KÜRESEL SİYASET SENARİSTLERİ

Mustafa KALABALIK'IN ANALİZİ...

Gündemde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaklaşan 13 Kasım Amerika ziyareti var.

Gidecek mi? Gitmeyecek mi? 

Giderse Başkan Trump’a ne diyecek? Ne konuşulacak?

Bir de ABD Temsilciler Meclisinin bazı bakanlara yaptırım kararlarını da hatırlatmak gerek!

Amerika’nın Sesi’ndeki ve bizim medyamızdaki haberlere göre Türkiye’ye karşı planlanan yaptırımlar şu başlık ve maddeleri içeriyordu:

Kısım 1: Türk hükümetinden şu liderlerin ABD’deki mal varlıkları üzerinde yaptırımlar.

Yaptırım kararlarındaki bu isimler ise; Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ve Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez olarak açıklanmıştı.

Kısım 2: Türkiye’yle askeri işlemlere uygulanacak yaptırımlar

Kısım 3: Türk enerji sektörüne yaptırımlar

Kısım 4: ABD askeri yardımının yasaklanması

Kısım 5: CAATSA (S-400)

Kısım 6: Yaptırımlardan muaf tutulacak alanlar

Kısım 7: Talep edilen raporlar. 

Ve bu yaptırım kararlarına göre de, Recep Tayyip Erdoğan ve ailesinin de dahil edileceğine dair haberler! 

Ayrıca ABD’de TÜRGEV ve Ensar Vakfı ile birlikte New York’ta kurulan “TÜRKEN Vakfı”na bakalım uzanacak mı bu yaptırımlar!

Kısım 8: Vize kısıtlamaları

**

Geçmişte subliminal mesaj vermek üzere hazırlanan film, dizi, reklam vs.‘nin, artık günümüzde alenileşen bir tanıtım ve uyarı aracı olarak kullanıldığını zaman zaman kaleme aldığım yazılarımda okurlarla paylaşıyorum.

Bazı dizi ve filmlerdeki konu ve söylemlerin günlük siyasetin dili ve üslubu olmasından ziyade, bazı bölümlerinde de geleceğe dair olacakların habercisi olduğu gibi bir durumla da karşılaşıyoruz.

Tabii bu karşılaştırmayı yapılma süreci tamamlandığında anlayabiliyoruz ya da yorumlayabiliyoruz…

Sadece şu anda içinde bulunduğumuz ABD yaptırım tehditleri için, Netflixte yayınlanan “Designated Survivor” dizisinin 2. Sezonu 7. bölümünü izlemenizi öneririm.

Dizinin ilk bölümünün 15 Temmuz 2016 kalkışmasından sadece iki ay sonra, 21 Eylül 2016’da yayınlandığını da dikkatinize sunarım…

Bir NATO toplantısında Türkiye Başkanı sıfatıyla Başkan Turan ile ABD Başkanı Kırkman arasındaki diyaloglarda, Başkan Turan’ın NATO’dan çekilme tehdidi ile “Şahin” adındaki kişinin Türkiye’ye iade edilmesi talebi ele alınıyor. 

Dizideki Şahin’in gerçek hayatta kim olduğu da tartışılmaz: F. G.

Yine dizinin bu bölümünde ABD’de bir yardım derneğinin Türkiye hükümetine ve doğrudan Başkan Turan’a para aktardığına dair diyaloglar da mevcut. 

Başkan Kırkman bu kozu Başkan Turan’a karşı bir hamle olarak kullanmak istiyor.

Ve Şahin’i Türkiye’ye göndermesi halinde, kesin olarak bir iç savaş çıkacağına dair tehdit vari cümleler kuruyor…

Gelelim yine günümüze!

13 Kasım’da Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD Başkanı Trump ile görüşmeye gidecek mi? Gitmeyecek mi?

Trump’un tehdit ve hakaret eden mektubuna cevap ne olacak?

Erdoğan Trump’a ve ABD’ne ne cevap verebilecek..!

Siyasetimizin geleceğinin haberlerini almak ve daha farklı açılarla değerlendirmek için, sanırım daha fazla yabancı dizi izlememiz gerekecek. 

Anlaşılan küresel siyaset senaristleri yeni filmler çevirmeye, üretmeye devam ediyor ve edecek!

Merakla bekliyoruz!

Mustafa Kalabalık, yazar

Haber Kaynak : Ocak Medya


Anahtar Kelimeler: KÜRESEL SİYASET SENARİSTLERİ

HABERLER