Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Merak bu ya: İngiltere’nin yeni başbakanı Müslüman biri olabilir mi?

Fehmi Koru, İngilizlerinin yaptığı “yanlışlar” ve az oranda seyretmiş olsa da enflasyondan dolayı istifa etmelerin yanında, bizim siyasetçilerin umarsız tavırlarına karşı; “Onlar tuhaf, bizler ise farklıyız. “notunu düşüyor..

Şu İngilizler gerçekten tuhaf insanlar…

Ülkelerinde %10 bile olmayan -%9.1- yıllık enflasyon var, gıda fiyatları altı ayda %12 civarında artmış diye, neredeyse milli yas ilan edecekler…

Her mahalle organize olmuş, geçim sıkıntısı çekenlere ‘foodbank’ adını verdikleri aşevlerinde çorba ikram ediyor, fakirlerin evlerine paket paket gıda maddeleri gönderiyorlar…

Daha enflasyon pandemi yüzünden bozulmadan, üç yıl kadar önce, Manchester United futbol takımının genç bir oyuncusu, ‘‘Fakir ailelerin çocukları yeterince beslenemiyor, devlet onlara süt sağlamaktan vazgeçti, bu işi halk olarak biz üzerimize alalım’’ çağrısı yapmış ve insanları harekete geçirmişti…

Bizde eskiden onun yaptığını kendiliğinden üstlenmiş hamiyetperver insanlar vardı; şimdi sanki herkes kulağı üzerine yatıyor…

Politikacılar zaten ülkemizde kimsenin aç ve açıkta olmadığı iddiasındalar.

İngilizlerin bir başka tuhaflığı daha biz bayram mahmurluğu yaşarken siyasi hayatlarında görülüyor.

Partisini uzun aradan sonra seçimden büyük bir zaferle çıkarmış, halkın yarısı referandumda ‘‘Avrupa Birliği’nden çıkalım’’ sonucu veren biçimde oy kullandığı halde selefleri milli iradeyi sağlamakta zorlanmışken, o işi alnının akıyla başarmış Boris Johnson bir-iki skandal yüzünden istifa etmek zorunda kaldı.

Korona günlerinde hükümet vatandaşlarını evlere kapatmışken, Boris Johnson, bir-iki kez başbakanlık konutunda yakın mesai arkadaşlarının yaşgünü kutlamalarına katılmış…

‘‘Halkı eve kapatmış, kendisi koyduğu yasağa uymuyor’’ haberleri gidişine yol açtı…

Gazetelerde çıkmış bir-iki haber yüzünden… 

Bir-iki konuda da yalan mı söylemiş ne…

Böylesine ‘sudan’ sebeplerle başbakan istifa mı edermiş?

Yalan söylemez mi politikacılar?

Neyse…

Daha da tuhaf işler şu sıralarda yaşanıyor…

Johnson’un istifasını getiren süreç en yakın mesai arkadaşlarından ikisinin, hazine ve maliye bakanı Rishi Sunak ile sağlık bakanı Sajid Javid’in adamın gözünün içine bakarak istifa etmesiyle başladı. Ardından kendisinin bakanlıklara getirdiği, milletvekili seçilmelerini sağladığı, önemli görevler vererek tanınmalarına sebep olduğu 50 kadar isim istifada onları takip etti.

Türkiye’den baktığımda bu tablo bana çok tuhaf geliyor…

Öyle makamlar bırakılır mı hiç?

Bu kadarla da kalmadı.

Şu ana kadar en az 10 Muhafazakar Parti üyesi ‘‘Boris’in yerine ben adayım’’ diye ortaya atıldı. 

Muhafazakar Parti’ye yakın ‘Sunday Telegraph’ gazetesinde dün adayların kendilerini tanıtma amaçlı girişimlerini okudum.

Gazete aday olduğunu söyleyen isimlerden bazılarıyla bayağı uzun mülakatlar yapmış; adamlar o makama layık olduklarını ispatlama fırsatı olarak görmüşler mülakatları, işbaşına geldikleri takdirde neler yapacaklarını -sanki hep bugünler için hazırlıklıymışlar gibi- gazete okurlarıyla paylaşmışlar…

Biri -daha önceki hükümetlerde dışişleri bakanlığı yapmış milletvekili Jeremy Hunt– başbakanlığı kendisini yenerek elde etmiş olan Boris Johnson’un hükümetinde bakan olmayışını o makamı hak etme sebebi olarak anlatıyor gazeteye verdiği mülakatta.

İsmini ilk kez öğrendiğim bir başkası –Grant Shapps– ‘‘Ben başbakan olursam, İngiltere daha büyür’’ iddialı bir makaleyle gazete okurlarının karşısına çıkmış…

Tuhaflık meydanda sanırım ama yine de biraz açayım: Hızla önemli bir seçime gidilen ülkemiz siyasi ortamında cumhurbaşkanı adayı olarak ortada yalnızca -aslında anayasaya göre aday olması imkansız- Tayyip Erdoğan’ın ismi var; başka kimse ‘‘Ben adayım, başa gelirsem şunları şunları yaparım’’ demiyor; buna karşılık İngiltere’de başbakanlığa talip 10 kadar isim daha ilk günden yarışa katılmış durumda.

Sanırım bu farklılık İngilizleri ‘tuhaf’ yapmaya yeterlidir.

Ancak tuhaflığı çok daha ileriye taşıyan bir durum daha var orada.

Gazete yazarlarından Inaya Folarin İman ‘‘Bir sonraki başbakan azınlık mensubu biri olmalı’’ başlıklı bir yazıyla konuya eğilmiş. Yazıda isimlerini verdiği aday adayları ya Hindistan’da doğmuş, ya Irak’tan öğrenim için gelip orada kalmış veya Nijerya kökenli biri… İki aday adayı –Nadhim Zahawi ve Sajid Javid– Müslüman.   

En güçlü aday Hint kökenli Rishi Sunak… Eşi Hindistan’da doğmuş, İngiltere’nin öndegelen zenginlerinden biri Sunak’ın…

Çok tuhaf bu İngilizler gerçekten…

Bakarsınız tuhaflığı bir adım daha ileri götürüp bir Müslüman başbakanları da olur.

Londra büyükşehir belediye başkanı birkaç kez seçilmeyi başarmış Müslüman biri –Sadiq Khan– zaten…

İstifa eden gazeteci kökenli Boris Johnson’un büyük dedesi de son Osmanlı hükümetinde içişleri bakanlığı yapmış gazeteci Ali Kemal değil miydi?

Bu bayram günü kafanızı daha fazla karıştırmak istemem; kafa karıştıracak bir şey de yok zaten.

Herkesten farklı oluşumuzla övünmez miyiz biz? Bu yazıyı da o niyetle okuduğunuzu sanırım.

Onlar tuhaf, bizler ise farklıyız.



Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir


YAZARLAR

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz