Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

YAZARLAR

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir


Kurban Rehberi

İlahiyatçı yazar Mehmet Gündoğdu analiz etti...

A-Kurban

Tanım

Sözlükte, yaklaşmak, Allah’a yakınlaşmaya vesile olan şey anlamlarına gelen kurban; Dini bir terim olarak, Allah’a yaklaşmak ve O’nun rızasına ermek için, ibadet maksadıyla, belirli şartları taşıyan hayvanı usulüne uygun olarak kesmeyi ve bu amaçla kesilen hayvanı ifade eder (İbn Abidin, Reddu’l-Muhtar, VI, 312).

Kurban Bayramında kesilen kurbana udhiye, hacda kesilen kurbana ise hedy denir.

Kurban kesmekle kimler yükümlüdür?

1-akil, baliğ (akıllı, ergen),

3-dinen zengin sayılacak kadar mal varlığına  (80. 18 gr. altın veya bunun değerinde paraya sahip olan)

3-mukim(yerleşik yolcu olmayan) olan bir Müslümanın yerine getireceği mali bir ibadettir. (Merğinani, el-Hidaye, IV, 70).

İster nami (artıcı) olsun isterse nami olmasın temel ihtiyaçlarından ve borcundan başka,

80. 18 gr. altın veya bunun değerinde para veya eşyaya sahip olan kişi dinen zengindir. Dolayısıyla bu kişi Allah’ın kendisine bahşetmiş olduğu nimetlere şükran ifadesi ve Allah yolunda fedakârlığın nişanesi olarak kurban kesmelidir. (Mevsıli, el-İhtiyar, İstanbul, I, 99-100, 123; V, 723; İbn Abidin, Reddu’l-Muhtar, VI, 312).

Karı koca ayrı ayrı kurban kesmeli mi?

İbadetlerde sorumluluk ve bu sorumluluğun bir neticesi olan ceza ve mükafat da bireyseldir. Bu nedenle, eğer karı-kocadan her ikisi de dinen ayrı ayrı zengin hükmündeyseler ikisine de kurban düşer.

Ama kadın kendi malını tamamen kocasının emrine vermişse, veya kese bir ise, aileden bir kurban kesilmesi yeterlidir. Kadının müstakil mal ayrılığı varsa, kazancı ayrı ise, mükellefiyet ayrılığı da var demektir. Ayrı ayrı kurban kesmelidirler.

Hangi, Hayvanlardan Kurban olur?

Kurban; koyun, keçi, sığır, manda ve deveden olur. Bunların dışındaki hayvanlar (kümes hayvanları) kurban olarak kesilemezler.

Şu şartla ki; Bu hayvanların kurban olarak kesilebilmesi için, koyun ve keçinin bir, sığır ve mandanın iki, devenin ise beş yaşını doldurmuş olması gerekir.

 Ancak, 8 ayını tamamlayan koyun bir yaşını doldurmuş gibi gösterişli olması halinde kurban edilebilir. (Keçide bu yoktur.)

Hangi hayvanlar ortak olarak kesilebilir.

Koyun veya keçinin bir kişi tarafından; sığır, manda ve devenin ise, yedi kişiye kadar ortaklaşa kurban olarak kesilebileceği Hz. Peygamber’in hadisleri ve uygulamalarla sabittir (Ebû Dâvûd, Dahâyâ, 7-8).

Ortak olarak kurban edilebilen hayvanlar, tek veya çift sayıda ortaklar tarafından kurban edilebilir.

Kurbanlık hayvanlarda cinsiyet ayırımı var mıdır ?

Hz. Peygamber’in hadis ve uygulamalarında, cinsiyet ayrımı yapılmaksızın kurbanlık hayvanların vasıfları belirlenmiştir.

Bu itibarla kurban olup olmaması açısından hayvanların erkek veya dişi olması arasında bir fark yoktur. Ancak, toplumun ihtiyaç ve anlayışları göz önünde bulundurularak, küçükbaş hayvanlarda erkeğinin, sığır cinsinde ise dişisinin kurban edilmesinin faziletli olduğu kabul edilmiştir.

Bu görüşler, toplum menfaati göz önünde bulundurularak ortaya konmuştur. Dişi sığırların kurban edilmesinin üretime zarar vermesi halinde, erkek sığırların kurban edilmesi toplum yararı açısından daha faziletlidir. Bu itibarla, ekolojik denge, toplumun ihtiyaçları ve diğer şartlar göz önünde bulundurularak hangi cins hayvanların öncelikli olarak kurban edilmesinin uygun olacağı belirlenmelidir.

Kurban edilecek hayvanlar hangi nitelikleri taşımalıdır.

Kurban edilecek hayvanın, sağlıklı, azaları tam ve besili olması, hem ibadet açısından, hem de sağlık bakımından önem arz eder.

Bu nedenle;

1-kötürüm derecesinde hasta,

2-zayıf ve düşkün, yürüyemeyecek derecede topal

3-bir veya iki gözü kör,

4-boynuzlarının biri veya ikisi kökünden kırık,

5-dili, kuyruğu, kulakları ve memesi kesik,

6-dişlerinin tamamı veya çoğu dökük hayvanlardan kurban olmaz.

Ancak, hayvanın doğuştan boynuzsuz olması,veya boynuzları çıkmaması için Elektirik verilerek yakılmış olması, şaşı, hafif hasta, bir kulağı delik veya yırtılmış olması, kurban edilmesine mani teşkil etmez.

Kurban kesmenin zamanı?

Kurban kesim vakti, bayram namazı kılınan yerlerde bayram namazı kılındıktan sonra; bayram namazı kılınmayan yerlerde ise, fecirden (sabah namazı vakti girdikten ) sonra başlar. Hanefilere göre bayramın 3. günü akşamına kadar devam eder. (Merğinani, el-Hidaye, IV, 72).

Şafiilere göre ise 4. günü de kurban kesilebilir (Maverdi, el-Havi’l-Kebir, Daru’l-Fikr, Beyrut, ts. , XV, 284; İbn Rüşd, Bidayetü’l-Müctehid, Mısır, 1975, I, 436). Kurban bu süre içinde gece ve gündüz kurban kesilebilir. Ancak kurbanların gündüzleri kesilmesi uygundur. Bayramın birinci günü kesmek daha faziletlidir.

Kurban nasıl kesilir?

Kurban edilecek hayvana acı çektirilmemeli ve eziyet verilmemelidir. Hayvanlar ehil kişiler tarafından kesilmeli ve kesim işlemi süratli bir şekilde yerine getirilmelidir. Ayrıca, çevre temizliği için gerekli tedbirler alınmalıdır.

Hayvanların, birbirlerinin kesimini görecek şekilde yan yana bulundurulmamalarına özen gösterilmelidir. İster kurban niyetiyle olsun ister başka bir amaçla olsun hayvan kesilirken besmele çekilmesi gerekir. Hayvanın kesimi esnasında besmele kasten terk edilirse o hayvanın eti yenilmez.

Ancak kasıtsız ve unutularak besmele çekilmezse bu hayvanın eti yenilir. Kurban kesilirken;

 “Bismillahi Allahü ekber” denilir ve şu ayetler okunur

 اِنَّ صَلَات۪ي وَنُسُك۪ي وَمَحْيَايَ وَمَمَات۪ي لله رَبِّ العٰا لَمِين  لاٰ شَرِكَ لَهُ وَ مٰا اَناَ مِنَ المُشْرِكِين. 

Okunuşu: Kul inne salâtî ve nüsükî ve mahyâye ve memâtî lillahi Rabbi’l- lemîn lâ şerîke leh. Ve bi zalike umirtü ve ene evvelü’l müslimîn. (En’am 6/ 162-163)

Meali: “Benim namazım, (her türlü) ibadetim, hayatım ve ölümüm, hepsi âlemlerin rabbi olan Allah içindir. O’nun ortağı yoktur. Bana sadece bu emrolundu ve ben müslümanların ilkiyim.”

  اِنّ۪ي وَجَّهْتُ وَجْهِيَ لِلَّذ۪ي فَطَرَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ حَن۪يفًا وَمَآ اَنَا۬ مِنَ الْمُشْرِك۪ينَveya                                          

(Okunuşu: İnnî veccehtü vechiye lillezî fatare’s-semâvâti ve’l-arda hanîfen ve mâ ene min’el-müşrikîn.) (En’am 6/ 79)

Meali: “Ben, O’nun birliğine inanarak yüzümü, gökleri ve yeri yoktan yaratan Allah’a çevirdim ve ben müşriklerden değilim.”

Kurban etinin taksimi?

Hz. Peygamber (s.a.s.) kurban etinin üçe taksim edilip, bir bölümünün kurban kesemeyen yoksullara dağıtılmasını, bir bölümünün akraba, tanıdık ve komşularla paylaşılmasını, bir kısmının da evde yenmesini tavsiye etmiştir (Ebu Davud, Dahaya, 10).

Ailenin fakir olması durumunda etin tamamı da evde bırakılabilir (Tahavi, Şerhu Meani’l-Asar, Beyrut 1399, IV, 185). Ancak, durumu iyi olan Müslümanların, toplumda muhtaçların arttığı bir dönemde kurban etlerinin çoğunluğunu hatta tamamını dağıtmaları daha uygun olur.

B-Kurban Hakkında sorulan sorulara cevaplar

Vekalet yolu ile kurban kesmek?

Kurbanı, kişinin kendisi kesebileceği gibi, vekâlet yoluyla başkasına da kestirebilir (Fetavay-ı Hindiyye, 1991, V, 302). Zira kurban, hac ve zekat gibi gibi mal ile yapılan bir ibadettir; mal ile yapılan ibadetlerde ise vekalet caizdir. (Mevsili, İhtiyar, I, 170).

 Vekalet yoluyla kurban kestiren kişi kendi bulunduğu yerde müslüman birisine vekalet verebileceği gibi, başka bir şehirde veya ülkede müslüman kişi veya bir kuruma da vekalet verebilir.

Vekalet, sözlü veya yazılı olarak ya da telefon, internet, faks ve benzeri iletişim araçları ile verilebilir. Vekil tayin edilen kişi veya kurum aldığı vekaleti gereği gibi yerine getirmelidir.

Kurban yerine bedelini sadaka olarak vermek?

İbadetlerin; şekil, şart ve rükünleri olduğu gibi hikmetleri, amaçları ve teşri gerekçeleri de vardır.

Her ibadetin bir yapılış şekli vardır. Kurban ibadeti de ancak kurban olacak hayvanın usulüne uygun olarak kesilmesiyle yerine getirilebilir (Fetavay-ı Hindiyye, V, 291). Zira İbadetlerdeki bu özelliklerin birbirinden ayrı düşünülmesi mümkün değildir. Hayvanın kesilmesi kurbanın rüknüdür (Kasani, Bedaiü’s-sanai, V, 66).

Bedelini infak etmek suretiyle, kurban ibadeti yerine getirilmiş olmaz. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.s.) de, kurban meşru kılındıktan sonra her yıl bizzat kurban kesmek sureti ile bu ibadeti yerine getirmiştir (Buhari, Hac, 117, 119; Müslim, Edahi, 17).

 Hz. Peygamber (s.a.s.); kurban bayramında, Allah katında en sevimli ibadetin kurban kesmek olduğunu, kurbanın kesilir kesilmez Allah katında makbul olacağını ve kurban edilen hayvanın her bir parçasının kişinin hayır hanesine kaydedileceğini ifade etmiştir (Tirmizi, Edahi, 1).

Allah Teala’nın rızasını kazanmak niyetiyle, karşılıksız olarak fakir ve muhtaçlara yardım etmek, iyilik ve ihsanda bulunmak da Müslüman’ın önemli vazifelerinden biridir. Zaruret derecesinde ihtiyaç içerisinde bulunan kimseye yardım etmek dinimizde farz kabul edilmiştir.

Ancak, bu iki ibadetin birbirinin alternatifi olarak sunulması doğru değildir. Bu sebeple kesme olmadan hayvanı, sadaka olarak bir kişiye vermek kurban yerine geçmez (İbn Abidin, Reddu’l-Muhtar, VI, 313).

Aynı şekilde kurban bedelini de yoksullara ya da yardım kuruluşlarına vermek suretiyle, kurban ibadeti ifa edilmiş olmaz (Serahsi). Ancak hayır, Hasenat yapılmış olur.

Kredi kartı ile kurban satın alınır mı?

Kurban kesmekle mükellef olan şahıs, satın alacağı hayvanın bedelini peşin olarak verebileceği gibi, vadeli veya taksitli olarak da verebilir. Bu bağlamda bedelin kredi kartıyla ödenmesi kurbanın sıhhatine engel teşkil etmez.

Ancak kredi kartı borcunu, ödeme tarihinde ödemek ve gecikmeden kaynaklanan faizli işleme düşmemek gerekir. Kredi kartı ile taksitli kurban alırken, taksit yapma karşılığında bankaya ilave bir ücret ödenmesi durumunda ise, kesilen kurban geçerli olmakla birlikte, faizli işlem sebebiyle ayrı bir günah söz konusu olur.

Banka kredisi ile kurban satın almak?

Kurban kesmek, akil, baliğ, dinen zengin sayılacak kadar mal varlığına sahip ve mukim olan bir Müslüman’ın yerine getireceği mali bir ibadettir (Merğinani, el-Hidaye, IV, 70).

İster nami (artıcı) olsun isterse nami olmasın temel ihtiyaçlarından ve borcundan başka 80. 18 gr. altın veya bunun değerinde para veya eşyaya sahip olan kişi dinen zengindir.

 Dolayısıyla bu kişi Allah’ın kendisine bahşetmiş olduğu nimetlere şükran ifadesi ve Allah yolunda fedakarlığın nişanesi olarak kurban kesmelidir (İbn Abidin, Reddu’l-Muhtar, VI, 312).

İster vacip olduğu için, isterse nafile olarak kurban kesen birisinin kurbanını peşin alabileceği gibi, borçlanarak satın alabilir. Bu, kurbanın sıhhatine engel teşkil etmez.

Fakat kredi alması durumunda faiz ödeyecekse, faiz verme yasağını (Bakara, 2/275-279; Müslim, Müsakat, 105-106; Ebu Davud, Büyu’, 4) işlediği için günaha girmiş olur.

Maddi durumu iyi olmayan kişinin böyle yöntemlere başvurması yerine kurban kesmemesi daha uygundur.

Taksitle Kurban satın almak?

Kurban Allah’a yaklaşmak niyeti ile yerine getirilen bir ibadettir. Bu amaç ise ancak kişinin kendi mülkiyetindeki hayvanı kurban etmesi ile gerçekleşir (Kasani, Bedaiü’s-sanai, V, 76).

 Mülkiyet, hayvanın bizzat yetiştirme, hibe veya miras yolu ile olabileceği gibi satın alma yolu ile de gerçekleşebilir. Esasen vadeli satış caizdir (Mevsili, İhtiyar, II, 184-185).

Taksit ise, borcun ödenmesinin belirli birkaç zamana vadeli olarak geciktirilmesidir (Mecelle md. 157). Buna göre taksitlendirme yolu ile satın alınan bir mala satın alan sahip olduğuna göre, bu yolla alınan bir hayvanın kurban edilmesinde bir sakınca yoktur.

Ölmüşler için Kurban?

Dinimizde ölü kurbanı veya kabir kurbanı diye bir kurban çeşidi yoktur. Ancak, sevabı ölüye bağışlanmak üzere kurban kesilebilir.

Ayrıca, kurban borcu olup, hayatta iken vasiyet eden kişinin bıraktığı miras yeterli ise mirasçıları tarafından vasiyetinin yerine getirilmesi gerekir.

Tabiinden olan Haneş’den rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: “Ben Ali’yi (r.a.) iki koçu (birden) kurban ederken gördüm de kendisine; ‘Bu da nedir? ‘ diye sordum. ‘Rasulullah (s.a.s.) (sağlığında) kendi yerine bir kurban kesmemi vasiyet etti. İşte ben de onun yerine kurban kesiyorum. ‘ cevabını verdi.” (Ebu Davud, Dahaya, 2; Müsned, I, 107, 149).

Bu rivayette Hz. Ali kurbanı kesme gerekçesi olarak Hz. Peygamber (s.a.s.)’in kendisine bunu vasiyet etmesini göstermiştir. Buna göre vasiyeti yoksa ölen kimseler için mirasçılarının kurban kesmeleri gerekmez.

Ancak bir kimse, sevabını ölmüş bulunan anne veya babasına yahut diğer yakınlarına bağışlamak üzere, çeşitli hayır kurumlarına, fakir ve muhtaç kişilere hayır, hasanat, yapabileceği gibi  kurban da kesebilir.

Ölenin kendisi için kurban kesilmesine dair vasiyeti yoksa kesen kimse, bu kurban etini fakirlere yedirebileceği gibi, kendisi ve zenginler de yiyebilir.

Ancak ölen kişinin vasiyeti varsa, tamamen fakirlere yedirilmesi veya dağıtılması gerekir (Fetavay-ı Hindiyye, 1991, VI, 115).

Ölmüşler için kurban kesmek mi?  yoksa onlar için hayır yapmak, sadaka vermek mi ?  daha öncelikli konusuna gelince;

Sadakanın ölen kişiye faydası olduğu mevzuunda Ehl-i Sünnet âlimleri ittifak etmişlerdir. Peygamber (s.a.v)’in buna delalet eden hadisleri vardır.

İbn Abbas (r.a)’ın rivayet ettiği bir hadis-i şerifte ise şöyle buyurulmaktadır:

“Bir adam gelerek: “Ey Allah’ın Resulü! Annem vefat etti. Ben onun için tasaddukta bulunsam ona faydası olur mu?” diye sordu. Peygamberimiz: “Evet.” deyince, adam; “Benim bir meyveliğim var. Sizi şâhid kılıyorum, onu annem için tasadduk ediyorum.” dedi.( Buhari, Sahih, Vesaya, 15, 20, 26.)

Yapılan hayır-u hasenat, verilen sadaka ister kişinin evladı gibi birinci derecede bir yakını isterse başkaları tarafından verilsin, sadakanın sevabının ölüye ulaşacağında ittifak olduğu bildirilmektedir.

Nesâî’nin rivayetinde Sa’d bin Ubâde, önce vefat eden annesi adına sadaka verip veremeyeceğini sorar Resulullah’tan. Cevap müspet olunca bu defa hangi sadakanın efdal olduğunu sorar. Bunun üzerine, “su” cevabını alır.(Nesei, Sünen, Vesaya, 9).

Bu Hadis-i Şerif’lerden anlaşılacağı üzere, öncelik Sadaka-i câriyededir.

Kurban aldıktan sonra ortak almak?

Büyükbaş hayvanlar bir kişiden yedi kişiye kadar ortak olarak kurban edilebilir. Böyle bir hayvan, yedi kişiye kadar ortak olarak satın alınabileceği gibi, alındıktan sonra veya elde bulunan büyükbaş hayvana yedi kişiyi geçmemek kaydıyla başkaları da ortak edilebilir (İbn Nüceym, el-Bahru’r-Raik, VIII, 198).

Ancak bunun için  diğer bütün ortakların razı olması gerekir (Fetavay-ı Hindiyye, Daru’l-Fikr, 1991, V, 305).

Kurban derisi kasap ücreti olarak verilir mi ?

Kurbanın derisi veya herhangi bir parçası, herhangi bir şeyin veya işin ücreti olarak verilmez.

Nitekim Hz. Ali’nin (r.a.) şöyle dediği rivayet edilmiştir: “Rasulüllah (s.a.s.), develer kesilirken başında durmamı, derilerini ve sırtlarındaki çullarını fakirlere paylaştırmamı emretti ve onlardan herhangi bir şeyi kasap ücreti olarak vermeyi bana yasakladı ve “kasap ücretini biz kendimiz veririz”  buyurdu.” (Müslim, Hac, 348; Buhari, Hac, 120; Buyu, 21)

Borçlunun Kurban kesmesi?

Kurban, zorunlu ihtiyaçları ve borçları dışında belirli (nisap) miktarda mala sahip olan kişiye vaciptir. Hz. Peygamber (s.a.s.) imkan bulduğu halde kurban kesmeyenlerle ilgili ağır ifadeler taşıyan hadisiyle (İbn Mace, Edahi, 2), bir taraftan kurban ibadetinin imkan bulmaya, güç yetirmeye bağlı olduğunu ifade ederken, bir yandan da güç yetirenin kurban kesmesinin gerektiğine işaret etmektedir.

Buna göre kurban ibadetiyle yükümlü olabilmek için belli bir mali imkana sahip olmak gerekir ki, bunun ölçüsü de, ister nami (artıcı) olsun isterse nami olmasın, üzerinden bir yıl geçmiş olsun ya da olmasın, temel ihtiyaçları ve borçlarından başka, nisap miktarı mala sahip olmaktır.

Temel ihtiyaçlarından ve borcundan başka 80. 18 gr. altın veya bunun değerinde para veya eşyaya sahip olan kişi dinen zengindir ve kurban keser (Mevsıli, İhtiyar, V, 723).

 Kişinin malı olmakla birlikte borçlu da olsa ve borcu ile asli ihtiyaçları çıktıktan sonra nisap miktarı malı kalsa o kişi kurban keser. Fakat temel ihtiyaçları ve borçları için ayıracağı para haricinde bu kadar bir mala sahip olmayan kişinin kurban kesmesi gerekmez.

 Marketlerde satılan kurban kolisi satın almakla, kurban ibadeti olur mu?

Mevcut olmayan ancak vasıfları belirlenmiş bir malın peşin parayla satılmasına selem akdi denir.  (Mal sahibi, ortada olmayan belirli vasıflardaki bir hayvanı taahhüt edip satıyorsa bu durum selem akdi denir.)

Hanefî mezhebine göre selem akdi ölçü veya tartı ile alınıp satılan mislî mallarda yapılabilir. Hayvanlar ise kıyemî mallardan sayıldıkları için sonradan teslimi şartıyla (selem yoluyla) satılmaları caiz değildir.

(Mislî mal,  çarşıda aynı vasıfta benzeri bulunan mal olup, fiyatları farklı olmaz.)

Kıyemî mal, çarşıda benzeri bulunmayan, bulunsa da fiyatları farklı olan maldır.)

Buna bağlı olarak Hanefilere göre hissesi satılan hayvanın mevcut olması gerekir. Zira mevcut olmayan hayvanın satışı caiz değildir (Kâsânî, Bedâi‘, V, 209).

Din İşleri Yüksek Kurulu Başkan Vekili Doç Dr. Cenksu Üçer ile yapılan bir mülakatta; Üçer, konu hakkında şöyle bir izahta bulunmuştur.

Kurban Kolilerinin,  İbadet yerine geçebilmesi için şu 4 şart gereklidir.

1.Ortakların Hepsinin Müslüman Olma ve Allah Rızası için Kurban Kesme Niyetinde Olma Şartı;

Büyükbaş hayvanlar bir kişiden yedi kişiye kadar ortak olarak kurban edilebilir. Bu ortakların hepsi Müslüman olup, her birinin, Allah rızası için kesilen kurbanlık hayvanın en az yedide birine sahip olması gerekir.”

Marketlerin düzenlediği kurban organizasyonlarında kimlerle ortaklık yaptığınızı bilmiyorsunuz. Marketlerin müşteri hizmetlerindeki temsilciler de sizin hangi hayvana kimlerle ortak olduğunuzu bilmediklerini söylüyorlar. Marketler bu işi “Ucuz et ve ödeme kolaylığı” sloganı ile öne çıkardığı için bu amaçla et almak isteyen birisi de sizin hayvanınıza ortak olabilir. Bu kişiler gayrimüslim de olabilirler. Çünkü kurban alım işlemi herkese açık. Ortakların hepsinin müslüman olması ve niyetlerinin ibadet olma şartı yerine getirilmediği için ibadet yerine geçmez.

2.Hisse miktarları, kilo garantisinden dolayı, kişi başına düşen yedide bir hisseden  az veya fazla olmaması şartı.

“Her bir büyükbaş hayvana ortak olan kişilerin adına kesilen kurbanların hisseleri, yedide birden az veya  daha çok olarak belirlenmemelidir.”

Marketlerin kurban kolilerinde kg garantisi veriyorlar. Yani ortak olduğunuz hayvan diğerlerine göre daha ağır veya daha hafif olsa da fark etmez. Sizin alacağınız et miktarı belli. Hayvanın ağır olması durumunda, garanti edilen et miktarından sonra ortada kalan et, garanti edilen ağırlığın altında olan başka hayvan sahiplerinin kolilerine dağıtılıyor. Yani siz hayvanın yedide bir hissesinden daha az et almış oluyorsunuz. Sizin adınıza kesildiği iddia edilen hayvan ortalamanın üzerinde bir et verdiği için 7’ye değil 8’e bölünüyor. Bu ise ibadetinizin geçersiz olmasına neden oluyor.

Ortak olduğu hayvanın hissesi, garanti edilen ağırlığın altında olan kurban kolilerinde ise en az iki farklı hayvana ait et bulunuyor. Çünkü eksik olan ağırlık, eti fazla çıkan hayvanların parçalarından tamamlanıyor. Böylece eti başka hayvandan, ciğeri başka hayvandan, sakatatı başka hayvandan oluşan koliler meydana gelmektedir. Kurban kolisinde en az 2 çeşit hayvanın eti ile karşılaşan binlerce kişinin şikayetini internetteki şikayet sitelerinden görebilirsiniz. Ayrıca paketlemelerdeki yanlışlıklardan dolayı kolisinden sadece sakatat, sadece et veya sadece ciğer çıkan bir çok kişi bulunmaktadır.

3. Hayvanların Hisseleri Belirlenmeden Kesilmemesi Şartı;

“Vekâletle kurban kesen kuruluşların daha önce satın aldıkları hayvanları, hissedarlarını belirlemeden topluca kesmeleri caiz değildir.”

4. Hayvanın Tüm Etleri Hayvan Sahibine Ulaştırılmalı

“İlgili kuruluşlar, vekâletlerini aldıkları kişiler adına kesecekleri hayvanların tüm etlerini hissedarlara ulaştırmalı, bunların bir kısmını et reyonlarında satmamaları veya belirlenen kg. üzerindeki et miktarlarını bir araya getirerek yeni bir hisse oluşturmamalıdırlar.”

Biz de şu beşinci maddeyi eklemiş olalım.

Udhiyye Kurbanlarının kesimi,  zamanla kayıtlıdır. Kurban Bayramı birinci gününden başlayıp, üçüncü günü veya (Şafii mezhebine göre) dördüncü günleri içinde kesilmelidir.

Kurban Bayramı birinci gününden önce udhuyye  kurbanı kesilmesi caiz değildir. Kesilirse de kurban olmaz.

Bu şartlara bakılınca  kurban kolisi alanlar, kurban kesmiş olmazlar, ancak et almış olurlar.

Vesselam.

Kaynak:

Diyanet İşleri Başkanlığı, Kurban Rehberi


Haber Kaynak : Ocak Medya


Anahtar Kelimeler: Kurban Rehberi

HABERLER