Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

YAZARLAR

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir


Eski Kalkınma Bakanı Doğan: AK Parti MHP'ye alternatif olması için İYİ Parti ile görüşüyor

AK Parti'nin "HDP kapatılsın" çağrısına sessiz kalmasını, İYİ Parti ve diğer partilerle olan ilişki arayışından kaynaklandığını söyleyen Doğan, "AK Parti, İYİ Parti ile uzlaşırsa MHP ile bağını koparacak" dedi

İndependent Türkçe'den Abdülhaskilim Günaydın, eski bakanlardan Müslüm Doğan ile görüştü...

"Oligarşik bir engel var. AK Parti bu sürece nasıl geldi? Hep yalanla dolanla bu sürece gelmiyor ki. Kitlelere bir şey ulaştırıyor, kendi siyasetini anlatıyor. Bugün yüzde 52 gibi bir oya ulaşıyor. O halde bizim parti politikasında, siyasetinde bir sorun var" diyerek istifa ettiniz. Bu geçen sürede aynı görüşte misiniz? HDP'nin istenilen oranda yüksek oy elde etmemesini hangi yanlış siyasete bağlıyorsunuz?

Evet, aslında paradigma doğru olabilir ki kesinlikle doğru. Ancak hayata geçirilen siyaset doğru değil ve bu hala devam ediyor. Paradigma geliştirilemiyor. Siyaset alanları geniş tabanlı alanlar olmaktan çıktı, dar alanda siyaset üretilmeye çalışılıyor. Ve dolayısıyla eleştirilerimizin maddi temelleri devam ediyor. Maalesef şu an siyaset üretilemiyor.

"DEVA ve Gelecek partilerinden davet aldım"

HDP'den istifa ettikten sonra herhangi bir partiden siyaset yapma teklif aldınız mı? 

Evet, birkaç partiden teklif aldım. Ama gelinen nokta itibariyle o partilerde de siyaset yapma olanağının doğru olmadığını düşündüm. Çalışmalarına da katıldım. Hatta iki partinin kuruluş çalışmasına davet edilmiştim. Ama o dönem partilerde yer almanın çok doğru olmadığını düşündüm. Hala da öyle düşünüyorum. 

Davet eden partiler kimlerdi?

Gelecek ve DEVA Partisi. 

"AK Parti'nin ortaya koyduğu siyaset tek kişilik oligarşik bir yapıya dönüştü"

Kısa süre de olsa Kalkınma Bakanlığı yaptınız, adında adalet ve kalkınma olan partide bu kavramlar kaldı mı?

Kesinlikle kalmadı. AK Parti'nin ortaya koyduğu siyaset tek kişilik oligarşik bir yapı. Zaten devletin ideolojik tercihi nedeniyle de AK Parti'nin böyle bir siyaset geliştirmesi gündeme alması da artık söz konusu değildir. Çünkü siyasal İslam ile Kemalizm'in tarihteki ilk buluşmasıdır. Aslında her iki taraf içinde "denize düşen yılana sarılır" mantığı söz konusudur. Burada Kemalizm ile siyasal İslam ilk kez bu noktada buluştular. AK Parti'nin geçmişine ilişkin söyledikleri ile şu anda ortaya koyduğu siyaset birbirine uymuyor.

"Ziyaret siyasi tükenmişliktir"

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Maraş Olayları"nın yıldönümünde Alparslan Türkeş'in eşi Seval Türkeş'i ziyaret etmesi bazı Alevi sivil toplum kuruluşlarının tepkisine neden oldu. Siz ziyareti nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ziyaretin özellikle Maraş katliamının yıldönümünde seçilmesi kesinlikle doğru değildir. Kesinlikle yanlış bir ziyaretti. Biz öyle değerlendiriyoruz. Bu konu Alevi toplumu için hassas bir noktadır. CHP'nin ortaya koyduğu bu siyaset tarzı Aleviler için kabul edilebilir değil. Özür dilenerek belki saygılı bir yaklaşım gösterilmiştir ancak bunun derinlemesine sonuçları olacaktır. Bu kabul edilemez. Maraş katliamında yer alan güçler ve bunu provoke edenler ortadadır. Orayı ziyaret etmek bir anlamda siyasi tükenmişliktir. Bu alevi toplumu tarafından kesinlikle kabul edilebilecek bir husus değildir ve bunun sonuçları ortaya çıkacaktır.

"CHP Alevileri bir oy deposu olarak görüyor"

Ne gibi sonuçları olacak? Sonuçlardan kastınız nedir?

Alevilerin Kemalizm ile bir türlü bağları koparılamamakta, kopmamaktadır. Elbette bunun farklı nedenleri var. Dersim ve coğrafyasında, özelikle geniş Dersim'de, batı Dersim de bunun içine alındığında farklı bir ruhsal şekillenme söz konusu. Bu ruhsal şekillenme tabii günümüzün ve yaptığımız röportajın konusu değil. Ancak CHP Alevileri bir oy deposu ve kendini zorunlu bir siyaset kurumu olarak görüyor. Kesinlikle CHP'nin bu rahatlığının olumsuz sonuçları olacaktır. Aleviler şu anda ciddi ciddi bir muhasebe içerisindeler.

"Muhalefet AKP karşıtlığından başka politika üretemiyor"

Ana muhalefet partisi CHP başta olmak üzere muhalefet partilerin performansını nasıl görüyorsunuz. Türkiye'de bir muhalefet sorunu olduğunu düşünüyor musunuz?

Kesinlikle düşünüyorum. Bir kere AK Parti karşıtlığında siyaset üretmeye devam ediyorlar. Ama başta Kürt sorunu olmak üzere nasıl bir ülke tasavvur ettiklerini, ülkedeki sorunları nasıl aşacaklarına ilişkin kesinlikle hiçbir ciddi politikaları yok. Şu an Kürt meselesinin çözümünde ortaya koyacakları siyasetleri yok. HDP'de dahil tüm muhalefeti kastediyorum. HDP çıkmaz sokaktaki siyaseti aşamamakta, paradigma geliştirememektedir. Bu eleştirileri başta da söyledim. CHP'nin ise sistemin bir kurucu partisi olarak geleceğe ilişkin hiçbir projesi yoktur. Bu sistemin devamından yana görünmekte. AKP karşıtlığıyla ortaya koydukları politikaların da halk nezdinde bir değeri yok. Siyaset anlamında muhalefetin çok ciddi bir üretimsizliği söz konusu. Hiçbir temel konuda halkın tartışabileceği yeni gündemleri söz konusu değil. Muhalefet bir üretimsizlik süreciyle karşı karşıya ve AKP karşıtlığı üzerinden siyasetini geliştirmek istemektedir. Bu yanlıştır. Çünkü ülkenin başta Kürt meselesi, ekonomik sorunları, farklı inançların sorunları gibi devasa sorunları var. Mesela Alevilerin çok ciddi sorunları var. Özellikle Alevi ve diğer inançlar yeni asimilasyon kurumlarıyla karşı karşıyadır. Muhalefetin bu sorunlara ilişkin hiçbir projeleri, hiçbir politikaları yoktur. 

"Her şey Kürt meselesinin nasıl ele alınacağına bağlıdır"

Erken veya vaktinde yapılacak seçimlerde Alevi oyların dağılımda bir değişiklik olur mu?

Aleviler toplumsal dokuları itibariyle çok gelişmiş politik bir toplumdur. Sınıf ve devlet bilinci oldukça sağlam bir toplum düzenine sahipler. Yatay anlamında en genç örgütlenme olanağına sahip bir toplumdur. Dağılım olarak tabii ki farklılaşabilirler. Ancak ülke gündeminin nereye gidebileceği, özellikle Kürt meselesinin hangi eksende olacağı meselesi önemlidir. Aleviler ülkenin en önemli sorununa göre siyasi perspektif ve tercihlerini ortaya koyacaklardır. He şey Kürt meselesinin nasıl ele alınabileceği ve çözüm önerisi üzerine yoğunlaşmaktadır. Bu anlamda Alevileri kendilerine oy deposu görenlerle zorunlu bir adres olarak gösterilen başka partileri tercih etmeyebilirler. Bu konuda zorunlu değiller.

"Sünni bir devletin böyle karar alması söz konusu değil"

Almanya'nın Kuzey-Ren Vestfalya Eyaleti'nde Alevilik inancı resmi olarak kabul edildi. Yakın zamanda Türkiye'de de benzer bir kabulün olmasını bekliyor musunuz?

Çok yakın zamanda beklemek zor. Çünkü bir tercih var ve egemen Sünni devlet anlayışı sürüyor. Yani Sünni bir devletin böyle karar alması söz konusu değil. Şu an şartlar ve mevcut süreç itibariyle fazla umutlanmamak gerektiğini düşünüyorum. Aleviler kendilerini meşru bir zemine oturtmuş durumdalar. Kendi inanç ve öğretilerini her şeye rağmen sürdürüp ileri kuşaklara aktarma konusunda kararlılar. Ancak şu an böyle bir beklentiyi gündemlerine almış değiller. Elbette bir hukuk mücadelesi ve demokrasi mücadelesi içerisinde konumlanmalarını sürdürüyorlar. Ancak bu süreçte devletin inanç ve öğretimizi kabullenmesini beklemek de çok yanlış olur.

Devamı >>>




HABERLER