Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

YAZARLAR

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir


İktidarın telaşı ve Kürt siyaseti

Ali Fikri Işı yazdı;

Amerikan seçimlerinden sonra, özellikle iktidarın AK Parti cenahında gözle görülür, kulakla duyulur bir telaşın hâkim olduğu anlaşılıyor. Aslında bu telaş, çok sahici bir telaş çünkü yakın bir gelecekte iktidarın izlediği dış politikanın denizi bitecek. Özellikle Kürt meselesi bağlamında geliştiren jeopolitik stratejinin varlık nedeni, bir bütün olarak çökecek. AK Parti kurmaylarının gördüğü ve hazırlıksız yakalandığı da bu yeni oluşan konjonktürdür.

Basit bir gerçeği hatırlatmak gerekirse, söz gelimi Suriye’de artık muhatap Trump değildir. Dolayısıyla iki başkan üzerinden yürütülen siyasetin, bundan böyle bir karşılığı olamaz. Libya’da işler Arap saçına dönüyor, Türkiye hariciyesi, bu karmaşık yumağın altından kendi başına kalkamaz. NATO ve Batılı müttefiklerin desteği olmadan, Libya’da en küçük adım atılamaz. Kafkaslara açılım siyaseti, Rus duvarına tosladı. Bu ayan beyan gelişmeleri İktidar da herkes kadar açık şekilde görüyor.

Açık ki iç politikada bazı dönüşümler yaşanmadan, jeopolitik dış siyaset yürüyemez, yürütülemez. O nedenle iç siyasette yumuşama ve normalleşme arzusu olarak okunabilecek kimi söylemler geliştirildi. Üstünde iyi düşünülmeden, alelacele, ayak üstü tasarlandığı belli olan reform vaatleri, vekiller aracılığıyla vekaleten, Kürtler dahil, değişik çevrelere uzatılan zeytin dalları ve arkasından gelen yalanlama ve patinajlar, söz konusu telaşın açık emareleridir.

Belli ki AK Parti kendini yeni duruma uyarlamak niyetinde. Ortaklarına rağmen bu niyeti ne kadar rasyonel hale getirebilecekleri şüpheli olmakla birlikte, esasen bu gelişme bir olumsuzluk değildir. Her şeyden önce Kürtler ve Kürt siyaseti açısından bir olumsuzluk değildir. AK Parti’nin içine yuvarladığı milliyetçi kabuktan çıkış arayışı, hala içinde olduğu mevcut pozisyonu baz alındığında hem alternatifsizdir hem de iyimser olmayan umutlara kapı aralayabilir.

Kürtler için önemli olan olgu, iktidarın niyeti ne olursa olsun, Kürt meselesinin yeniden gündemin bir parçası haline gelmesidir. AK Parti cephesi sonradan şiddetle yalanlama ihtiyacı duyduğu bu diyalog arayışı Kürtlerin işine yarayabilir. Kaldı ki kaybedecek neyimiz var ki? Bize çok iyi ve muhteşem bir gelecek vaat eden iki seçenek arasında sıkışmış değiliz. Daha iyi olan için kötü seçeneğe meyil etmiş filan da değiliz. Eğer AK Parti, vekalet aracılığıyla herkesle konuşma teşebbüsü başlatmışsa, biz “Hayır seninle konuşmayız diyemeyiz.

Karnı tok sırtı pek kimi çevreler gibi de, “Sana güvenmiyoruz” diyemeyiz. Güvenmiyoruz bu doğru ama nedenlerimiz farklı. Biz iktidarın her şeyi oyunlaştırdığını biliyoruz. Güvenmeme nedenimiz bu değil. Neden ortaya ikna edici bir diyalog ve çağrı metni koymadığı içindir. Kendi adıma şunu söylemeliyim; beni kırk kere aldatmış biriyle, sadece ortaya ikna edici bir metin koyması koşulluyla tekrar görüşür ve onu ciddiye alırım.

İktidar sıkışmışsa, öngörülemez bir telaş içindeyse, bunun adı fırsattır ve Kürtler fırsatları değerlendirmeye hazırlıklı olmalıdır.

 

*kurdistan24.net/tr’de yayımlanan yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Yazılar k24 medya’nın kurumsal bakışıyla örtüşmeyebilir. Yazıların tüm hukuki sorumluluğu yazarlarına aittir.


Haber Kaynak : K24 Türkçe


Anahtar Kelimeler: İktidarın telaşı siyaseti

HABERLER