Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

YAZARLAR

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir


‘İlk vaka Şubat’ta’ diyen makale siteden kaldırıldı, Serbestiyet makaleye ulaştı

Uluslararası bir tıp dergisinde yayımlanan, CHP Ankara Milletvekili Murat Emir’in ortaya çıkardığı makalede, Türkiye’deki ilk Covid-19 vakasına, açıklandığı gibi 11 Mart’ta değil bir ay önce Şubat ayında Tarsus’ta rastlandığı yer

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın açıkladığı resmi verilere göre, Türkiye’de ilk Covid-19 vakası 11 Mart 2020’de tespit edildi. Fakat önceki gün bu bilginin doğruluğunun sorgulanmasına yol açan bir ayrıntı gün yüzüne çıktı.

Salı günü, TBMM’de ilk vakanın açıklanandan bir ay önce tespit edildiğini  öne süren CHP’li Emir dün de şu iddialarda bulundu:

“Şubat ayında COVID-19 pozitif tanılı 24 hasta Mersin’de tedavi altına alınmış. Bakanlık, Türkiye’de ilk vakayı 11 Mart’ta açıklamıştı. Bu bir skandaldır, bakan yardımcısının bir dakika o koltukta oturmaması gerekir.”

Murat Emir’in bu ifadelerine dayanak gösterdiği belge, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın yardımcısının da yazarları arasında bulunduğu bilimsel bir makale. Arama motorunda “Journal of Population Therapeutics & Clinical Pharmacology” dergisinin web sitesinde yayımlanmış görünüyor. Fakat ilgili linke tıklandığında, makaleye ulaşılamıyor.

Serbestiyet ise makaleye archive.org’dan ulaştı.

LINCOCIN® ve AZITRO® ismindeki ilaçların Covid-19 üzerindeki etkisinin karşılaştırıldığı çalışmada 5 Türkün imzası bulunuyor. İsimler arasında en dikkat çekeni, Sağlık Bakan Yardımcısı Şuayip Birinci oldu. Makalenin yazarları şöyle sıralanıyor:

  • Oğuz Güvenmez (Bağımsız Araştırmacı).
  • Hüseyin Keskin (Tarsus Medical Park Hastanesi).
  • Burak Ay (Çukurova Üniversitesi Kimya Bölümü).
  • Şuayip Birinci (Sağlık Bakan Yardımcısı).
  • Muhammed Furkan Kanca (Çukurova Üniversitesi).

 

Sağlık Bakan Yardımcısı Şuayip Birinci, Şubat ve Mart arasında Tarsus Medical Park hastanesinde 24 Covid-19 pozitif hastanın yatırıldığı bilgilerinin yer aldığı makalenin yazarları arasındaydı.

Bakanlık onayıyla yapılmış

“Metotlar” bölümünde, çalışmanın baştan sona Bakanlık izni dahilinde gerçekleştirildiği yazıyor:

“Şubat ve Mart arasında Tarsus Medical Park Hastanesine kabul edilen 30-80 yaş arasındaki toplam 24 hasta, bu çalışmanın dahilindeydi. Çalışmanın doğası ve amacı tüm hastalara telkin edildi ve rızaları alındı. Çalışmanın onayı da Türkiye Sağlık Bakanlığı’ndan alındı. Onay numarası 2020/34 idi.”

Tüm hastaların PCR testinin pozitif çıktığı belirtilen çalışmada, yazarların ne şekilde katkı verdiği de ayrıntılı bir şekilde yazılmış:

“OG (Oğuz Güvenmez) çalışmanın kavram ve düzenlemesinden, verinin açıklama ve analizinden, makalenin taslağından ve son versiyonun yayımlanmak üzere teyidinden sorumluydu.

“HK (Hüseyin Keskin) veri toplamadan, makalenin hazırlanışından ve yayımlanmak üzere son onayından mesuldü.

“ŞB (Şuayip Birinci), verinin açıklama ve analizinden, makalenin taslağından ve son versiyonun yayımlanmak üzere teyidinden sorumluydu.”

Çalışmadaki diğer isimler için de benzer görev tariflerinin yapıldığı görülüyor.

Adana Şehir Hastanesi onay vermiş

“Etik standartlara uyma” başlığı altında ise çalışma protokolünün Adana Şehir Hastanesinin Etik Kurulu’nun onayından geçtiği yazıyor.

Bakan yardımcısı Birinci “sehven yazmışız” dedi, sonra açıklamayı geri çekti

Sağlık Bakan Yardımcısı Birinci, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, “Yazarları arasında yer aldığım makalede, sorumlu birinci yazar tarafından vakaların hastaneye yatış tarihleri sehven ‘Mart-Nisan’ ayları yerine ‘Şubat-Mart’ olarak yazılmıştır. Yine vaka lokasyonu olarak İstanbul ve Mersin yerine sadece Tarsus ifadesinin geçtiği tespit edilmiştir” dedi.

Fakat Birinci birkaç saat sonra bu paylaşımı Twitter’dan kaldırdı.

Fahrettin Koca: “Dergiye düzeltme gönderdik, ilk hasta bildirim tarihi 25 Mart”

Sağlık Bakanlığının internet sitesinde Fahrettin Koca imzasıyla yayımlanan açıklamada da durum benzer bir şekilde açıklandı. Son paragrafta ise şu cümleler vardı:

“*Makale ile alakalı olarak dergi yayın kurulu ve editörüne sorumlu yazar tarafından düzeltme metni ve kanıt dokümanı gönderildiği ve dergi kurulunun bu düzeltmeyi en kısa zamanda yapacağını bildirdiği öğrenilmiştir. Kayıtlarımıza göre makaleye konu olan çalışmadaki ilk hastanın bildirim tarihi 25 Mart 2020 olup tedavisine başlanmıştır.”

Halk Sağlığı Derneği: “Çalışmada kimsenin konu ile ilgili doğrudan bir uzmanlığı yok”

Halk Sağlığı Derneği’nden Ümit Kartoğlu ise bakanlık düzeyindeki “sehven” açıklamasını tatminkâr bulmadı, göğüs hastalıkları uzmanının katkısını gerektirecek bir çalışmada ismi geçenlerin bu çalışmayı yapacak yetkinlikte olmadığını söyledi:

“Hiç kimsenin araştırılan konu ile ilgili doğrudan bir uzmanlığı yok. Yani bu kişilerin hiçbirinin normal koşullarda COVID-19 zatürresi ile o hastanede yatan hastaların doğrudan bakımı ile ilgili bir sorumluluğu yok, yani çalışmada sözü edilen yöntemleri bu yazarlar uygulayamayacağına göre onları hayaletler mi yaptı?”

Kartoğlu, Bakan Yardımcısı’nın “basit bir yazım hatası” açıklamasını ise şöyle yorumladı:

“Basit yazım hatası bir yazı içinde belki bir yerde olabilir. İki ayrı yerde aynı yazım hatası nasıl oluyor?

“Makalede yalnız Tarsus bir yer bilgisi olarak geçmiyor bir kere. İki yerde Tarsus Medical Park Hospital diye çalışmanın yapıldığı hastane belirtiliyor. Nasıl yani, çalışma İstanbul’da da yapıldıysa bir kere makalenin başında çalışmanın ‘çok merkezli’ olduğu açıklanmalıydı.

“Üstelik çok merkezli çalışmalarda çalışma aynı il sınırları içinde değilse ilke olarak ikinci yerleşim yerindeki hastane biriminden de etik izin alınması gerekir. Böyle bir izin yok. Çalışma İstanbul’da da yapılmış ise, niye İstanbul’da çalışmanın yapıldığı hastaneden tek bir araştırmacı yok ekip içinde?”

“Toplam 5 yazarlı bir yazıyı yazarların hepsinin okuyup onayladığı varsayılır. Hadi biri sehven yazdı, diğer 4 yazar bunu niye okurken keşfetmedi?”

Yazarlar arasında Tıp öğrencisi var

Makaleye katkı verenlerin özgeçmişlerine değinen Kartoğlu, yazarlardan birinin Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde öğrenci olduğunu keşfetmiş:

“Muhammed Furkan Koca, makalede Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi diye belirtilmiş. Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi akademik personel sayfalarında tüm aramalarıma karşın bu ismi bulamadım. Sonradan keşfettim ki 2019-2020 öğretim yılında 4. sınıf öğrencisiymiş!”

Kartoğlu son olarak, çalışmanın etik onayının neden Mersin’den değil, Adana Şehir Hastanesi’nden verildiğini de sorguladı:

“Makale içinde, Sağlık Bakanlığı’nın etik izin verdiği yazıldığı halde, makalenin sonunda çalışmanın etik onayının bu kez Adana Şehir Hastanesi Etik Komisyonu’ndan alındığı yazılmaktadır. Mersin’de yapılan klinik bir çalışma için niye Adana Şehir Hastanesi’nden etik izin alınmıştır?

“Konunun ortaya çıkmasını takiben Sağlık Bakan yardımcısının yaptığı açıklama tatminkâr olmaktan çok uzaktır. Bakan yardımcısı bir de hiç utanmadan makaleyi eleştirenleri ‘siyasi’ olmakla suçlamamaktadır. Nasıl bir gönül rahatlığıdır ki bu ortaya çıkan durumu ‘basit bir yazım hatası’ olarak niteleyebilmektedir?”


Haber Kaynak : Serbestiyet


HABERLER