Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

YAZARLAR

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir


Nijerya'da 6 asırlık kumaş boyama tekniği yok oluyor!..

Uzun yıllardır değişmeyen geleneksel yöntemle önce “İndigo” ağacından elde edilen boya yüzyıllık kuyularda, içerisine kül ve bazı katkı maddeleri eklenerek birkaç ay mayalanmaya bırakılıyor.

Nijerya’da üretilen kumaşları renklendirmek için 6 asırdır kullanılan boyama tekniği yok olma tehdidiyle karşı karşıya. Ülkenin kuzeyindeki Kano, Kaduna ve Katsina gibi eyaletler, yerli kumaşların eski teknikler kullanılarak mavinin çeşitli renklerine büründüğü boya çukurlarına ev sahipliği yapıyor.

Uzun yıllardır değişmeyen geleneksel yöntemle önce “İndigo” ağacından elde edilen boya yüzyıllık kuyularda, içerisine kül ve bazı katkı maddeleri eklenerek birkaç ay mayalanmaya bırakılıyor.

Desen verilerek hazırlanan kumaşlar son olarak ağaçtan yapılmış çekiçlerle dövülerek yumuşatılıyor ve bu sayede giyilip yeniden yıkandıktan sonra ütülenmeye gerek kalmadan kendi kendine düzleşiyor.

Mavinin her tonunu içeren ve boyanan çivit boyalı gök mavisi kumaşlar, Afrika ve Orta Doğu’ya satılıyor. Nijeryalı bazı zanaatçılar tarafından devam ettirilmeye çalışılan gelenek, fabrikalaşma ve ucuz Çin malları nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.

Kano eyaletindeki Kofar Mata boya çukurlarında çalışan Abubakar Hamisu Baballiya, boya kuyularıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Baballiya, Kano’nun Batı Afrika’nın en önemli ticari merkezilerinden biri olması nedeniyle bölgedeki her tüccarın bu bölgede ticaret yapmak istediğini belirtti.

Kano’daki ilk boyama kuyusunun 1498’de Katsinalı bir tüccar tarafından kurulduğunu anlatan Baballiya, “Bölgedeki kumaş boyama işlemi bir kuyu ile başladı, zamanla bu kuyular çoğaldı. Uzun yıllar boyunca, bu kuyular yerel halkın geçim kaynağı oldu.” dedi.

Baballiya, kumaşların benzersiz tasarımlarının, malzemeyi evlerinde farklı şekillerde büken ve bağlayan kadınlar tarafından oluşturulduğunu belirterek, bağlanan kumaşların daha sonra boyacılara teslim edildiğini anlattı.

Bu kumaşların insanlar tarafından uzun süre bozulmadan kullanıldığını söyleyen Baballiya, “Kumaşların çekiciliği, büyük ölçüde kıyafetleri boyamak için kullanılan yerel ve doğal malzemelerden kaynaklanıyor.” şeklinde konuştu.

Tarihi boyama gelenekleri, gençlerin hazır giysi ve kumaşları tercih etmesiyle zaman geçtikçe yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor. Bazı Nijeryalı geleneksel üreticiler, Çin mallarının piyasaya girmesiyle düşük kaliteli ürünlerin ucuz fiyata satıldığını ve bunun da kendi emeklerine gölge düşürdüğünü dile getiriyor.

Baballiya, eskiden insanların kumaşlarına çok ilgi gösterdiğini vurgulayarak, “Burada 144 boyama kuyusu bulunuyor ancak işlerin azalması nedeniyle sadece 20 kuyuyu aktif olarak kullanıyoruz.” ifadelerini kullandı. Gençlerin bu mesleği artık tercih etmediğinin altını çizen Baballiya, halkın çoğunun boyanmış kumaşlar yerine hazır kumaşları tercih ettiğini söyledi.

Baballiya, eskiden yurt dışından birçok ziyaretçinin geldiğini ancak son zamanlarda ülkede artan güvenlik sorunları nedeniyle yabancı ziyaretçilerin de gelemediğini ifade etti.

Tarihi kumaş boyama geleneklerinin korunması gerektiğini belirten Baballiya, “Hükümet her zaman bize destek çıkıp ürünlerimizi alırsa ve insanları da aynısını yapmaya teşvik ederse bu meslek ve kültür yaşamaya devam eder.” diye konuştu.


HABERLER