Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

YAZARLAR

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir


Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici: "Katarlı öğrencilere sınavsız tıp eğitimi" iddiasını yayınlayanlar açık düzeltme yapmalı, özür güveni tazeler

Faruk Bildirici: "Önemli olan yanlışı aynı hızla ve açık bir dille düzeltmek. Hatayı düzeltmemek, düzeltirken de bunu gizlice yapmak okurun güvenini sarsar." ifadelerinin kullandı.

“Katarlı gençlere Türkiye’de sınavsız tıp eğitimi hakkı verildi” haberi dün sabah Sözcü, Cumhuriyet ve T24 başta olmak üzere birçok internet sitesinde yayımlandı.

Oysa Resmi Gazete incelendiğinde protokolün başlığı bile “askeri sağlık alanında eğitim ve işbirliği." Protokoldeki tanımlar bölümünde, “misafir öğrenci” de “taraflardan birinin gönderdiği mezuniyet öncesi silahlı kuvvetlerin asker veya sivil öğrencileri” olarak tanımlanıyor. Türkiye ve Katar arasındaki iş birliği alanlarının başında da tıp fakültesi, diş hekimliği fakültesi, eczacılık, hemşirelik geliyor; bu alanlarda “öğretim elemanı ve öğrenci değişimi” yapılacağı belirtiliyor.

Dolayısıyla bu protokolün bütün Katarlı öğrencileri kapsamadığı açık. Türkiye ve Katar’ın tıp, eczacılık, diş hekimliği vb. alanlarda eğitim görmek üzere birbirine göndereceği “silahlı kuvvetlerin asker veya sivil öğrencilerin değişimini” kapsıyor. Ayrıca gelecek “misafir öğrenciler”, Türkiye’nin mevzuatına göre seçilecek; kontenjanlar da iki ülkenin eğitim kurumları tarafından belirlenecek.

Bu nedenle Katarlı gençlerin tümünün Türkiye’de sınavsız tıp eğitimi yapabileceği haberi yanlış. Hatta Milli Savunma Bakanlığı’nın açıklaması sonrasında bu haberlerin “sadece Katarlı askeri personel ile askeri okul öğrencilerine yönelik olduğu” haberleri de eksik. Çünkü bu bir öğrenci değişim programı, iki ülke de birbirine askeri öğrenci gönderecek. Ama bu öğrenciler arasında silahlı kuvvetlerin sadece askeri öğrencileri değil, sivil öğrencileri de olacak.

Bu tip yanlış haberler, protokol gibi resmi metinlerin dikkatli okunmamasından, bilgi eksikliğinden ya da başka bir internet sitesinden sorgulamadan aktarmaktan kaynaklanabiliyor. Özellikle internette kontrol mekanizmaları sürat kurbanı olabiliyor.

Ama önemli olan yanlışı aynı hızla ve açık bir dille düzeltmek. Hatayı düzeltmemek, düzeltirken de bunu gizlice yapmak okurun güvenini sarsar. Doğru olan, hata yaptığını açıkça kabul etmek ve özür dilemektir. Bu tavır okura, “Evet hata yaptık ama bir daha olmaması için çaba harcayacağız. Biz sadece ve sadece gerçeğin peşindeyiz” güvencesi vermektir. Böylece okurun güvenini tazelenir.

T24’ün de yanlışı düzeltmekle kalmayıp, düzeltme haberine “T24'ün de verdiği 'Katarlı gençlere Türkiye'de sınavsız tıp eğitimi olanağı tanındığı' haberi yalanlandı” başlığını koyması, haberin sonunda okurlar ile haberin muhataplarından özür dilenmesi son derece değerli. Türkiye gazeteciliğinde maalesef nadir görülen bu samimi davranış, okurun güvenini artıracaktır.

Bu haberi yanlış başlık ve içerikle kullanan tüm medya kuruluşlarına da özür dilemelerini ve düzeltmeyi açıkça, gizlemeden yapmalarını öneriyorum.




HABERLER