Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Myanmar´dan kaçanların sayısı artık daha az ancak acısı aynı

Myanmar´daki saldırılardan kaçarak Bangladeş´e gelen Arakanlı Müslümanların sayısı azaldı ancak çilesi ve acısı değişmedi.

Myanmar´dan kaçanların sayısı artık daha az ancak acısı aynı

Myanmar´daki saldırılardan kaçarak Bangladeş´e gelen Arakanlı Müslümanların sayısı azaldı ancak çilesi ve acısı değişmedi.

Canlarını kurtarmak için hala gelmeye devam eden az sayıdaki Arakanlı Müslüman´ın neredeyse tamamı kadın ve çocuklardan oluşuyor. Anlattıkları ve ortadaki manzara ise yürekleri dağlıyor.

Ağustostan bu yana Myanmar´da ordu ve fanatik Budistlerin saldırılarından kaçanların sayısı 620 bini geçti. İlk zamanlarda her gün binlerce kişi zor şartlarda sınırı geçip Bangladeş´e sığınıyordu. Şimdi bu sayı oldukça azalmış görünüyor. Yerel halkın ve yetkililerin söylediklerine göre, son birkaç haftadır gelenlerin sayısı artık "günde onlarca kişi" olarak ifade ediliyor.

/resimler/2017-12/3/0234394938838.jpg

Gelenlerin çoğunu ise kadınlar ve çocuklar oluşturuyor. Nadiren yaşlı erkeklere rastlamak da mümkün. Gelenlerin anlattıklarına göre, erkeklerin görülmemesinin nedeni Arakanlı Müslüman toplumun erkeklerinin neredeyse tamamının Myanmar ordusu tarafından yakalanıp hapse atılması ya da özellikle ağustos ve eylül aylarındaki saldırılarda öldürülmüş olması.

Arakanlı Müslümanların Myanmar´da yaşadığı Rakhayn eyaletinin kuzeyinden Bangladeş´e geçişler neredeyse bitmiş durumda. Ancak güneyde yaşayan halktan hala az da olsa gelenler bulunuyor. Gelenler ise çok zorlu bir yolculuktan sonra Bangladeş´e ulaşabiliyor. Birçoğunun Bangladeş´teki ilk durağı ise Teknaf kasabası oluyor.

Arakanlı Müslümanlar bu zor yolda ormanları, dağları ve son olarak geniş bir nehri geçmek zorunda. İki ülke arasında doğal sınırı oluşturan Naf Nehri´ni aşanlar özgürlüğe adım atmış oluyor. Ancak bu yolu kat edenlerin hali ve anlattıkları dinleyenlerin yüreklerini dağlıyor.

Sınırı, yani Naf Nehri´ni geçen Arakanlı Müslümanlar ilk olarak Teknaf civarındaki yerleşim yerlerine ayak basıyor, buradan da sığınmacı kamplarına gidiyor ya da götürülüyorlar. Gruplar halinde gelen de oluyor, tek başına veya çocuklarıyla gelip bu gruplara katılanlar da bulunuyor.

Yanlarına hiçbir şey alamadan kaçıp geldiklerini, yemek ve su olmadan günlerce yürüdüklerini söylüyorlar. Hemen hepsi ailelerinden bazılarının öldürüldüğünü, evlerinin yakıldığını anlatıyor. Canlarını kurtarmak için geldikleri bu yabancı topraklarda birilerinin gelip onları bir kampa götürmesi ve bir kap yemek vermesi ümidiyle bekliyorlar.



Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir


YAZARLAR

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

HABERLER