915’te Gelibolu yarımadasının Adalar denizine bakan Arıburnu kıyısına çıktılar. Çıkarma 19. Tümen kumandanı Yarbay Mustafa Kemal’in düşmanı Conkbayırı’nda geri atması neticesinde hedefine ulaşamadı. Ancak dar bir kıyı şeridinde tutunabilen istilâcı kuvvetler Türk askeriyle siper savaşına giriştiler. İngilizler ve Anzaklar takviye aldıktan sonra 6-7 Ağustos gecesi yarımadanın Anafartalar bölgesinde taarruza geçtiler. İngiliz kuvvetlerinin ilerleyişini Anafartalar grubu kumandanı Albay Mustafa Kemal 9-10 Ağustos’ta durdurdu ve onları kıyıya sürdü. İngilizler’in 20-27 Ağustos’ta tekrarladıkları 2. Anafartalar taarruzu da sonuç vermeyince düşman kıyıda mevzilendi. Türk askerinin fedakârlığı sayesinde İstanbul istilâdan kurtulmuş oldu.

Batı Avrupa Cephesi. Çanakkale’de savaş devam ederken 23 Şubat 1915’te Almanlar Ypres’de Fransızlar’a karşı yeniden taarruza geçtiler. Bu savaşlarda zehirli gaz da kullanıyorlardı. Karşılıklı taarruzlar yapıldı, ancak Fransızlar’ın büyük kayıplar vermesine rağmen kesin sonuç alınamadı.

23 Mayıs 1915’te İtalya’nın Avusturya-Macaristan’a savaş ilân etmesi savaşan güçler arasında İtilâf Devletleri lehine dengeyi bozdu. Gerçekte Üçlü İttifak üyesi olan İtalya önce tarafsız kalmış, İngiltere ve müttefikleriyle gizli görüşmeler sonunda Almanya ve müttefiklerine karşı savaşa girmeyi kabullenmişti. 26 Nisan 1915’te Londra’da imzalanan antlaşma ile İtalyanlar birtakım tavizler elde ettiler. Savaş sonunda galipler arasında paylaşılması tasarlanan Osmanlı Devleti topraklarından Antalya ve civarı İtalyanlar’a bırakılacaktı.

İtalya’nın savaşa girmesi üzerine Avusturyalılar 300.000 kişilik bir kuvveti İtalya sınırında tutmak zorunda kaldılar. Bu cephede İsonzo muharebeleri cereyan ettiyse de hiçbir taraf üstünlük sağlayamadı. Fransızlar yeni durumdan faydalandılar ve İtalya sınırında bulundurdukları kuvvetleri batı cephesine aktardılar. Böylece Almanlar’ın 21 Şubat 1916’da başlattıkları taarruzlara karşı Verdun’ü savunan General Petain kumandasındaki 2. Fransız Ordusu 3 Eylül 1916’da düşmanı çekilmeye mecbur etti.

Devamı >>>




HABERLER