Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

YAZARLAR

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir


İngiltere ve Belçika sömürgecilik simgelerini tartışıyor

Amerikan polisinin siyahi Amerikalı George Floyd’u öldürmesinin ardından, bazı Avrupa ülkeleri de ırkçılığın damga vurduğu kendi sömürge tarihlerini tartışmaya başladı.

Köle tacirlerinden köle sahiplerine, krallardan demokratik seçimle işbaşına gelmiş siyasetçilere pek çok tarihi şahsiyet, ırkçılık merceğinin altına alınıyor ve onlardan geriye ne kalmışsa tartışılıyor.

Bu şahsiyetlerin heykelleri, isimlerini taşıyan sokak, cadde, meydan, bina ve kurumlar ile muhtelif yerlerde asılı hatıra tabelaları tartışmanın odağında yer alıyor.

Söz konusu tartışmalarda, Avrupa’daki başrolleri şimdilik Afrika kıtasının paylaşımı için bir dönem kıyasıya mücadele etmiş İngiltere ile Belçika almış görünüyor.

Heykelin sembolik infazı

İngiltere’nin imparatorluk ve sömürgecilik tarihine ait heykeller ülkede tartışma konusu olsa da pazar günü ülkenin batısındaki liman kenti Bristol’da ırkçılık karıştı göstericilerin, köle taciri Edward Colston’ın (1636-1721) heykelini iple çekerek devirmesinin ve denize atmasının ardından yeni boyut kazandı.

Köle ticaretini uzun yıllar elinde tutan Kraliyet Afrika Şirketinin yönetiminde rol aldığı sürede, 100 bin Afrikalının Atlantik ötesindeki İngiliz sömürgelerine köle olarak taşınmasından sorumlu “iş adamı” Colston, kirli ticaretten kazandığı parayı Bristol ve Londra’da “hayır işlerine” harcamasıyla tanınıyor. Bu nedenle sadece heykeli yok, pek çok sokak ve bina da onun adını taşıyor.

Tarihi kayıtlara göre, Colston’ın ticaretini yaptığı 100 bin Afrikalıdan 20 bini daha gemi yolculuğu sırasında hayatını kaybetti. Bunların bir kısmını da gemide baş gösteren gıda ve su kıtlığı nedeniyle güverteden denize atılarak “kurtulunanlar” oluşturdu.

Göstericilerin, köle tacirinin heykelini suya atması bu uygulamaya, heykelin göğsüne kan kırmızı boyayla yazılan “Siyah Hayatlar Önemlidir” ibaresi ise kölelerin göğsüne dağlanan şirket adlarına gönderme niteliği taşıyor.

En az 60 heykel daha hedefte

Colston’ın heykelinin başına gelenler, gözleri ırkçılık karşıtlarının ülkedeki diğer muhtemel “hedef” heykellerine çevirdi.

Aktivistlerin oluşturduğu bir internet sitesi, bu türden 60 şahsiyetin ülke sathına yayılmış heykellerinin listesini yayımladı.

Salı günü kentin doğusunda bir belediye meclisi üyesinin dilekçesi üzerine kaldırılan Robert Milligan’ın (1746-1809) heykeli de hedefler arasında bulunuyordu. Milligan, köle ticaretiyle öne çıkmış bir isim değildi ama öldüğü gün Jamaika’daki şeker kamışı çiftliğinde 500’den fazla kölesi vardı.

İngiliz milli arşivindeki verilere göre, köle ticareti “sektörüne” 16. yüzyılda giren ülke, 1833’de köleliği kaldırana dek sırf Atlantik ötesine 3 milyondan fazla Afrikalıyı taşıdı.

Irkçılık karşıtları, bu süreçte köleliğe bulaşmış herkesi hedef haline getirerek, aslında ülkenin yönetiminde rol almış bütün tarihi şahsiyetlerini hedef almış oluyor.

Bunun da ötesine geçilerek, ülkenin siyasi ve ekonomik sömürgecilik tarihindeki başat aktörler de listeye ekleniyor. Aktivistler, İngiliz olmasa da genel olarak sömürgecilik tarihinde rol almış Kristof Kolomb isimlerin ülkedeki heykellerini bile hedef alıyor.

Cecil Rhodes ve Amiral Nelson

Bu geniş çerçevede heykeli nedeniyle en çok tartışılan isimlerden birini Cecil Rhodes (1853-1902) teşkil ediyor.

Güney Afrika’nın sömürgeleştirilmesinde başat rol oynayan iş adamı ve siyasetçi, bu ülkedeki ırk ayrımına dayalı rejimin (Apartheid) fikir babası olarak biliniyor.

Aktivistler, Oxford Üniversitesinde yer alan heykelinin kaldırılması için yıllardır kampanya yapıyor.

İngiltere’nin milli kahramanlarından Amiral Horatio Nelson (1758-1805) da köleliğin kaldırılmasına karşı çıkması nedeniyle aktivistlerce hedef alınıyor.

Napolyon Bonapart’ı denizde mağlup eden İngiliz amiralin, Londra’nın ünlü meydanı Trafalgar’da onlarca metre yükseklikte bir sütun üzerinde heykeli bulunuyor. Bu anıtın İrlanda’nın Dublin’deki bir benzeri, İrlanda Cumhuriyetçi Ordusunun (IRA) bombalı eylemiyle tahrip edilmişti.

Aktivistlerin, heykelinin kaldırılmasını istediği isimler arasında bir İngiliz kralı da var.

Kral 2. Charles (1630-1685), Afrika kıtasından Atlantik ötesine yönelik köle ticaretini uzun yıllar tekelinde tutan Kraliyet Afrika Şirketinin kurucusu olması nedeniyle tepki çekiyor.

Kral’ın, Londra’nın ünlü Soho Parkı’ndaki heykeli, ırkçılık karşıtlarının kaldırılmasını talep ettikleri arasında yer alıyor.

Heykellerin hiyerarşisi

Güney Afrikalı asker ve siyasetçi Jan Smuts (1870-1950) da İngiliz parlamentosunun karşısındaki heykeliyle hedefte bulunuyor.

Irk ayrımına dayalı Apartheit rejiminin fiili mimarı Smuts’un heykeli, bu rejime karşı mücadele vermiş ve uzun yıllar hapis yatmış Nelson Mandela’nın heykelinden sadece metreler ötede yer alıyor.

Smuts’un heykelinin yüksek bir kaide üzerinde yer almasına karşın, Mandela’nın heykelinin neredeyse kaidesiz olması da dikkati çekiyor.

Aktivistlerin kaldırılmasını istediği heykellerden biri de yine Güney Afrika’da görev yapan İngiliz General Lord Kitchener’e ait. 1914-1916’da Savaş Bakanlığı da yapan Kitchener’in, Kent merkezindeki heykeli, İngiliz komutanın 1900-1902’de Güney Afrika’da yaşanan Boer Savaşı’nda, daha sonra Nazi Almanyası’nın kullanacağı toplama kampı kavramını geliştirip ilk uygulamasını yapmış olması nedeniyle tepki topluyor.

Korsan ve kaşif

Yaygın kabule göre, deniz imparatorluğu olan İngiltere’nin hakimiyetinin ve ilk sermayesinin temelini “korsanlık” oluşturuyor.

Bu korsanların en ünlülerinden Kaptan Francis Drake’in ülkenin güney batısındaki liman şehri Plymouth’taki heykeli de hedeftekiler arasında bulunuyor. Aktivistler buna gerekçe olarak Drake’in Batı Afrika sahillerine saldırılarında ele geçirdiği binlerce Afrikalıyı köleleştirerek, bu ticareti İngiltere’ye taşımış olması gösteriliyor.

Aktivistlerin hedefinde yer alan bir isim de Pasifik Okyanusu’ndaki seferleriyle şöhret kazanmış kaşif Kaptan James Cook (1728-1779) oluşturuyor. Cook’un Yorkshire’deki heykelinin, Yeni Zelanda’nın yerli halkı Maorilerin toplu katlinde oynadığı rol nedeniyle kaldırılması isteniyor.

Aktivistler, Londra’nın Belgravia Meydanı’ndaki Kristof Kolomb heykelini de kaldırtmak istiyor. Tarihin en ünlü kaşifleri arasında bulunan Kolomb, Amerika kıtasını keşif sırasında yerli halkı katlettiği gerekçesiyle tepki çekiyor.

Thatcher

İngiltere gündemini George Floyd olayının çok öncesinden beri meşgul eden bir heykel tartışması da ülkenin ilk kadın başbakanı ve “Demir Leydi” lakaplı Margaret Thatcher ile ilgili olarak ama farklı bir şekilde yaşanıyor.

Thatcher’ın hiçbir heykeli, tahrip edileceği korkusuyla halka açık yerlere konulamıyor.

Ülkede 1979-1990’da uyguladığı ekonomik politikalarla yoksulları daha yoksul hale getirdiği ileri sürülen Thatcher’ın heykelinin Parlamento Meydanı’na konulmasından da geçen yıl son anda aynı nedenle vazgeçilmişti.

Thatcher’ın 1990’da getirdiği “kelle vergisi”, aynı yıl Londra’nın merkezindeki dev bir eylemle protesto edilmişti. Binlerce gösterici polisle çatışmış, arabaları ve binaları ateşe vermişti.

Belçika

Belçika’da da ülkenin karanlık sömürgeci geçmişinin önde gelen isimlerinden Kral 2. Leopold’a yönelik tepkiler artmaya başladı.

Ülke genelinde yüzlerce sokağa, tramvay ve otobüs durağına ismi verilen Kral 2. Leopold’un heykellerinin kaldırılması için imza kampanyaları hız kazanırken Brüksel, Anvers ve Gent gibi şehirlerde Kral’ın heykellerine saldırılar gerçekleşti.

Geçen hafta, Anvers’te Kral 2. Leopold’un heykeli ateşe verilirken, Gent’te bulunan bir büstü kırmızıya boyanarak yaşamını yitiren siyahi Floyd’a atıfla “Nefes alamıyorum” cümlesi yazıldı.

Daha sonra Anvers’teki heykel restore edilmek için müzeye kaldırılırken, Brüksel’deki Kraliyet Sarayı’nın yanında bulunan Kral 2. Leopold heykelinin üzerine “Katil”, “Özür dileriz”, “Bu adam 15 milyon kişiyi öldürdü” ve “Siyahilerin hayatları değerlidir” ifadeleri boyayla yazıldı.

Belçika’nın karanlık sömürgeci geçmişinin simgesi

Belçika’da 1865 ile 1909 yılları arasında Kral olan 2. Leopold’un, ülkenin eski sömürgesi Kongo’da milyonlarca kişinin ölümüne sebep olduğu düşünülüyor.

Aynı zamanda “Belçika’yı inşa eden Kral” olarak da bilinen Kral 2. Leopold’un sömürgecilik geçmişi, Floyd’un ölümünden önce de ülkede gündeme gelmeye başlamıştı.

Tarihçiler, Kral 2. Leopold’un Belçika’yı Kongo halkından çaldığı para ve kaynaklarla inşa ettiğine, milyonlarca kişinin ölümüne sebep olduğuna ve ordusunun cani faaliyetleri bulunduğuna işaret ediyor.

2. Leopold, 1885 ile 1908 yılları arasında Kongo’yu özel mülkü ilan etmiş, ülkenin zengin kaynaklarını sömürmüştü. Kral, uluslararası toplumun baskısıyla Kongo’yu 1908’de Belçika’ya devretmişti.

Kongo Demokratik Cumhuriyeti, 1960’da Belçika’dan bağımsızlığını kazandı.

Kaynak: iktibasdergisi.com




HABERLER