Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

YAZARLAR

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir


Kalın’dan hikâyeler!

Milli Gazete yazarı Zeki Ceyhan yazdı.

Cumhurbaşkanlığı sözcüsü İbrahim Kalın’ın henüz hilafet istemi ile ilgili tartışmalar son bulmamışken, “Bize yüz elli yıldır modernleşme adı altında başkalarının hikâyeleri anlatıldı. Artık kendi hikâyemizi yazma zamanıdır” demesi yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi!

Malum kesim Kalın’ın bu sözleri ile hemen “Cumhuriyet dönemi” sırasında yapılanlarla bağlantılar kurup suçlamalara başladılar.

Bizim işin bu boyutuyla ilgili söyleyecek bir sözümüz yok.

Olayı, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın ile malum kesim arasındaki sıradan bir tartışma olarak görüyoruz.

Taraflar elbette birbirleri hakkında ileri sürülen iddiaları cevaplayacak ve konuya açıklık kazandıracaklardır.

Olaya çok daha farklı bir açıdan bakıyoruz.

Kuşkusuz herkesin “kendi hikâyesini” yazmasından daha doğal bir şey düşünemiyoruz.

Elbette herkes kendi hikâyesini yazacaktır.

Ya da yazmalıdır.

Ancak herkes kendi hikâyesini yazarken hikâyeler hep “aynı cümle” ile başlarsa yazılan hikâyelerin biraz sıkıcı olmasından endişe ederiz. 

Zira son günlerde yazılan tüm hikâyeler sanki hep o aynı ve müşterek cümle ile başlıyor.

Cumhurbaşkanlığı Sistemi’ne geçildiği günden beri kim ağzını açacak olsa lafa “Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatı gereği” diye başlıyor. Tamam, yeni bir yönetim sistemine geçtik ve bu sistemde hem ilk söz hem de son söz hep Cumhurbaşkanı’nda olacak!

Buna zamanla alışacağız.

Ancak bu durumun sıklıkla tekrarı sanki uygulamaya yeni konulan sistemi yıpratmıyor mu?

En sıradan, en basit şeylerde bile bir talimattan söz edilmesi makamı yüceltelim derken sanki zarar verir gibi değil mi?

Bu talimat meselesi sadece çok önemli konularda dile getirilse daha iyi olmaz mı?

Her icraatta Cumhurbaşkanlığı talimatından söz edilmesi yani her hikâyenin benzer cümleler ile başlaması çok sağlıklı bir yaklaşım olmasa gerek.

Cumhurbaşkanlığı Sistemi’ni durduk yerde yıpratmak yerine sistemi koruyup kollamak ve sıradanlaştırmaktan muhafaza etmek daha doğru olur diye düşünüyoruz.

Yoksa herkesin hikâyesini yazmasına asla karşı değiliz.

Elbette herkes hikâyesini yazsın. Ama hiç kimse hikâyesini yazarken yeni kurulan sisteme zarar vermesin.

 

Haber Kaynak : Milli Gazete


Anahtar Kelimeler: Kalın’ hikâyeler!

HABERLER