Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

YAZARLAR

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir


Metin Külünk 9. videoya saatler kala 16 tweet attı: Elçi sözcüdür

Peker'in 9. videosuna saatler kala '10 bin dolar alan siyasetçi' olduğu öne sürülen Metin Külünk, art arda 16 tweet attı: "Seçimle gelenler, görev alanlar devletin elçisidir. Elçi sözcüdür..."

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun, "Sedat Peker'den 10 bin dolar alan siyasetçi" sözlerinin hedefindeki isim olduğu ileri sürülen AK Parti MKYK üyesi ve eski milletvekili Metin Külünk, Peker'in 9. videosunu yayınlamasına saatler kala Twitter'dan açıklamalar yaptı. Art arda 16 Tweet atan Külünk, "Elçinin hukukunun korunması çok değerlidir Türkün töresinde..." dedi. 

Külünk'ün tweetleri şöyle:

- Türkiye’nin Enerjisi Kimleri Hareketlendirdi. Devlet “Canlı” varlık gibidir; bedeni, ruhu,dili ve eylemi vardır. Hafızası ve hayali vardır. Hatta heyecanları, üzüntüleri vardır. Türkiye Cumhuriyeti bin yılı aşkın büyük Türk devlet canlılığının son yüzyıldaki yaşanmışlığıdır.

- Dolayısıyla liderler, seçimle iş başına gelenler, görev alanlar bu canlı devletin elçisidir. Elçi sözcüdür. Elçinin hukukunun korunması çok değerlidir Türkün töresinde Türk Devlet tarihinde binlerce Elçi geldi ve görevlerini yapıp gittiler.

- Devleti varlık olarak yaşatan iki unsur vardır: Kaynak ve Birlik Kaynağınız bazen sadece toprağınız olur; bazen insan sayınız ve kaliteniz olur. Bazen de yer altı ve üstü kaynaklarınız olur. Birlik ise bazen inançta, bazen yaşanmışlıklarda, bazen hedefte oluşur.

- Türk Devleti için kaynak yüzlerce yıl hep toprak genişliği , birlik ise farklılıkları bir arada yaşatma tecrübesi oldu. Fakat çağımızda artık toprak kaynak olarak yetmiyor ve tecrübe de birliğe yetişmiyor.

- Çağımızda kaynak artık “Varlık Bilgi Akletme Veri Yapay Zeka ve Robotik Teknoloji olmak durumdadır. Birlik için ise “Devleti Markalaştırma”yı ortak hedef bilmek gerekir. Dolayısıyla, Petrol, Doğal Gaz, Madenler varsa o zaman önemli kaynağımız var demektir.

- Bilgi, Teknoloji varsa o zaman Devletin Markalaşması vardır. Dikkat! Türkiye’ye kaynak alanında ısrarla şu dayatılıyor: “Sen de kaynak yok!... Sen dünyadaki Endüstrilere ucuz insan kaynağı ol!...” ve birlik için ise şu kurnazca telkin yapılıyor:

- “Devletini Markalaştırmak küresel ölçekte bilgi, teknoloji gücü gerektirir; buna zaman yok! Diyorlar ki siz birliğinizi düğünlerde, derneklerde , partilerde kendini yaşatmakla yetin!...”. Bu asla kabul edilemez! Geçit verilemez!

- Türkiye’yi dünyanın kaynak haritasında “Küresel Endüstrinin Deposu”, “ Büyük ticaret akslarının konaklama tesisi” etiketleriyle sunmak hem topluma hem de devlete haksızlıktır.

- Elimizi vicdanımıza ve aklımıza koyalım: Geçmiş dönemlerde Türkiye’yi bu duruma düşüren politikalar hep var oldu. Ancak AK parti döneminde modern çağımızda “Endüstri kaynağı” ve “Devleti markalaştırma” hedeflerine yönelik büyük gayretler ve başarılar dönemi oldu.

- Doğal Gaz rezervi,Savunma Sanayi ve Bilişim Teknolojisine yatırım bu bağlamdaki gayretlerdir. Şimdi! Endüstri kaynakları ve Devleti markalaştırma yani markalar üretip, dünyaya kabul ettirip “Türkiye” denildiğinde Markaların akla gelmesi bizim devletimizin ana ekseni iken;

- Enerji ve Savunma sanayisinde büyük değişimler yaşanırken Millet ittifakından Doğal Gaz rezervleri bulunduğunda heyecan duyması ve bayram havasında açıklamalar beklerken;

- Maalesef ısrarla Devleti kaynak ve birlik alanında küresel güçlere şikayet eden; küresel endüstrilere depo olacak sınırda tutan politik açıklamalarda buluyoruz!

Devamı >>>




HABERLER