Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

YAZARLAR

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir


İBN HALDUN’UN ENTELEKTÜEL PORTRESİ VE DİN FELSEFESİ ADLI ESER ÇIKTI!

Mehmet Önal'ın "İbn Haldun'un Entelektüel Portresi ve Din Felsefesi" adlı eser, Çıra Yayınları akademi serisi içerisinde yayımlandı.

İbn Haldun, 15. Yüzyılın ikinci yarısında, Endülüs’tenMısır’a kadaruzanan bütün İslam coğrafyasındabulunmuş, yaşanan olayların 60 yıllıkdönemine aktif birbilim, din, devlet ve siyaset adamı olarak bizzatyaşayarakşahitlik etmiş ve katkıda bulunmuş istisna birdüşünürdür.Onu, birçok hanedanda, kâtiplik, vezirlik,elçilik ve müderrislik yaparkenveya barış temsilcisi, kadıve benzeri makamlarda hizmet sunarkengörüyoruz. Bundan başka onu çöldeki bedeviler arasında göçebetoplum yapısını yerinde tetkik ederken veya topladığıverileri ve tecrübebirikimini El-İber adlı dünya geçirmek için bir köşeye çekilipkitap yazarken de görüyoruz.

Bir ilim adamı, düşünür ve felsefeci olarakİbn Haldun’un bilgi felsefesini deney ve tecrübeye dayandırması da buçok yönlü yetişme tarzının bir yansımasıdır. Bu yüzden osadece kütüphanede yetişen ve medrese çevresi dışındayaşanan sosyal gerçekliktenbihaber olan bir ilim adamı değildir.

İbn Haldun’un hem dini hakikatlerin akılile bilinebileceğini,hem de bütün hakikatlerin diniaçıklanabileceğini savunanlarınher ikisine birlikte karşı çıkması onun çok farklı bir din algısı ve din felsefesine sahip olduğunu göstermektedir. Onun, dinin önemli değerolmakla birlikte hayatın tek değerolmadığınıdeğerin diğerdeğerleri kapsamadığını söylemesi de din felsefesi ile ilgilidir.

Böyleceo hem İslam düşüncesinde bilime yer açmış hem de her türlü dini aşırılıkya da istismarı engelleyen bir düşünce sistem inşa etmeyi başarmıştır.Onun ortaya koyduğu din algısı ve felsefesine karşı çıkanların en önemligerekçelerinden biri de onun bu düşüncesidir. Ancak onun yukarıdaifade edilen bu temel görüşleri yanında Darvinci evrim teorisini andırantekâmül fikri ve kan bağını öne çıkaran asabiyet teorisi gibi görüşleri deçağdaş Müslüman düşünür ve entelektüeller tarafından endişeylekarşılanmış ve ondan hakkıyla yararlanmak isteyenleri engellemiştir.