Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

YAZARLAR

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir


Rusya’daki Orta Asyalı Göçmen İşçiler Krizi

Bu işçiler, kötü çalışma koşullarına rağmen karmaşık bir prosedürün ardından Rusya’da çalışabilmek için almaları gereken belgeye ciddi bir bedel ödüyor. Bu süreç de her yıl Rus devlet bütçesine 1 milyar dolardan fazla gelir sağlıyor.

İnsamer'den Burak Çalışkan'ın "konuya dair" analizi...

Dünyada en çok Covid-19 vakasına sahip ikinci ülke konumundaki Rusya’da, aylardır Orta Asyalı göçmen işçi krizi yaşanıyor. Ülkede pandemi sebebiyle üretim tesisleri, fabrikalar, inşaat alanları ve diğer birçok iş kolunda çalışmalar durdurulurken, memleketlerine geri dönmeye çalışan işçiler de ciddi sorunlarla karşılaşıyor. Uçuşların durdurulması ve kara sınırlarının kapatılmasıyla binlerce Orta Asyalı göçmen, Rusya-Kazakistan sınırında sıkışmış bir durumda yardım bekliyor. Öyle ki Birleşmiş Milletler’e bağlı Uluslararası Göç Örgütü (IOM) pandeminin Orta Asyalı göçmen işçiler üzerindeki yıkıcı etkisini hafifletmek için acil yardım çağrısında bulundu.

Orta Asyalı Göçmen İşçiler

Her yıl milyonlarca Orta Asyalı göçmen işçi, çalışmak için Rusya’ya gidiyor. Rusya ile Orta Asya ülkeleri arasında oluşturulan rota, dünyanın en büyük göç koridorlarından biri. Göçmen işçilerin temel amacı, para kazanarak ülkelerinde bekleyen ailelerini yoksulluktan kurtarmak. Kendi ülkelerinde iş imkânı bulamayan Orta Asyalı işçiler, Rusya’da oldukça düşük ücretlere, işverenlerin sömürüsüne ve elverişsiz koşullar altında çalışmaya razı oluyor. Özellikle Tacikistan ve Kırgızistan gibi ekonomik gelişmişlik düzeyleri oldukça düşük olan ülkeler için bu işçilerin memleketlerine gönderdikleri dövizler önemli bir kaynak oluşturuyor. Örneğin 2016 yılında Rusya’daki göçmen işçilerin Özbekistan’a 2,7 milyar dolar, Tacikistan’a 1,9 milyar dolar, Kırgızistan’a 1,7 milyar dolar havale gerçekleştirdiği belirtiliyor. İşçi dövizlerinin GSYİH’deki oranı Tacikistan’da %50’ye yakınken, Kırgızistan’da %30 civarında. Diğer iki ülkeye kıyasla daha iyi bir ekonomiye sahip olan Özbekistan içinse bu oran %5’e tekabül ediyor.[1] 2019 yılında da Kırgız ve Tacik ekonomileri için işçi dövizlerinin GSYİH içindeki oranının %20 ila %30 arasında gerçekleştiği kaydediliyor. Son dönemde rublenin değer kaybı ve çalışma izinlerinin karmaşık ve pahalı prosedürleri sebebiyle işçi dövizlerinin ekonomi üzerindeki oranları azalsa da hâlâ önemli bir yer tutuyor.

Rusların tercih etmediği zor ve sıkıntılı iş kollarında çalışan göçmen işçiler, aynı zamanda Rusya’nın da sosyoekonomik olarak kalkınmasına önemli katkılarda bulunuyor. Bu işçiler, kötü çalışma koşullarına rağmen karmaşık bir prosedürün ardından Rusya’da çalışabilmek için almaları gereken belgeye ciddi bir bedel ödüyor. Bu süreç de her yıl Rus devlet bütçesine 1 milyar dolardan fazla gelir sağlıyor.

Rusya’da göçmen olmak zaten çok ciddi zorluklar barındırırken, pandemi süreci ile birlikte ortaya çıkan ani işsizlik ve ulaşım kısıtlamaları, süreci daha da karmaşık bir hâle getirmiş görünüyor. Rusya ve bölge ülkelerinin uygulamaya koyduğu kısıtlamalarla birlikte, işçilerin içinde bulunduğu koşullar çok büyük bir insani krize dönüşmüş durumda.

Kapalı Sınırlar

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in talimatıyla Moskova 30 Mart 2020 tarihi itibarıyla ülke dışına sınırları kapatırken, birçok uçak, tren ve otobüs seferi de iptal edildi. Bu tarihten itibaren de ülkelerine dönmek isteyen işçiler için seçenekler giderek daha kısıtlı bir hâle geldi. Hava alanlarında ve tren istasyonlarında mahsur kalan göçmen işçiler, günlerce terminallerde beklemek zorunda kaldı. Hijyenik koşullardan oldukça uzak, sağlık hizmetlerinin verilmediği ve pandemi tedbirlerinin uygulanmadığı bu kalabalık alanların, virüsün bulaşma riskini daha da artırdığı belirtiliyor.

Rusya’ya kara yolu ile gidip gelen Özbek, Kırgız ve Tacik göçmenlerin ana geçiş güzergâhı olan Kazakistan’da ilk Covid-19 vakasının görülmesinin ardından olağanüstü hâl ilan edilerek yabancı ülke vatandaşlarına sınırların kapatıldığı bildirilmişti. 11 Mayıs’ta bu olağanüstü hâl uygulamasına son verileceği beklendiğinden, binlerce Özbek, Tacik ve Kırgız göçmen işçi, geçişlerin açılacağı düşüncesiyle Kazakistan sınırına akın etti. Ancak Kazak hükümetinin sınırları açmaması sebebiyle göçmenler bölgede zor koşullar altında mahsur kaldı.

Özellikle Samara ve Orenburg eyaletleri sınırlarında binlerce göçmen bulunduğu bildiriliyor. Buralarda kadın ve çocuklar dâhil olmak üzere büyük insan kalabalıkları, evlerine dönebilmek için yardım bekliyor. Bazı yerel Rus hükümet birimleri göçmenler için çadır temin etse de insanların büyük kısmı oldukça kötü şartlar altında barınmaya çalışıyor. Sınır bölgelerinde son paralarını da yiyecek ve su için harcayan göçmenler, belirsizlik içindeki bekleyişlerini sürdürüyor.

Yetersiz Yardımlar

Bölgede yaşanan insani kriz karşısında Özbekistan Dışişleri Bakanlığı, 14 Mayıs’ta yaptığı açıklamada, Özbek diplomatların konu ile ilgili Kazak yetkililerle temasa geçtiğini ve sorunu en kısa sürede çözmeye çalışacaklarını bildirdi. Ayrıca Özbek hükümeti, 14 Mayıs’tan 24 Mayıs’a kadar St. Petersburg, Rostov, Kazan, Novosibirsk ve Moksova’dan Taşkent’e Özbek vatandaşları için yedi uçuş organize edeceklerini duyurdu.

Bişkek yönetimi ise, sadece 400 kadar Kırgız’ı uçakla Kırgızistan’a getirebileceklerini açıkladı. Bu ise uçak seferleri ile ülkelerine dönmek isteyen göçmenlerin çok sınırlı bir kesiminin taşınabileceği anlamına geliyor. Bu arada bazı Kırgız göçmenlerin günlerce yürüyerek ülkelerine ulaştıkları bildiriliyor. Süreci daha da ciddi bir sorun hâline getiren durum ise ülkelerine geri dönen göçmenlerin önemli bir kısmının koronavirüs testlerinin pozitif çıkması. Geri dönen göçmenlerin sadece sınırlı bir kesimine bu testlerin uygulandığı düşünüldüğünde de krizin giderek derinleşmesi ihtimali ortaya çıkıyor.

Öte yandan özellikle Tacik işçiler, ülkelerindeki ekonomik şartların şu günlerde daha da kötüye gittiğini düşündüklerinden geri dönmek yerine Rusya’daki karantina sürecinin bitmesini bekliyor. Tacikistan’daki işsizliği çok önemli bir problem olarak gören bu işçiler, Covid-19 ile birlikte ülkelerindeki durumun daha da kötüye gidebileceğini düşünüyor. Tacik işçilerin gönderdikleri dövizlerle yaşamlarını idame ettiren ailelerin de bu süreçte oldukça zor durumda kaldıkları belirtiliyor. Bundan dolayı da işçiler evlerine para gönderebilmek için Rusya’daki iş yerlerinin yeniden açılmasını bekliyor. Nitekim binlerce Orta Asyalı göçmen işçi ülkelerine geri dönmeye çalışırken, Tacikistan’daki binlerce işçi de Rusya’ya ne zaman gidebileceğini düşünüyor.

Ekonomik durumlarının yetersizliği yanında tüm dünyada etkisini gösteren pandemi de süreci bu göçmenler için çok daha büyük bir insani krize dönüştürüyor. Rusya’da kiralık odalarda kalabalık gruplar hâlinde konaklayan göçmen işçiler, sağlık hizmetleri ve hijyen koşullarından yoksun ortamlarda yaşıyor. Ülkelerine dönmeye çalışan işçilerin ise yolda geçirdikleri sürede ciddi problemlerle karşılaşması, virüse yakalanma ihtimallerini oldukça arttırıyor. Bu nedenle bölgedeki insani krizin giderek kötüleşmesi, uluslararası kamuoyunun çözüm için ivedilikle ciddi adımlar atmasını gerektiriyor.


[1] Arne Seifert, “The Problems of Central Asian Migration to Russia”, Doc Research Institute, Ocak 2018.


Haber Kaynak : İnsamer


HABERLER