YAZARLAR

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir


Mısır'daki Tutukluların Ölümü, Mahkumların Durumuyla ilgili Endişeleri Artırdı - Hasan Kanat

İngilizce'den Çeviri: Hasan Kanat - Hertaraf Haber / Dış Haberler Servisi

‘’Hapishane öldürmez ama yalnızlık öldürür’’. ‘’Ölmemek için desteğine ihtiyacım var’’. Ben kendi başıma direnmeye çalıştım... Ama artık dayanamıyorum." Mısırlı bir sanatçı bu sözleri, 2 Mayıs tarihinin erken saatlerinde Kahire'deki bir hapishanede ölmeden birkaç ay önce yazmıştı.

Bağımsız film yapımcısı ve fotoğrafçı Shady Habash’ın iç karartıcı sözleri, arkadaşları aracılığıyla ulaştığında, Mısırda ki hapishaneler de insanların yaşadıkları trajedinin tekrar hatırlatmasını sağladı.

Shady, Hapishanede direnmek, kendinizi ve insanlığınızı her gün gördüklerinizin ya da hayatta kaldığınız olumsuz etkilerden korumak anlamına gelir. En basit [şey] ... Delirmek ya da iki yıl boyunca bir odada tutulup unutulup gitmektir." diye yazdı.

2018 yılında Mısır Cumhurbaşkanı Abdül Fettah el Sisi'yi hicveden bir video klip hazırladığı için gözaltına alınan Habash, 24 yaşında maksimum güvenlikli Tora hapishanesinde hayatını kaybetti.

Sosyal medya kullanıcıları ve yerel ve uluslararası İnsan Hakları Temsilcileri, alkol zehirlenmesinden sorumlu tutulan ölümüyle ilgili acil olarak soruşturma açılması çağrısında bulundu.

Habash'ın ölümünün ardından 5 Mayıs'ta yapılan meclis oturumunda, milletvekili Nadia Henry de Habash'ın ölüm nedeni hakkında soruşturma açılması yönünde çağrıda bulundu.

Ayrıca Milletvekili Nadia Henry Başsavcıyı duruşma öncesi tutukluluk prosedürünü inceleme çağrısında bulundu ve kararla ilgili  "cezadan çok ihtiyati bir tedbir" olması gerektiğini vurguladı.

Habash'ın tutukluluğu, Mısır ceza kanununa göre tutuklunun iki yıldan fazla yargılanmadan hapse giremeyeceğini söylemesine rağmen, 777 gün duruşma öncesi gözaltında tutuldu ve tutukluluğu her 45 günde bir hâkim tarafından yenilendi.

"Duruşma öncesi gözaltı yasal bir ceza değildir. Daha çok, soruşturma yürütülene kadar bir şüpheliyi tutmak için savcılık tarafından alınan ihtiyati bir tedbirdir. İddia makamı genellikle, cinayet gibi suçlar söz konusu olduğunda şüphelinin kaçmasını önlemek için buna başvurur." diyor avukat Fahd el-Benna..

El Benna açıklamasında; "Duruşma öncesi tutuklulukta yasal süreyi aşmak suçtur. Şimdi asıl soru, yargıyı ve savcılığı kimin sorumlu tutacağıdır." dedi.

5 Mayıs'ta, Savcı, Habash’ın zaten gömülmüş olan cesedine otopsi yapılmasını emrini verdi.

Savcılık tarafından yayınlanan beş sayfalık bildiride, Habash'ın cezaevi doktoruna ölümünden bir gün önce kazara su yerine etil alkol içtiğini söylediği ve bunun sonucunda mide sorunlarından şikâyet ettiği belirtildi.

Bildiride, "Doktor ona antiseptik ve antispazmodik ilaçlar verdi ve durumu stabil olduğu için onu hücresine geri gönderdi." ifadesi yer aldı.

Savcılığa göre, hapishane doktorları Habash'ı gün boyunca bir kereden fazla muayene etti ve ona gerekli ilaçları verdi.

Bildiride, "Ancak geceleri durumu kötüleştiğinde, bir doktor onu cezaevi dışındaki bir hastaneye nakletmeye karar verdi." ifadesi yer aldı. Ama Habash hapisten çıkmadan önce öldü.

Olayla ilgili üç mahkûmun tanıklıkları bazı çelişkilere yol açtı. Mahkûmlardan birinin verdiği ifadede, Habash’ın Alkollü bir içeceğin etkisini hissetmek için etil alkol aldığını ve garip bir psikolojik durumda olduğunu ve görme, karın ağrısı ve kusmadan şikâyetçi olduğunu söyledi.

Otopsi raporu Habash'ın alkol zehirlenmesi ve solunum yetmezliğinden öldüğünü doğruladı. Savcılık 10 Mayıs'ta adli tabibin vücudunda etil alkol izleri bulduğunu belirten bir bildiri yayınladı.

Habash'ın trajik ölümü sosyal medyada, çok geniş bir etki uyandırdı.

Abdelfattah Fayed adlı bir Twitter kullanıcısı attığı Tweet de  "Her şeyi reddedilen bir mahkûma alkol sağlamanın arkasında kim var, hapishane ziyaretlerine bile izin verilmiyor? Neden iyi bir hastaneye nakledilmedi? Duruşma öncesi gözaltı süresi sona erdikten sonra neden gözaltına alındı?" ifadelerine yer verdi.

9 Mart’ dan bu yana, Mısırlı yetkililer avukatların veya ailelerin Koronavirus salgını nedeniyle Mısır hapishanelerinde mahkûmlarla iletişim kurmasına izin vermiyor.

Mahmoud Kassab tweet'inde, "Hapishanede yanlışlıkla alkollü bir madde içtikten sonra öldüğünü söylüyorlar. Aklı başında biri buna inanır mı? İfadelerine yer verdi.

Adı gizli kalmak koşuluyla Al-Monitor Gazetesiyle ile konuşan bir Doktor, Habash’ın ölümüyle ilgili olarak, zehirli bir maddeyi içtikten sonraki ilk altı saat içinde kişinin midesinin yıkanması gerekirdi ve semptomları hafifletmek için ilaç verilmemeliydi. Bu durum Kesinlikle olanların tıbbi ihmalin sonucu olduğunu gösteriyor dedi.

Açıklamada bulunan Doktor, "mahkûmların birkaç kez kustuğunu söylemeleri, vücudunun toksinleri attığı anlamına gelir. Genellikle böyle durumlarda vücut zaman içinde kendini düzenler. Bu yüzden alkol zehirlenmesinden ölmüş olma ihtimalini uzak görüyorum" ifadelerini sözlerine ekledi.

Mart 2018'de Habash ve diğer altı kişi, ‘’Balaha’’ adlı bir şarkının videosunun yayınlanmasından iki gün sonra tutuklandı. Aralarında bulunan diğer bir şarkıcı Ramy Essam ise şu anda İsveç'te sürgünde.

Şarkı, Sisi'nin yeniden seçilmesiyle ilgili oylamanın olduğu sıralarda yayımlandı. Şarkının sanatsal değeri olmamasına rağmen YouTube'da 5 milyondan fazla izlendi.

"Balaha" lakabı, Sisi'ye, bir akıl hastanesinde tedavi edilen kibirli bir deliyi canlandıran Mısır komedisinde tek bir sahnede görünen komik bir karaktere atıfta bulunarak, onun muhalifleri tarafından verilmiş bir lakaptır.

Habash, diğer suçlamaların yanı sıra terör örgütüne karışmakla, sosyal medyayı kötüye kullanmak ve askeri kuruma hakaret etmekle suçlanıyordu.

Mısırda ki Askeri Rejim, 2013 yılında Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'yi deviren darbe sonrasında muhaliflerine zulmetmek için, duruşma öncesi kişilerin terör örgütüne karışma suçlamasıyla üzerlerinde baskı kurmaya devam ediyor.

Habash'ın ölümü, son 10 ay içinde aynı hücrede bulunan mahkûmlardan üçüncüsü oldu ve bu da birçok insan hakları örgütü tarafından, ülkede yayılan koronavirüs salgını ışığında Mısır'daki duruşma öncesi tutukluların ve siyasi mahkûmların hukuki ve tıbbi durumlarının sorgulamasına yol açtı.

Merkezi Cenevre'de bulunan Adalet Komitesi de dâhil olmak üzere çeşitli İnsan Hakları gruplarının 2019 ortak raporunda, Haziran 2014'ten 2018 sonuna kadar Mısır'da 449 mahkûmun öldüğü belirtiliyor. Adalet Komisyonu'nun hazırladığı bir raporda, Haziran 2013'ten Kasım 2019'a kadar tıbbi ihmal sonucu ölen 677 mahkûm da dâhil olmak üzere ölüm sayısının 917 olduğu ifade ediliyor.

Habash'ın hayatını kaybetmesinden iki gün sonra, bazı insan hakları grupları Mısırlı yetkililerin başta vicdan mahkûmları olmak üzere duruşma öncesi tutukluların derhal serbest bırakılmalarını talep etti.

En son 7 Mayıs'ta, Uluslararası Af Örgütü, tutuklanan 1,600 sanığın serbest bırakılması yönünde çağrıda bulundu.

Sisi ve destekçileri sık sık Mısır' da siyasi tutuklu olduğunu reddediyorlar. İnsan Hakları yetkilileri bu gibi mahkûmların sayısının 2019 yılında 41,000 olduğunu tahmin ettiklerini belirtiyorlar.

 

Haber Kaynak : Her Taraf


HABERLER