Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

YAZARLAR

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir


Tahtakuruları Nereden Gelmiş?

Atilla ÖZDÜR - 20. 09. 2018 Perşembe

20 09. 2018 Perşembe

Soruyor hanımefendi. Nereli bunlar, yerli mi yabancı mı?..

Biz açalım...

Birinci nesil tahtakuruları ikinci harp yıllarındandı. Menşei de tek parti. Bizler o demlerde dipten doruğa bitlenmiş idik. Üzerine üstlük, uyuz salgını da ülkemizde, bir baştan bir başa yayılmıştı...

Korkunç ve öldürücü bir yoksulluk epidemisi, sökülüp atılamamacasına yayılmıştı, ülkemizin dört bir yanına...

Hele o tombul kıçlı kahverenkli tahtakuruları! İnsanı ısırıp da kanını emmesi bir yana, leş gibi de kokuturlardı çevresini....

Bir süre önce eczanenin birinde likid bit şampuanı görünce şaşkınlık ve merakla arkadaşıma sormuştum...

Bunlar hâlâ gündemde mi?..

Eczacı arkadaşım da bana sunturlu bir ?günaydın? çekmişti...

Gerçekten uykuda imişim. Sanıyordum ki, verem ve sıtma ile birlikte tahtakurusunun da soyu kurutuldu!..

Oysa İkinci nesilden soyu hâlâ devam etmekteymiş. 3. Havalimanı işçilerinin umuma yayınladıkları ısmarlama olması da ihtimal, talepnamelerinden öğrendik.

Şunu istiyorlar;

Ücretlerimizin hiçbir parçası, bölümü, kısmı asgarisi elden verilmesin ki, tahtakurularından kurtularak huzura kavuşalım...

Halk arasında dile düşmüş bir tekerleme vardır. ?Çok söz yalansız, çok mal ve para da haramsız olmaz?... 

¥

Türkiye´de milli gelirin dağılımı dengesiz. Halk bu dengesizlikten şikayetçi. Siyasi partiler muhalefet sıralarındayken yoksulluk ve sosyal araziyi işgal eden tahtakurularından şikayet eder. Sağcılar, ilgilenmeye pek istekli olmasalar da, solcular, tahtakurusunu dillerinden düşürmez. Denge kurma vaadiyle muhalefetten iktidara atlayanlar, işin zorluğunu gördüklerinde kulaklarının üzerine yatarlar. Devlet yönetimindeki sonsuz dişli de, bu şekilde yürütülüp götürülür...

Tahtakurularının, canlı ve kanlılığı da buradan gelir...

Dışarının değil, iç güçlerin işidir yani...

¥

Tespit manasında hep söylenegelen bu gerçek, yıllar yılı hep ayni nakaratla sürüp gidiyor. ?Toplam vergi gelirlerinde tahsil edilebilen meblağ, reel anlamda edilmesi gereken meblağın ancak üçte biri kadar.? 

Kayıp kaçağın sebepleri de, yanlış beyan, gelirin kökten gizlenmesi, istihdamda kayıt dışılık (ücretlerin elden verilmesi yani) vesaire vesaire...

Bunlara bir de kamu harcamalarındaki suiistimallerle cari harcama kalemlerindeki lüks ve israfatı eklediğinizde, devletin elindeki dezenfekte pompaları, tahtakurularını itlaf edebilecek gücünü ve kuvvetini kaybediyor...

3. Havalimanı işçileri biliyorlar ki, işveren patronlar ücretlerini açıktan elden değil de, kayda geçirilmiş kanallar üzerinden verdiklerinde, devletin eli genişleyecek ve üzerinde yattıkları ranzalar da, tahtakurularından temizlenecek...

Amma böyle yapmıyorlar, işçilerinin yüzde seksen doksanı evvela asgariye bağlanıyor. Sonra, eğer var ise tabii, gerçek ücretten arta kalan bakiye işçi hakkı, elden toka edildiğinde;

Devletin vergi ve sigortaların da prim hakları, patronun cebine kalıyor... 

Neticede Türkiye, gökdelenleriyle bir küçük Amerika´ya dönüşürken, vasat insanların ülkemizdeki dünyası da, tahtakurularının istilasına uğruyor...

Valla, orasına burasına pek aklım ermez de yalnız şunu iyi bilirim ki, Erdoğan Başkan manuel sinek pompasını eline alıp da sosyal çevreyi tahtakurularından temizlemeye kalkışsa, siyasetin finansör takımı kendilerine kolaylık sağlar mı? 

Şüpheli...

Pompanın içi için sinek ilacını anında bulunamazlar listesine kaydırırlar...

¥

Denizli´nin Pamukkale Belediyesi, bölgesinin soluklanacak ve hava alınacak uygun gördüğü bir yerine halka hizmet faslından sun´i şelale yaptırıyor. Üç beş günlük bir mesele. İhaleyi üstlenen işe koyuluyor. Topraklar kazılıyor, tümsekler yapılıyor ve makinalar çalışıyor. Bu arada makinaların birinin kepçesi bir başka tanımına göre sepeti, bum yukarıdayken yerinden kopuyor. Sepetteki üç işçiden birisi olay yerinde diğer ikisi de hastanede ölüyorlar...

Ölen işçiler Afganistanlı! Anlaşılan orayı da tahtakuruları per perişan etmişler...


Haber Kaynak : Yeni Akit


Anahtar Kelimeler: Tahtakuruları Nereden Gelmiş