Siyaset, Sığ ve Derin Oyunlarla, İnsanları Aptal Yerine mi Koyuyor?

Sinan ESKİCİOĞLU'NUN Yazısı; Eskiden ‘cambaza bak diye diye vatandaşlarımızı kandırıyorlar’ diyenler, şimdilerde aynısını yapar oldular.

Eskiden ‘cambaza bak diye diye vatandaşlarımızı kandırıyorlar’ diyenler, şimdilerde aynısını yapar oldular. Bizi üzen de buPolitikayı seven bir milletiz ama bir o kadar da manipülasyonlara açığız. aslında. Çünkü insanlarımızın ‘güven’ duyguları yerle bir oldu. Bunu kabul etmek istemeyenler, hala daha yanlışları doğru görmeye çalışıyorlar. Sorunun kaynağı da bu zaten, yanlışları görenler ile görmek istemeyenler arasındaki fark. 

Siyasi iktidarı elinde bulunduranlar, devletin bütün imkanlarını kullanarak kendi çıkarları doğrultusunda çalışmalar ve projeler üretirler. Bu durum sadece ülkemiz için geçerli değildir. Ülkemizdeki fark, din ve inancın da alet edilmesidir. Dini söylemin de etkisi ile insanların etki alınması amaçlanır ve öyle de yapılır. (İçi boş olsa da her köşede cami yapılmasına bir de bu gözle bakın derim).

90’lı yıllarda muhafazakarlar/dindarlar ‘cambaza bak denerek, insanlar aldatılıyor’ derlerdi, bugün aynısını yapıyorlar. 

Ne demek istiyorum? 

Vatandaşlarımızın uyanmaması için, uyanıp da yanlış görmeleri için ve hatta desteklerini çekmemeleri için hem derin, hem sığ planlar yapılıyor ve uygulamaya sokuluyor. 

Yeni partilerin kurulması bir süredir gündemde. Asıl hedef aslında belli. Ama direk asıl hedefe odaklanmak dikkat çekeceği için, asıl hedefe ulaşacak yan yolların olduğu planlar kuruluyor. 

Örneklerle başlayalım:

Suriye’de etkin güç olma söylemi/eylemi ile vatandaşlara ‘güçlü devlet’ resmi sunuluyor. 

‘Savunma sanayii güçleniyor ve yeni projeler hayata geçiriliyor’ denerek, kendi kendine yeten ülke imajı verilerek, vatandaşların bilinçaltına savaş kavramı yerleştiriliyor. Yerleştiriliyor ki, ne olur ne olmaz, belki o opsiyonu da kullanmak zorunda kalabiliriz. 

Yeni yeni ekonomik paketler sunularak, vatandaşların zihninde ‘ekonomide kontrol elimizde’ imajı verilmek isteniyor. Bununla birlikte zamlar da ‘fiyat ayarlaması’ adı altında yürürlüğe sokuluyor. 

Bunları zaten sizler de görüp, değerlendiriyorsunuz. 

Siyaset alanında olanlar ise daha da ilginç tabii. 

Hepsini bir araya getirelim ve büyük resme bakalım, ne dersiniz:

Çok yönlü çalışma, büyük resme bakınca ortaya çıkıyor. 

Bir tarafta İyi parti ile dirsek teması ve ittifakı bozma girişimi, 

Diğer tarafta Mhp’nin sonsuz ve süresiz derin desteği, 

Başka tarafta Doğu Perinçek’in CNN Türk’e çıkıp asılsız derin demeçlerde bulunması, 

Hürriyet gazetesinin ‘kulis bilgisi’ görünümüyle algı oluşturması,

Başka köşede Yeniden Refah partisi çalışmasının başlaması, 

Bir başka tarafta Saadet’e yönelik ‘göstermelik’ ülkücülerin tepkisi ve destekçisi Cüppeli ve arkasındakiler… 

Bir de bunlara Faruk Çelik’in %50+1’i kaldıralım demesini ekleyin. 

Bir de bunlara Nadira Kadirova cinayetini de ekleyin…

Evet, vatandaşlarımız ne yapsın öyle değil mi? O kadar çok ‘cambaza bak’ diyen gruplar var ki…

Yankesiciler, ‘cambaza bak’ diye diye milletin cebini boşaltıyor. Bugün de ‘cambaza bak’ diye diye insanlarımızın aklıyla alay ediyorlar ve yetmiyor, ceplerini de boşaltıyorlar. 

Son örnek olarak ifade ettiğim Kadirova cinayetini ele alalım:

Özbekistanlı Kadirova bir milletvekilinin evinde, milletvekilinin silahıyla intihar etti. Apar topar işlemleri yapıldı ve cenaze ülkesine gönderildi. 

Şimdi de konu ‘fuhuş’ olarak sunuluyor. Sosyal medyada etiketler açılıyor ve olay sanki fuhuş gibi sunulmaya çalışılıyor. Çalışılıyor diyorum çünkü, işin içinde muhafazakar birileri varsa, onlar böyle yaparlar. En kısa ve sonuca götüren iftira yöntemi olarak bunu bilirler ve uygularlar. 

Önerme ve sonuç şeklinde özetleyelim: 

Bir taraf, (resmi makamlar) intihar demekte. 

Diğer taraf, fuhuş var ve intihar değil, cinayet demekte. (Buradaki fuhuş konusu da bana göre birinci önermedeki grup tarafından ortaya atıldı) 

Sonuç ne olacak? 

Resmi kurumlara ve siyasi iktidara karşı olanlar bastıracaklar ve gerçek, fuhuş ve cinayet olarak da çıkabilir, böylece kalıp kapanabilir de. 

Cinayet olarak çıkarsa, karşı taraf sevinecek, gerçek ortaya çıktı diyecek. 

Ama bana göre işin aslı çok farklı. 

Bence, bu işin kaynağı 15 Temmuz’a dayanıyor. 

Burada bir oyun kurulmaya çalışılıyor, tabii tutarsa. Yeterli tepki oluşursa plan uygulanacak, oluşmazsa böylece kalacak. 

Yok eğer oluşursa, olayın üzerine gidilecek. Belki de ev araması yapılacak, özel dosyalar çıkacak ve bu iş, bazı kişilere ihale edilecek. 

Yani her halukarda, kumarı oynatan kazanıyor. 

Gözü açık olmak yeterli değil, olayların arkasını görmeye çalışmak ve puzzle parçalarını yerleştirebilmek gerekiyor. 

Bekleyelim görelim. Mevlam neyler, neylerse güzel eyler…

Sevgi ve Bilgiyle kalın

Haber Kaynak : Ocak Medya


HABERLER