Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

YAZARLAR

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir


Enver Altaylı'nın e-postaları gerekçeli kararda: 'Yakın takibimde olan Erdoğan'ın...'

Eski MİT mensubu Enver Altaylı'ya verilen hapis cezasının gerekçeli kararında, Altaylı'nın CIA ajanlarına attığı mesajlar ortaya çıktı: "Yakın takibimde olan Erdoğan'ın..." ifadesi dikkat çekti.

 'Silahlı terör örgütü üyeliği' ve 'askerî casusluk' suçlarından toplam 23 yıl 4 ay hapis cezasına çaptırılan eski MİT mensubu Enver Altaylı'ya verilen cezanın gerekçesi açıklandı. Gerekçeli kararda, Altaylı'nın ABD'li istihbaratçılara gönderdiği belirtilen e-postalar yer aldı.

'ERDOĞAN YAKIN TAKİBİMDE...'

Bilgilerin, Altaylı'nın evinde yapılan aramalarda bulunan bilgisayarların incelenmesiyle ortaya çıktığı aktarıldı. Kararda, Altaylı'nın 15 Temmuz darbe girişiminden sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan'la ilgili bilgi topladığı ve bunu bir e-postada "Kendi istihbarat kaynaklarım vasıtasıyla yakın takibimde olan Erdoğan'ın…" cümleleriyle aktardığı ifade edildi. 

Altaylı'nın aynı e-postanın devamında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Şangay İşbirliği Örgütü ile ilgili yaptığı açıklamayı şu cümlelerle değerlendirdiği yer aldı:
"Türkiye’nin neredeyse 200 senedir kendine Batı’dan başka bir yaşam alanı benimsememiş olduğunu, ulusal bağımsızlık savaşında dahi İngiliz ya da Amerikan mandasını bağımsızlığının teminatı olarak gördüğünü, yakın zamana kadar ABD’nin kayıtsız şartsız müttefiki ve dostu olduğunu düşününce, Türk toplumunun tek taraflı ve dev bir propaganda aracı vasıtasıyla Şangay ittifakına yönlendirilmesinin bile Batı için telafisi olanaksız bir kayıp olduğu kanaatindeyim. Yaşamımın 50 yılını insanlık tarihinin en büyük hapishanelerinin kurucularından olan insafsız Rus emperyalizmine karşı mücadeleyle geçirmiş bir kişi olarak, saygıdeğer büyüklerim Ruzi Nazar ve Duane Clarridge'e (ruhları şad olsun) karşı taşıdığım ahlaki sorumluluğun bilinciyle biricik dostlarımı mevcut durumun ihtiva ettiği büyük tehlikeler konusunda uyarmayı borç bilirim."

 

MAHKEME: ALTAYLI ABD MANDASINI SAVUNUYOR

Gerekçeli kararda ise Altaylı'nın bu mesajı şöyle değerlendirildi: "Kurtuluş Savaşı döneminde Amerikan ve İngiliz mandasını isteyen hainler gibi bu dönemde sanık Enver Altaylı'nın kendisinin de yazıda belirttiği gibi Amerikan mandasını bağımsızlığının teminatı olarak gördüğü anlaşılıyor. Pervasızca yazılan bu cümle ile sanığın Türkiye Cumhuriyeti’nin istiklali ve bağımsızlığını fiili olmasa da yabancı devletler güdümüne girmesini istediği, geçmişte Türkiye'de CIA adına görev yapmış Ruzi Nazar ve Duane Clarridge'e karşı büyük hayranlık duyduğu ve etkisinde kaldığı dikkat çekici ve net bir şekilde anlaşılıyor."

'CLARRIDGE, SADDAM'I DEVİRMEYE ÇALIŞTI' 

Mahkemenin 136 sayfalık gerekçeli kararında Altaylı'nın 'devletin gizli kalması gereken bilgilerini muhataplarına aktardığı' tespitine yer verilirken, Altaylı’nın, Nazar ve Clarridge ile çektirdiği fotoğraflar da yayınlandı. CIA görevlisi Clarridge'in hayatta olmaması sebebiyle soruşturma ve kovuşturma aşamalarında kendisi hakkında bilgi toplanamadığı vurgulanırken, kendisi hakkında açık kaynaklardan derlenen bilgiler kararda şöyle yer aldı: "İstanbul'daki CIA istasyonunun şefi olarak verildi ve burada Türk komünizm karşıtı örgütü olan örgütlerin gerisinde olan Counter-Guerrilla ile yakın temaslarda bulundu. 1981’de Latin Amerika bölümünün şefi olmadan önce Roma’ya transfer oldu. The New York Times’a göre; Orta Amerika’daki CIA’nin 1990’larda danışmanlık çalışmalarına yönelik gizli savaşlarını sürdürmesi için gizli savaşlar başlattı. Irak'ta Saddam Hüseyin’i görevden almak için özel operasyon birlikleri olan Clarridge , Amerika’nın yurt dışındaki müdahalesine yakışmaz bir amigo oldu."

Gerekçeli kararda yer alan fotoğraflardan biri. 

 

Gerekçeli kararda yer alan fotoğraflardan biri. 

Ne olmuştu?

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 'FETÖ' soruşturması kapsamında sanıklar Enver Altaylı, Mehmet Barıner ve Altaylı'nın damadı Metin Can Yılmaz ile Seda Chamatzoglou hakkında iddianame düzenlendi. İddianameye göre Altaylı ve Yılmaz'ın, ABD'deki Halkbank davasını manipüle etmesi için bir dönem İran masasında görev yapan eski istihbaratçı Barıner'i yurt dışına çıkarmaya çalıştı. Bunun için tur şirketi sorumlusu tutuksuz sanık Chamatzoglou ile irtibata geçildi.

Esas hakkındaki mütalaasında savcı, Altaylı'nın; "silahlı terör örgütü yöneticiliği" ve "siyasi ve askeri casusluk" suçlarından 30 yıldan 42 yıl 6 aya, Barıner'in ise "silahlı terör örgütü üyeliği" ile "siyasi ve askeri casusluk" suçlarından 22 yıl 6 aydan 35 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istedi.

Mahkeme, Enver Altaylı'ya; “siyasi ve askeri casusluk” suçlamasıyla 13 yıl 4 ay, “silahlı terör örgütü üyeliği” suçlaması ile 10 yıl olmak üzere toplamda 23 yıl 4 ay hapis cezası verdi. Barıner’e ise “casusluk” suçlaması ile 12 yıl 6 ay, “silahlı terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla 8 yıl 9 ay olmak üzere toplamda 21 yıl 3 ay hapis cezası verildi. Chamatzoglou ise beraat etti.

 

Kaynak: Gazete Duvar




HABERLER