YAZARLAR

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir


Maske savaşları kapıda

Milli Gazete yazarı Abdülkadir ÖZKAN ANALİZ ETTİ...

Koronavirüs ile mücadele tüm dünyada yürütülürken yeni bir virüs ortaya çıktı. Bu virüsün adı ‘maske.’ Çünkü uzaya gitmekle övünen ülkeler, medeniyetin sahibi olduklarını övünerek savunanlar virüs ile mücadele konusunda ihtiyaç olarak öne geçen eldiven ve özellikle de maske üretiminde sınıfta kaldılar. Hem de öylesine sınıfta kaldılar ki, sanki virüs ortadan kaldırılsa bile maske savaşlarının etkileri devam edip gidecek. Çünkü ülkeler arasında ithalat yoluyla maske temini gündeme gelince bazı ülkeler bir başka ülkenin satın aldığı maskelere yolda el koymaya başladı. Böyle bir tavrın eskiden tek adı vardı: Korsanlık.  Günümüzde ne ad koymak gerekiyor bilemiyorum.

Maske üretmek zor olmadığı gibi, büyük teknolojik aletlere de ihtiyaç duymuyor. Var olan araç gereçleri bu işe tahsis etmek, kapasitelerini kısa sürede artırmak mümkün. Buna rağmen virüsün ortaya çıkışından bu yana yaklaşık 4 ay geçmiş olmasına rağmen, ülkelerin gerekli maske üretimini gerçekleştirememiş olmalarının şahsen makul bir izahını bulamıyorum. Virüse karşı bazı ülkelerde aşı üretimi konusunda maske üretiminden daha fazla mesafe alındığı düşünüldüğünde yaşanan maske krizini anlamak güçleşiyor. Sanki bir gizli el yeteri kadar maske üretilmesini engelliyor, ülkeler bir maske savaşına sürüklenmek isteniyor görüntüsü ortaya çıkıyor.

Akla gelen bir başka husus ise daha önceki yazılarımda da dikkat çekmeye çalıştığım, koronavirüs ilk çıktığı günlerde sanki fazlaca ciddiye alınmamış ki, böylesine hazırlıksız yakalanıldı. Çünkü ilk aylar maske takma konusunda ülkeler fazlaca istekli değildi. Hatta yapılan açıklamalarda maskenin hastalığın önlenmesi hususunda yeterince uyarıcı olunmadı. Bugün her fırsatta maske takmanın çok önemli olduğu vurgulanırken, başlarda böyle bir vurgu gündeme gelmedi. Hatta maske takmanın virüsün bulaşmasını önlemede fazlaca etkisi olmadığı gibi bir yaklaşım sergilendi. Ne var ki şimdilerde maskenin küresel sistemi değiştirecek bir etkiye yol açtığı ileri sürülüyor. Gerçekten maske ülkeleri karşı karşıya getirir mi? Getirirse bu durdum kalıcı bir kırgınlığa yol açar mı, sorularına net bir cevap vermek şimdilik mümkün değil ama maskenin küresel sistemi değiştireceği şeklinde gazetelerde manşet atılması ister istemez insanları tedirgin ediyor.

Başlangıçta aylarca beklemeden salgının ilk günlerinde maske takmanın arabada emniyet kemerini takmakla eş anlamda önemli olduğu vurgulanabilseydi sanıyorum ülkelerde üretim konusunda daha hassas davranır, ülkelerin karşı karşıya gelmesine, başkalarına ait maskelere el koymak gibi bir eşkıyalığın gündeme gelmesi engellenmiş olurdu. Maske konusu böylesine gündeme geldiğinde ilk aklıma gelen, “Maske üretmek uzaya gitmekten zor mu?” sorusu gelmişti. Çünkü ortaya ciddi bir maske krizi çıktı. İnsanlar bir yandan salgına karşı mücadele ederlerken pek çok ülkede öncelikli olarak maske temin etmek için uğraşılıyor.

Krizin ortaya çıkması ile birlikte insanlar olayın ciddiyetinin farkına varabilmiş ve kendi olağanüstü hallerini ilan edebilselerdi belki bugün böylesine bir maske telaşı söz konusu olmayabilirdi. Ancak, aylarca maskenin önemi gerektiği gibi gündeme gelmedi,  getirilmedi. Bu arada bir takım fırsatçılar devreye girip, salgın öncesi 50, 100 kuruşa alınabilen maskeler 5-10 liraya satılmaya başlayınca birden bire maskenin önemi anlaşılmaya başlandı. Galiba insanlarda bir hastalığın öneminin anlaşılması için, hastalığın kendimizin olmasa bile yakınlarımızın kapısını çalması gerekiyor. Keşke böyle olmasa iş işten geçmeden gerekli tedbirler alınabilse.

Haber Kaynak : Milli Gazete


Anahtar Kelimeler: Maske savaşları kapıda