Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

YAZARLAR

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir


Gelecek, AKP ile ittifak mı yapacak? Davutoğlu'ndan dikkat çeken cevap

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, partisinin İstanbul İl Başkanlığı'nda düzenlenen basın toplantısında gazetecileirn sorularına cevap verdi. Davutoğlu, ittifak içinde net mesajlar verdi.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Gelecek Partisi İstanbul İl Başkanlığı'nın basın toplantısında gazetecilerin sorularını cevapladı.

Gündemdeki konulara ilişkin sorulara cevap veren Ahmet Davutoğlu, ittifak sorusuna da cevap verdi. Davutoğlu, "İlkelerimiz dolayısıyla ayrıldık, ilkelerimiz dolayısıyla yeni bir siyasi hareket başlattık. Bu ilkelere dayanan politikalara destek veririz ilkesel olarak. Türkiye'yi bu duruma getirenlerle, bu yolsuzluk girdabına düşenlerle bugünkü durumu meşrulaştıracak hiçbir ittifakı veya iş birliğini doğru görmem." dedi.

Davutoğlu'nun konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

Siyasi partiler İstanbul ve Ankara partisi midir? Şehirler arasında fırsat eşitliği olduğunu düşünmüyorum.

Davutoğlu: İlçe bazlı yeni kalkınma programları talep etmiştik. Maalesef bizim yapısal dönüşüm dediğimiz dönüşümü bize yaptırmadılar. Bizim yeni bir kalkınma konseptini hayata geçirmemiz lazım. Tarımı havza bazlı tarıma dönüştürmek lazım. Alım garantili ürün verilmesi lazım çiftçiye. Yeni bir siyaset Anadolu'nun bağrından çıkacak.

CHP'nin Kürt sorununu HDP ile çözebilmesi üzerine açıklaması oldu. HDP'yi ittifak olarak görüyor musunuz? Kürt sorununda muhatap kimdir?

Davutoğlu: Kürt vatandaşlarımızın sorunları vardır. Özellikle bölgede kayyum atamaları gibi. Bizim için bütün partiler muhataptır. Meşru olan, Meclis'te işlevi olan bütün partilerle görüşürüz. Muhatap; Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarıdır. Kürt vatandaşlarımızın bütünüdür. Kürtler söz konusu olunca HDP'yi, Türkler söz konusu olduğunda başka bir partiyi sadece muhatap olmak doğru olmaz. Sorunu tek bir adrese endekslediğiniz zaman sorunun çeşitliliği ve farklı aktörler devre dışına çıkmış olur. HDP her siyasi partisi gibi, sadece Kürt sorunu bağlamında değil her konuda her partiyle görüşülür diyalog kurulabilir.

İmralı'dan mektup getiren, Osman Öcalan'ı TRT'ye çıkaranların Türkiye'de meşru olan partilerle görüşülmesinden rahatsız olması doğru değil.

Yurt dışında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sağlık durumuna ilişkin yazılan makale hakkında ne düşünüyorsunuz?

Davutoğlu: Sayın Erdoğan birlikte de çalıştığımız şu dönemlerde ihtilaf etsek de ben kişiyi değil uygulamaları eleştirdi. Sağlığı üzerine spekülasyon yapılmasını doğru bulmam. Dışarıda çıkan bir yazı üzerine spekülasyon yapmayı doğru bulmam. Sağlıkla ilgili konulara girmem bunu da doğru bulmam.

Başbakanlık döneminizin son zamanları ve başbakanlıktan sonra AK Parti içinde mücadeleniz oldu. Daha önce hiç istifa etmeyi düşündünüz mü? Sayın Cumhurbaşkanı yanlış yaptığı beyanında bulunsa bu duruma karşılık tavrınız ne olur. Parti olarak kurulduğunuz günden bu yana istediğiniz başarıyı elde ettiğinizi düşünüyor musunuz?

Davutoğlu: İstifa meselesi; benim devlet hayatımda 4 aşama oldu. Bir başdanışman olduğum dönem. O dönemde zaten siyasi değildim. Büyükelçiydim. Sadece 2007'de milletvekilliği seçimi söz konusu olduğunda o zaman Sayın Erdoğan, istifa edip milletvekilliğine aday olup, Sayın Gül'ün cumhurbaşkanlığı sonrasında Dışişleri Bakanı olmam gerektiğini ifade ettiğinde tümüyle istifa edip akademik hayata geri dönmek istediğimi söyledim. Ama bir problem olduğunda değil daha sonra barbarca kapatılan Şehir Üniversite'sinin kurulabilmesi için bir akademik çalışma yapmayı düşünüyordum. Bir o dönemdir. Daha sonra Dışişleri Bakanı olduğumda ikinci evre; yoğun dış politikayla ilgilendim. Ülke içindeki bu ekonomik dosyalarla ilgilimiz belli sınırlar içindeydi. Herhangi bir istifa düşüncem olmadı, görevimi yaptım.

Başbakanken Türkiye'nin bütününü yönetmeye başladığımda giden aksaklıkları çözmek için reform paketleri; başta şeffaflık, siyasi ahlak gibi oluşturduğum zaman ilkesel ayrılıklara düştüğümde de hiç tereddüt etmedim, arkama bakmadan istifa ettim. Başbakanlıktan ayrıldıktan sonra da doğru bildiğim hakikatleri önce içeride sonra dışarıda söyledim.

Sayın Cumhurbaşkanı ararsa ben her zaman söyledim; herkesle görüşürüm. Biraz önce de zikrettim. Memleket meselesi söz konusuysa kimseyi dışlamam. Nitekim geçen sene kongre sonrası güçlendirilmiş parlamenter sistem önerimizi yaptığımızda Cumhurbaşkanı dahil bütün siyasi liderler randevu istemiştik. Sayın Bahçeli ve Sayın Erdoğan randevu vermemişti. Verselerdi görüşürdük. Görüşmemek siyasetin doğasına aykırıdır. Kim olursa olsun hasmım dahi olsa sosyal hayatta da selam verenin selamını alırım görüşmek isteyenle görüşürüm. Ben Mevlana'nın torunuyum bunu hep söyledim.

Ama bu Cumhur İttifakı benzeri bir ittifakın içinde yer alacağımız anlamına zinhar gelmez. İlkelerimiz dolayısıyla ayrıldık, ilkelerimiz dolayısıyla yeni bir siyasi hareket başlattık. Bu ilkelere dayanan politikalara destek veririz ilkesel olarak. Türkiye'yi bu duruma getirenlerle, bu yolsuzluk girdabına düşenlerle bugünkü durumu meşrulaştıracak hiçbir ittifakı veya iş birliğini doğru görmem.

 Siyasi tutuklular hakkındaki görüşünüz nedir?

Davutoğlu: Hepimiz yargıya muhatap ve eşitiz. Tutuklu yargılamaların tümüne karşıyım. Siyasilerin tutuklu yargılanmalarına da esastan karşıyım.


HABERLER