Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

YAZARLAR

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir


Fransız Mallarının En başında Laiklik Gelmiyor mu?

Mehmet Göktaş yazdı;

Ve biz bu laiklik denilen mereti Fransa’dan almadık mı? O halde ne bekliyoruz? Hemen başlarına çalmalı, geldiği yere def etmeli değil miyiz?

Madem Fransa’ya boykot uyguluyoruz, madem bundan sonra Fransız mallarını satın almama kararı aldık, madem Fransız mallarının listesini çıkarıyoruz, o listenin en başına şu laiklik denilen zıkkımı koymalı değil miyiz?

Hatta Fransa’yı Hz. Muhammed Aleyhisselam’a karşı kudurtan ve saldırganlaştıran Fransa’nın laikliği değil midir?

Şu anda Avrupa’nın tamamına yakın ülkelerde bizzat devlet politikası olarak uygulanan Hz. Peygamber’e hakaret yarışı laiklik denilen bu azgın gâvurluktan kaynaklanmıyor mu? Hepsi de saldırganlıklarına dayanak olarak laikliği ileri sürmüyorlar mı?

Ve bu gâvurluk Fransa’dan yayılmadı mı ve biz de oradan almadık mı?

Bu arada “Fransa’nın gerçek laik olmadığı, laikliği yanlış uyguladığı” zırvalarıyla Fransa’ya laiklik dersi vermeye yeltenen bizdeki soytarılar bunları külahımıza anlatsınlar;

Laiklik eşittir İslam’la savaşmaktır, Hz. Muhammed’le savaşmaktır, Müslümanlarla savaşmaktır. Bu gerçek Fransa’da ayan beyan böyle olduğu gibi Fransa’dan ithal eden bütün ülkelerde de böyledir.

Böyle olunca başta Türkiye olmak üzere öncelikle halkı Müslüman olan ve Fransa’dan laiklik ithal etmiş durumdaki bütün ülkeler laikliği Fransa’nın başına çalmalıdır.

Tamam, Fransız mallarını boykot edelim, bunun da etkisi olabilir ama unutmayalım ki; Fransa’yı İslam’a ve Hz. Muhammed Aleyhisselam’a salyasını akıtarak havlamasının nedeni Fransa’nın Reno’su değildir, Peguet’i değildir, Citreon’i ve bilmem ne ürünleri değildir.

Makron’u ürdüren de söz konusu mallar değil bizzat Fransa’nın üretimi olan laikliktir.

Ülkelerin ve insanların böylesine iç içe girdiği bir dünyada ticari boykotların hiç birisinin uzun soluklu olmadığı da unutulmamalıdır.

Daha da önemlisi; Macronlardan ithal edilmiş bir sapkın felsefeyle Büyük Türkiye olunmaz, böyle bir felsefeyle “Dünya beşten büyüktür!” hakikati haykırılamaz,

Ve İslam Ümmetine ve dünya mazlumlarına ağabeylik yapılamaz vesselam.

Mevlid Kandili de böyle bir somut adımla ancak mübarek olabilir. Kutlu olsun.




HABERLER