Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

YAZARLAR

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir


Sorun, hukuku devletten beklemek…

Sinan Eskicioğlu yadı;

İnsanlar politik konulardan sıkıldılar.

Çoğu kişiden aynı cümleyi duyuyorum: ‘Artık haberlere ve politik tartışmalara bakmıyorum ve konuyla ilgili okumuyorum’.

Bu çözüm, insan psikoloji açısından çok doğru bir karar.

Psikolojiyi bozan şeylerden uzak durma.

Ama bütünsel olarak sorunu çözüyor mu derseniz, çözmüyor.

Dağın başında ya da bir adada tek başımıza yaşamıyoruz. Toplumsal bir varlığız ve toplum içinde yaşamak zorundayız, hele ki bugün.

İstesek de, istemesek de ilgileniyoruz.

Ben de sizler gibi biraz uzak kalmak için İbo Show programına göz attım. İbrahim Tatlıses sağlığına kavuşmuş ve tekrar programlara başlamış.

Yan ekranda açılan eski bir program dikkatimi çekti.

1997 yılında yapılan ve Ahmet Kaya’nın da katıldığı başka bir İbo Show.

Ha bu arada İbrahim Tatlıses’e ne olmuştu?

14 Mart 2011’de program çıkışı silahlı saldırıda başından yaralanmıştı.

Kimler yaptı?

12 kişilik bir ekip.

Arkasında kim var?

Hala bilmiyoruz.

Evet, 1997 yılı programı beni eskilere götürdü.

Neler mi hissettim?

O zamanki ortamın da aynı bugün gibi olduğunu hissettim. Sadece hissetmedim aynı zamanda da duydum.

Sağ-sol kesimler, Türk-Kürt konusu, hükümet ve devlet yanlısı olanlar ve karşısında muhafelet edenler…

1997 ve bugün 2020. Aradan geçen süre 23 yıl.

23 yıldan sonra hala devletin/hükümetin/iktidarın baskılı politikaları.

Türk-Kürt sorunu.

Toplumun kamplaşması.

Haber kanallarını takip ediyorum, istemesem de, bunalsam da izliyorum.

Mantık dışı gelen konuşmaları dinlemek yoruyor. Ama gündemi takip etmek için mecburuz.

Konu: Devlet ve Hukuk.

Davalara müdahale.

Ve gündem olan konu da Bülent Arınç’ın söyledikleri.

Onun ifadelerine tepki gösterenler.

Hukuk ve hukukun işleyişi, davalara müdahale edilemeyeceği konuşulurken duyduğum bir cümleyle irkildim.

‘Cumhurbaşkanı Erdoğan çok kızmış’.

‘Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala davaları’ Erdoğan için çok önemliymiş.

Arınç’a da bu yüzden kızmış.

Muhtemelen Arınç’ı da görevden alacak.

Hukuk ve çok kızmak.

Bunların aynı cümlede yer aldığı bir programda gazeteciler konuyu tartışıyorlar.

Ama hiç birisi de tepki göstermiyor.

Öncelikle ‘Hukuk ile kızmak’ fiilerinin aynı cümlede olmasını tartışmamız gerekir’ diyen yok.

Bahçeli bile dava arkadaşını savunmuş, Erdoğan 45 yıllık dava arkadaşına çok kızmış deniyor.

Anlayamıyorsunuz galiba, Cumhurbaşkanı Erdoğan damadını görevden aldırdı, Bülent Arınç’ın esamesi okunabilir mi?

Çakıcı, Arınç’dan daha önemli ve değerliymiş.

Evet, şüpheniz mi var…

Hukukun işleyişini konuşuyoruz.

Hukuk devleti olmayı konuşuyoruz, hem de 23 yıldan beri. Yok belki de 230 yıldan beri. Belki de 450 yıldan beri.

Hukukun tesisini devletten bekleme gibi bir hatanın içinde inat ediyoruz.

Hukuku devletten beklemek büyük yanlışlık gibi geliyor bana.

Hukuk, bireyler tarafından ayakta tutulur.

Toplumu oluşturan bireyler hukuka saygılı olup, ayağa kaldıracaklar ki, devlet bunu uygulasın.

Toplum olarak hukuku tesis etmek istiyor muyuz acaba?

Esas meselemiz bence bu.

Bizler nasılsak, devlet ona göre işliyor…

Bizler hukuki davranıyor muyuz?

Bir öğretmen olarak tüm meslektaşlarımın Öğretmenler Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum.

Sevgi ve Bilgiyle kalın


Haber Kaynak : Ocak Medya


Anahtar Kelimeler: Sorun hukuku devletten beklemek…

HABERLER