SİYASETTE YÜZDE 50 + 1 TARTIŞMASI...

Meclis Genel Kurulu’nda, CHP ile AK Parti milletvekilleri arasında Cumhurbaşkanlığı seçimindeki yüzde 50+1 olan oy oranının yüzde 40’a düşürülmesiyle ilgili tartışma çıktı.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, “Dünden bu yana iktidar partisinde şu var; ‘Teklif getirin, bu yüce çatı görüşsün’. ’50+1 olmadı, beyefendiler uzun atlama atlayamıyor, çıtayı indirin 40’a’. Kardeşim, 40 versek yarın 30 da sizi kurtarmaz. Yolcudur abbas, bağlasan durmaz. Anayasa değişikliği toplumsal mutabakat metnidir, CHP’nin AKP’ye sunacağı bir metin değildir. Önerimiz, 16 Nisanı geri alan, 12 Eylül’le hesaplaşan, darbe hukukunun tortularını ortadan kaldıran, 15 Nisan’dakinden de iyi, bütün dünyadaki en iyi örneklerini aşma hedefinde olan demokratik bir parlamenter sistemdir.” dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş ise “Biz CHP’ye, ‘AK Parti’ye bir öneri verin’ demiyoruz. Sıra geldiği zaman burası milletin evi, burası millî iradenin tecelli ettiği yer, tecelligâhı. Yüzde 50+1’le alakalı da bir tartışmamız söz konusu değil. Şimdi, buradaki mesele şu; Kendileri sanki 50+1’i bulmuşlar da 60’a gelmişler, 60’ı bulmuşlar, konuşuyorlar. Dolayısıyla benim tavsiyem, böyle beylik beylik, büyük büyük laflar etmeyin, sonra, seçim bittikten sonra burada mahcup oluyorsunuz. Buna düşmeyin Sayın Özel. Biz CHP’ye ‘bize bir teklif falan gönderin’ demiyoruz.” karşılığını verdi.

İYİ Parti’den de yüzde 50+1 tartışmalarıyla ilgili twitter hesabından açıklama geldi: “Yüzde 40 size yetmez @akparti. Boyu 1,85’ten uzun olan. Erkek ve bıyığı olan. Bakanlık yapmış damadı bulunan. Maybach’a binen şartını da ekleyin tasarıya.”

“Tespitimin, önünde veya arkasında bir şey aranmasını doğru bulmuyorum”

Öte yandan konuyu gündeme taşıyan AK Partili Faruk Çelik, twitter hesabından yüzde 50+1 tartışmalarıyla ilgili yeni bir açıklama yaptı:

“30 yıldır çekirdekten gelerek aktif siyasetin içinde bir siyasetçinin bulunması gereken tüm kademelerde bulundum. Milletvekilliğinden bakanlığa, devlet yönetiminde sorumluluk aldım, bu süre zarfında meselelere her zaman tavan yerine tabandan baktım.

Kuzeyden güneye,doğudan batıya ayak basmadığım yer tanıklık etmediğin sorun alanı kalmadı gibi. Ülke sosyolojisinin meselelerini potansiyelini ve işleyiş düzenini adeta içselleştirdim. Tüm bunların ışığında son iki seçimi, yaşanan tartışmalarıyla birlikte dikkatle irdeledim. Vardığım sonuç şudur; Türkiye sosyolojisi ve ekonomisi yüzde 50 artı 1 oy yükünü çekemez. Bu benim görüşüm. Tespitimin, önünde veya arkasında bir şey aranmasını doğru bulmuyorum.

Bu önerimi ortaya koyarken, kimseyle konuşmuş, görüşmüş de değilim. Tamamen kişisel görüşlerimdir. Benim derdim, yüzde 50’nin altına düşülmesi çıkması değil. Derdim memleketim, milletimdir.

Nitekim, öneri içerikli röportajımda, ‘Yeni sistem, AK Parti öncülüğünde kuruldu; eksikleri varsa, yine AK Parti öncülüğünde düzeltilmelidir.’ Getirdiğim önerinin özü, seçimlerin ilk turda sonuçlanmasına yöneliktir. Yani yüzde 40 tabanlı en çok oy alan. ilgililer tartışsın dedim.

Unutmayalım ki çıtayı yüksek tutmanın elbette avantajları vardır ve önemlidir. Ancak çıtanın herkes için esnek ve erişilebilir olması, ülke sosyolojisi ve siyaset pratiğimiz açısından çok önemli, hayati ve sürdürülebilirdir.”

Haber Kaynak : alibulac.com.tr


Anahtar Kelimeler: SİYASETTE YÜZDE TARTIŞMASI...

HABERLER