Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

YAZARLAR

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir


Meğer günlük açıklanan vaka değil hasta sayısıymış

CHP’li Murat Emir, bakanlığın 1512 günlük vaka sayısı açıkladığı 10 Eylül günü testi pozitif çıkan sayısının 29 bin olduğunu iddia etmişti. İddiayı bakan Fahrettin Koca da dolaylı olarak doğruladı: Her vaka hasta değildir.

Tartışmayı CHP Ankara Milletvekili Murat Emir’in açıkladığı, Sağlık Bakanlığı’nın Laboratuvar Bilgi Yönetim Sistemi’nden alındığı iddia edilen bir belge başlattı. 10 Eylül tarihli belgeye göre o gün Türkiye’de yapılan 158 bin testten 29 bin 377’si pozitif çıkmıştı. Halbuki aynı gün Sağlık Bakanı Fahrettin Koca vaka sayısını bin 512 olarak açıklamıştı.

Bilim Kurulu toplantısı sonrası basının karşısına geçen Sağlık Bakanı Koca, “Vaka sayısı ile hasta sayısı arasındaki karışıklığa açıklık getirmek istediğini” söyledi ve vaka derken bakanlığın ne kast ettiğini açıkladı:

“Her vaka hasta değildir. Çünkü testi pozitif çıktığı halde hiçbir semptom göstermeyenler var ve büyük çoğunluğu bunlar oluşturuyor. Semptomatik vaka hasta, asemptomatik vaka ise vaka”

Bu açıklamanın ardından bakana ‘asemptomatik pozitif vakalar tabloda yer alıyor mu, yer almıyorsa Türkiye’de kaç asemptomatik vaka var” sorusu soruldu, Bakan Koca “Semptomatik vaka hasta, asemptomatik vaka ise vaka. Bizim verdiğimiz günlük hasta sayısı. 29 Temmuz’dan itibaren günlük hasta sayısı olarak veriyoruz. Verdiğimiz bilgi bu” cevabını verdi.

Bakan Koca, “Vaka sayısı hasta sayısının ne kadar üstünde” sorusuna ise cevap vermedi.

Bakanın bu açıklaması üzerine iddianın sahibi CHP milletvekili Emir, “Sağlık Bakanı, 29 bin 377 vaka iddiamıza yanıt veremedi. Üstüne, belirti göstermeyen vakaların tabloya dahil edilmediğini de belirterek, iddiamızı doğrulamış oldu” tweeti attı.

CHP’li Emir,  önceki gün yaptığı açıklamada “10 Eylül’deki rakamları görüyoruz. Sağlık Bakanlığı’nın kendi sitesinden bu belge. O günkü toplam test sayısı 158 bin, negatif 128 bin 645, pozitif 29 bin 377 vaka görülüyor. Bu tablo Sağlık Bakanlığının vaka sayısından niye hasta sayısına geçtiğini de ortaya koyuyor. Bakana soruyorum, bu belge doğru mudur? Doğruysa, halka pembe tablo çizmekten vazgeçin” demişti.

Sağlık Bakanı Koca, basın toplantısında vaka ve ölüm sayılarıyla ilgili iddialara da yanıt verdi, “Covid – 19 kaynaklı tespit edilmiş ölümler 8 bin 62’dir. Daha az veya daha fazla değildir” dedi. Bakanın bu ölüm rakamlarının eksik olduğuyla ilgili iddialara cevabı şöyle:

“Ölüm bildiriminde kullanılan form yeni değildir. 2013 yılından beri kullanılmaktadır. Bu belgede yer alan ölüm şekli, diğeri ölüm nedenidir. Ölüm şekli hanesinin amacı şu bilgiyi vermektir; ölen kişi mesela silahlı saldırı gibi adli bir vakayla veya normal bir ölüm mü? Bu sorunun cevabı doğal ölüm veya adli vaka sonucu ölümdür. Bu haneye hastalığa bağlı doğal ölümün izahı için bulaşıcı veya bulaşıcı olmayan hastalık ibaresi de eklenmiştir.

“Kayıtlar onda birinin bulaşıcı hastalıktan, onda dokuzu ise bulaşıcı olmayan hastalık, yaşlılık ve benzeri olarak işaretlenmiştir. Buradan Covid-19 ölüm sayıları anlaşılmaz. Bulaşıcı tek hastalığın Covid-19 olduğunu düşünen varsa yanılıyor. Raporda ölüm nedeni hanesi asıl bilgiyi veren kısımdır. Bu hane de doktor tarafından onaylanarak gerçekleşmektedir. Hastanın onaylanmış ölüm nedeni bu hanede yer almaktadır. İstatistiklerde Covid-19 olarak gösterilmesi buradaki veriye dayanır.

“Belediyelerin e-devlet veri tabanında yer alan mezarlık bilgi sisteminde söz konusu ilde defin sayıları yer alır. Defin raporu kişilerin öldüğü ilde verilir. Üç ayrı yer üç ayrı il söz konusudur. Belediyelerin verileri kendi illerindeki defin sayılarını ortaya koyar. TÜİK verilerinde dağılım ölen kişilerin ikamet adresine göre yapılmaktadır. Kişi İstanbul’da yaşadığı halde ikamet adresi Sivas ise TÜİK onu Sivas olarak kaydeder. Dolayısıyla belediye ile TÜİK onu başka kaydeder. Bu farkı yılın 9. ayında görürsünüz. 11 il belediyesi verilerine bakıp, sonuç çıkarmak yanlıştır. Yılın sonu beklenirse TÜİK verileri ile diğer verilerin çakıştığı zaten görülecektir.

“Devletin ve salgınla mücadelenin itibarını zedelemek isteyen kendi itibarını zedeler. Birinin ölümünü saklamaya imkan yoktur. 2020 yılındayız. Hayatta olanı ölmüş gösteremeyeceğimiz gibi ölmüş kişiyi hayatta gösteremeyiz. TÜİK verilerine göre 2019 yılında 329 bin 274 ölüm gerçekleşmiştir. Yıllık öngörülen yüzde 2.2 oranında artışla bunun şimdi 336 bin 518 olması beklenmektedir. Şu ana dek Covid-19 kaynaklı ölümler dahil 339 bin 26 ölüm gerçekleşmiştir. Aradaki fark 7 bin 244’tür. Covid-19 kaynaklı tespit edilmiş ölümler 8 bin 62’dir. Daha az veya daha fazla değildir.”


Haber Kaynak : Serbestiyet


HABERLER