Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

YAZARLAR

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir


Derin Devlet (1–II)

İskender Öksüz'ün yazısı;

Derin Devlet

Derin Devlet, med-cezir hâlinde, bazen kabaran, bazen alçalan bir gündem.

Türkiye’de ortalığın çok karıştığı o felaketli zamanlarda, hani Yahya Kemal’in, “Bir med zamanı gökyüzü kurşunla örtülü” diye ne kadar da güzel anlattığı zamanlarda, derin devlet karanlık sulardan yükselir. Sonra yıllarca kendisinden bir daha haber alınamaz. 

DERİN DEVLET- MİLLÎ VE YERLİ

Entelektüel kolbaşçılarımızdan Sayın Nagehan Alçı, son zamanlarda, “Bitti sandığınız derin devlet bütün gücüyle sağ salim ve ayakta, şimdi rengi yeşil oldu” dedi ve söyledikleri yankılandı. Derin devletimiz sağında Bahçeli, solunda Perinçek ile ufuklara yol mu alıyor… dendi. 

Şimdi, böyle bir başlangıçtan sonra, anlamlı anlamlı ve de acı acı gülümseyip, “Ben biliyorum işin aslını ama söylemem” havasına girmem beklenir ama vallahi de bilmiyorum, billahi de bilmiyorum. Muhtemelen Türkiye’de ekonomiyi ve derin devleti bilmeyen pek az sayıda kişiden biriyim.

Şu kadarını kesin biliyorum: Derin Devlet, millî ve yerli bir kavram! Bunu da yeni öğrendim. Şöyle ki, İngilizce Wikipedia’ya, lafın İngilizcesini yazın, “Türkçe ‘derin devlet’ten” açıklaması çıkıyor. Webster’e “deep state” yazın, etimolojisinde hemen, “Türkçe ‘derin devlet’ten tercüme” izahı var. Hayırlı olsun. Yogurt, havyar, bashi-bazouk ve dolmush’tan sonra İngilizcenin burçlarına bir kelimemizi daha diktik.  

ABD’de devlet bürokrasisi Trump’a direnmeye, Pentagon’dan “gösterilerde polislik yapmam” sesleri yükselmeye başlayınca, onlar da “deep state” demeye başladı. Ora entelektüeli Trump’tansa derin devleti tercih etme eğiliminde.

KULLANIŞLI DERİN DEVLET

Vallahi de billahi de bilmiyorum dedim, dedim de, bilmemek, yazmaya mani değil ki.

Hemen şunları söylemek mümkün: Bir kere derin devlet ideal bir komplo teorisi. Hayatı basitleştiriyor. 

İktidarın sebebini anlayamadığınız bir davranışı veya davranmayışı… Derin devlet! 

Olmasını istediğiniz olmadı, siyaset istediğiniz yönde evrilmiyor… Derin devlet. 

Bir şeyler vaad ettiniz, beceremediniz. Fısıldarsınız: Derin devlet. 

Ciddî bir izah çalışmasında, karmaşık sebepleri analiz edip sonuca hangisinin ne oranda etki ettiği gibi zahmetli hesaplamalar yerine… Derin devlet! Ne kolay! 

Ne neyi ne kadar etkiliyor hesabına duyarlılık analizi derler. Çok parametreli bir denklemin parametrelerinin her birini azar azar değiştirip sonucun nasıl değiştiğini incelersiniz. Siyasetin olayları, ekonominin olayları, hatta meteorolojinin olayları hep böyle çok sebeplidir. Her sebep sonuca ancak belli oranda etki eder. Sebeplerin tamamını da bilemeyebilirsiniz. 

Bilim zor. Hayat zor. İşte derin devlet bütün bu zorlukları kolayca aşmanızı, Gordion’un düğümünü bir kılıç darbesiyle çözmenizi sağlar.

Tıpkı bilmiş bilmiş kafa sallayıp, bunun arkasında MI6’i, CIA veya İsrail var demek gibi. 

Ne demiş Popper üstat? Her karmaşık problemin basit bir çözümü vardır ve o çözüm yanlıştır. 

Yanlış olsun. Ne mahzuru var. Onlarınki çok mu doğru sanki. Köşe yazıyoruz şunun şurasında. Ve çağ, post-gerçeklik çağı.

BİRÇOK DERİN DEVLET VAR

Derin devlet beklenmedik sonuçların arkasındaki asıl sebepse, ne olabilir bu derin devlet? Bir kere dolar derin devleti olabilir! Benjamin Franklin yakışır derin devlete. Başka, reminbi derin devleti de sahnedeki yeni oyuncu. Onun üstünde hâlâ Mao’nun resmi var galiba? Reminbi o kadar derin ki, asıl ismi Yuan olduğu halde söylenmiyor, Reminbi deniyor. Hani Yahudiler bir zamanlar Tanrı’nın asıl adını söylemez, saklarmış. 

Sonra şantaj derin devleti var. Ben şunu şunu biliyorum, onun için böyle değil, şöyle yapacaksın derin devleti. 

Ya Swift derin devleti? Swift, dünyadaki para havalelerinin, EFT’lerin yapıldığı sistem. Dolayısıyla kime ne kadar ne girdi, kimden ne kadar ne çıktı bilir. Ve zamanı geldiğinde size kibarca dekontları gösterir. 

Türkiye’deki derin devlet, icranın ve yasamanın haricindeki devlet kurumlarının; yargının, ordunun, istihbaratın, yüksek bürokrasinin, akademinin icra ve yasamaya müdahalesiydi. Her devletteki gibi. Sonra FETÖ geldi. Türkiye’yi Uganda hükümetinin yönettiği günlerdi.

Derin ve sığ bütün devlet kurumlarını yerle bir etti. İşte o babamızın, dedemizin derin devleti artık yok. Biz, “oops, hay bin kunduz, bir yanlışlık oldu” dedik. Sonra bir daha aynı şey olmasın diye bütün bu kurumları tek elde topladık. Artık, deriniyle, sığıyla tek devlet var.

Kimse yıkamaz. 

BİR DE GERÇEK  DERİN DEVLET VAR

Bu kadar mı? Hayır. Bu kadar değil. Hiç de şaka olmayan, gerçek bir derin devlet var. Onu sonra anlatacağım. Entelektüel kolbaşçıların şimdilerde hissettiği derin devlet o. Siyasileri söylemini de, davranışını da değiştiren bir derin devlet. Başladıkları gibi devam etmelerine izin vermeyen bir derin devlet var. 

Medle başladım, dip dalgasıyla bitireyim. O gerçek derin devlete dip dalgası diyoruz. Tektonik hareket diyoruz. Kaynama diyoruz. Ona döneceğim. 
 

Derin Devlet – II

Derin devletlerin çoğu komplo teorisi, fakat bir tane gerçeği var, bunu anlatacağım demiştim. Sözümü tutayım.

“İDRAKİMİZE GİYDİRİLEN  DELİ GÖMLEKLERİ”

İdeolojilerin insanda neredeyse tıbbî bir etkisi var. Kuvvetli uyuşturucular, LSD gibi. İnsanlar gördüklerine değil, ideolojinin kendilerine telkin ettiğine inanıyor. Normal insan çevresine baktığında, eşyadan yansıyan ışık gözüne girer, oradan beynine geçer ve beyin gelen görüntüye anlam verir. Ha, demek burası yol, şu bir ağaç, burada da bina var der. Veya burası dünya, burada insanlar “millet devleti” veya “ulus-devlet” veya “nation-state” denilen teşkilatlar içinde yaşıyorlar deriz. Bu dünyanın zembereği asırlardır böyle işliyor deriz. 

İdeolojinin kör ettikleri, dışardan, eşyadan yansıyıp gözlerine, oradan da beyinlerine giden sinyalle amel etmez. Ne göreceklerini ideolojileri peşinen söylemiştir. Onlar etrafı gözleyen fotoğraf veya video makinesi gibi değil, projeksiyon makinesi gibi, sinemalarda perdeye filmi yansıtan makineler gibi çalışır. Dünyayla aralarında bir perde vardır ve beyinlerine önceden yüklenmiş senaryo gözlerinden bu perdeye yansır. Yüklenen neyse onu görürler. Bir araya geldiklerinde de küçük yaştan beri kulaklarına fısıldanan o ön yüklemeli manzarayı bir birlerinden teyid ederler ve demek ki bu söylediklerimiz “maruf ve meşhur” imiş derler. Kendi özel maruf ve meşhurlarıdır. Ve o marufu emrederler. Toplum biliminde bu grupça, birlikte aldanmaya “yankı odası- echo chamber” deniyor. 

ÜÇ KOZMOPOLİTLER

Bir zamanlar, “Ne milleti? Ne devleti? Burası dünya, burada sınıflar var, en büyüğü proletarya sınıfı, gittikçe büyüyor, dünyanın tamamında iktidara geliyor, bunun da zararı yok, çünkü yakında proletaryadan başka bir sınıf kalmayacak!”, diyen projeksiyon makineleri revaçtaydı. Sonra gerçek onların motorunu durdurdu, perde kalktı. Şimdi sol milliyetçidir. 

Türkiye’de de bir süre, “Ne milleti! Dünya da, Türkiye’de çok kültürlülüğe gidiyor, yakında hepimiz İngilizce konuşacağız, AB üyesi olacağız, yaşasın multi-kulti”, diyorlardı. Sonra Almanya ve İngiltere multi-kulti öldü dedi. Onlar öldü deyince öldü de. 
Siyasî ümmetçilerin marufu başkaydı. Mesela Hürriyet gazetesinin başlığındaki slogana, “Türkiye Türklerindir” sözüne kızıp, şöyle derlerdi: “Ahlaksız bu şerefsiz. Türkiye Türklerindir diyor. Hâlbuki burada şu var, bu var, öteki var… “ Millet sayımız ben saymayı bıraktığımda 36’yı geçmişti. Türkiye’nin her yanına vatanın paylaşılması gerektiğini, “ortak vatan”ı anlatıp halkı ikna edecek heyeti nasihalar gönderiyorduk… Yok yok, o mütareke sırasındaydı, bu sefer akil adam heyetleri gönderiyorduk. Millet filan hikâyeydi. Bizi birbirimize bağlayan asıl kuvvet Müslümanlıktı. 

BAHS İTMEZ OLDİ KİMSE, KESİLDİ LİSANLARI

Sonra bu sesler sustu. Bir daha tekrarlanmaz oldu. Şöyle medya, böyle medya, havuz falan deniyor denmesine de slogan hâlâ orada duruyor. Demek ki “Türkiye Türklerindir” ahlaksız ve şerefsiz değilmiş. Kaldırmak da o kadar kolay değilmiş. Son zamanlarda burada şu da var, bu da var, öteki de var lafları duyuyor musunuz? Baki rahmet istedi, “Bahs itmez oldı kimse kesildi lisânları”

Her devletin bir milleti vardır ve o milletin mensuplarının aziz bildiği değerler vardır. Eğer halkı dinlerseniz, hislerine, tepkilerine kulak verirseniz, sonunda derin devlet, yani millî iradeye ram olursunuz. Bugün bütün siyasî partiler hemen her ay yaptırdıkları anketlerle halkı dinliyor. 

36 milletli zamanlarda, Habur rezaletinden hemen sonra bir anket yaptırıldı. Anket sonuçlarını sıcağı sıcağına alan Ak Partili bir milletvekiliyleydim. O olup biteni tasvip etmeyenlerdendi. Telefonu kapattı, bana döndü ve “Hadi bakalım buyurun”, dedi.

“Trakya’da %10’un altındayız.” İşte ben liberal kozmopolitim diyenlerin de, kozmopolit İslamcıyım diyemeyenlerin de çarpıp, aman bu noktaya dokunmayalım dedikleri derin devlet, daha doğrusu derin millet budur. O derin millet şimdi onları  yerli ve millî yapmıştır. 

Üç bin yıldır egemendir kendileri. Biline. Öğrendiniz zaten.


Haber Kaynak : Karar Haber


Anahtar Kelimeler: Derin Devlet (–)

HABERLER