Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

YAZARLAR

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir


Salgın Hastalıkta Unutulan Yer: Geri Gönderme Merkezleri

Mazlumder hükümetten koronavirüs dolayısıyla 'Geri Gönderme Merkezlerine dair yoğunluğun azaltılması için serbest bırakma, karantina yurtlarında barındırma gibi tedbirlerin alınmasını talep etti...

Çin Halk Cumhuriyeti’nin Hubei Eyaletinin Wuhan şehrinde ortaya çıktığı ifade edilen SARS-COV2 (Covid-19) virüsü kısa sürede tüm dünyayı etkisi altına almış, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından pandemi ilan edilmiştir. Virüsün ilk belirtileri 12 Mart 2020’de Türkiye’de görülmeye başlamıştır. Salgına karşı tedbirler Türkiye Cumhuriyeti tarafından virüs ilk çıktığı günden itibaren alınmaya başlamış, yurt dışında bulunan ve dönmek isteyen vatandaşlar acilen ülkeye getirilmiş, virüsün önlenebilmesi adına 200 bine yakın işletme geçici olarak kapanmış, sosyal mesafenin korunabilmesi için toplantı ve benzeri organizasyonlar ertelenmiş ve sokağa çıkma yasağı kararı alınmıştır.

Hukuk ve yargı sisteminin işleme sürecinde de tedbirler alınmıştır. Yargıda süreler durdurulmuş, özellikle büyükşehirlerdeki kalabalık adliyelerin yoğunluğunun azaltılması adına nöbet sistemi getirilmiş; cezaevlerinde ziyaret kısıtlaması yapılmıştır. Bu doğrultuda 14.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun yoluyla infaz sisteminde değişiklik yapılarak cezaevlerinin yoğunluğunun azaltılmasına yönelik düzenlemeler yapılmıştır. Söz konusu kanun ile 90.000 civarında mahkûma tahliye ve izin verilmesi öngörülmektedir.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) başta olmak üzere tüm sağlık kuruluşlarının tavsiyesi üzerinde sosyal mesafe adına alınan bu tedbirler hastalığın yayılımının kontrol altına alınmasını sağlamaktadır. Ancak, Geri Gönderme merkezleri ile ilgili herhangi bir düzenleme yapılmamış ve bu kurumlar adeta unutulmuştur. Hastalığın yayılması konusunda Geri Gönderme merkezleri an az Cezaevleri kadar riskli durumdadır.

Göç İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından açıklanan verilere göre 28 Geri Gönderme Merkezinin (GGM) toplam kapasitesi 20.000’dir. Ancak GGM’lerin doluluk oranı ve merkezi birimlerde bulunan yabancıların hangi şartlarda burada tutuldukları gibi önemli konularda kamuoyuna bir açıklama yapılmamaktadır. Bilinen şudur ki; kapasitenin üzerinde yabancı bu merkezlerde tutulmaktadır.  Bu durumda geri gönderme merkezlerinin salgının merkezi haline gelmesi kaçınılmazdır. Zira; yeterli izolasyonun olmaması,1 metre mesafe kuralının uygulanamaması, Yeterli hijyenin sağlanmaması, Bağışıklık sistemini güçlendirecek bakım ortamının olmaması, yeterli havalandırma ve uygun besinlerin olmaması, sağlık hizmetlerine erişimin zorluğu ölümcül sonuçları olan hastalığın hızla yayılmasının önlenememesi anlamına gelmektedir.

6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun 58’inci maddesine göre İdari gözetime alınan yabancılar, geri gönderme merkezlerinde tutulurlar. Yabancıların idari gözetim altına alınmasının çeşitli nedenleri olsa da başat neden yabancı hakkında verilen G-87 (genel güvenlik) tahdit kodudur. Bu kodun uygulanmasında yapılan işlemlerin hukuka uygunluğu ise tartışmalıdır. Bu konuda derneğimizin yaptığı açıklamalardan ve karşılaşılan örneklerden görüleceği üzere yetersiz delillerle işlem yapılmakta ve yabancı istihbarat örgütlerinden alınan bilgiler kontrol edilmemektedir. İnsanlar hakkında bu çerçevede kod konulmakta ve idari gözetim kararları uygulanmaktadır. Bilindiği üzere Türkiye 68 ülkeye uçuş yasağı getirmiştir. Tüm sınırlar kapatılmıştır. Hal böyle iken yabancı uyruklu şahısların kaçma şüphesi olduğundan da bahsedilemez. Zira kaçmak zaten imkansızdır.

Bu haliyle, yabancıların birçoğunun yeterli ve geçerli hukuki gerekçe olmaksızın tutulduğu GGM’lerde birçok kişinin enfekte olma tehlikesi bulunmaktadır. Nitekim GGM’lerde alındığı ifade edilen tedbirler ile virüsü tespit etmek ve önlemek mümkün değildir. Bulaşma hızı yüksek olan ve öksürük, hapşırık yolu gibi damlacık yolu ile bulaşabilen bu hastalığın kapasitenin üzerinde kişi bulunan GGM’lerde görülmesi, orada bulunan yabancıların ölüme mahkûm edilmesi anlamına gelecektir.

MAZLUMDER olarak,

*GGM’lerde tutulan yabancıların öncelikle risk grubunda olanların serbest bırakılmalarını,

*Geri Gönderme Merkezleri’nde salgın hastalığın yayılmasının önlenmesi için acil tedbirler alınmasını,

*Yoğunluğun azaltılması için serbest bırakma, karantina yurtlarında barındırma gibi tedbirlerin alınmasını ve bu konuda kamuoyunun bilgilendirilmesini,

-*GGM’lerin kapasitesi ve şartları konusunda şeffaf, sivil toplumun denetlemesine açık bir tutum geliştirilmesini,

Kamuoyu adına ÖNEMLE VE ACİLİYETLE talep ederiz.

Kaynak: mazlumder.org/tr




HABERLER