Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

YAZARLAR

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir


Demokrasi / Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutları

Harun Aykaç, Prof. Dr. Oktay Uygun’un “Demokrasi / Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutları” adlı eserinden hareketle konunu Atina boyutuna dikkat çekiyor.

Prof. Dr. Oktay Uygun’un hazırlamış olduğu “Demokrasi” Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar isimli kitabı bizleri tarihin derinliklerine götürerek insanlığın demokratik yaşam serüvenini gözler önüne sermektedir. Bu anlayışı sadece o günle sınırlı tutmamış, o günden bugüne gelen macerasını da birçok delillendirme ile bizlere sunmuştur.

Bu bağlamda kitaptan yaptığımız birkaç alıntı ile sizleri baş başa bırakırken asıl amacımız sizleri kitaba yönlendirerek satırlarda yazılanlarla baş başa kalmanızı salık vermek olacaktır.

“Demokrasi günümüzde küresel ölçekte yaygınlaşmış ve en iyi yönetim biçimi olarak kabul görmüştür. Bu durum, demokratik rejimin niteliği hakkında görüş birliğinin oluştuğu anlamına gelmiyor. Dünya ülkelerinin yarıdan fazlası demokrasi ile yönetiliyor olsa da, "demokrasi nedir?" sorusu hala sorulmakta ve tatmin edici bir yanıt beklemektedir. Bu çalışmada demokrasi tarihsel, siyasal ve felsefi boyutları ile ele alınmıştır.

Kitabın ilk bölümünde, günümüzden 2.500 yıl önce eski Yunan sitelerinde kurulan "doğrudan demokrasiler" inceleniyor.

İkinci bölümde, demokrasinin modern çağda "temsili demokrasi" olarak yeniden ortaya çıkış süreci ele alınıyor.

Üçüncü bölümde demokratik elitizm, katılımcı demokrasi, çoğunluk demokrasisi, konsensüs demokrasisi gibi günümüzde demokrasiyi açıklamayı amaçlayan kuram ya da modeller karşılaştırılarak Türkiye için hangi modelin uygun veya elverişli olduğu tartışılıyor.

Dördüncü bölümde, demokrasinin nasıl bir felsefi temel üzerine inşa edilebileceği konusu ele alınıyor. Doğaya egemen olan yasalar gibi, toplum düzeninin de evrensel bazı yasaları bulunduğu ve bu anlamda uyulması gereken mutlak siyasal doğruların varolduğu görüşü, siyasal sonuçları açısından değerlendiriliyor.

Beşinci ve son bölüm, demokrasinin en iyi yönetim biçimi olduğu yönündeki yaygın kanaatin sorgulanmasına ve demokrasinin liberal, cumhuriyetçi, müzakereci yorumlarına ayrılmıştır."

“Atina Demokrasisinin Gerçekleştiği Koşullar

A. Demokrasinin Ölçeği

1. Küçük Ölçekli Bir Devlet

2.500 yıl önce, yetkin bir doğrudan demokrasi modelini mümkün kılan koşullar arasında, Atina’nın modern ulus devletlere oranla küçük bir devlet oluşu özel bir önem taşır. Atina’nın yüzölçümü 2.600 kilometre kare civarındaydı. Diğer Yunan sitelerinin yüzde sekseninin yüzölçümü ise 200 kilometre kare altındadır. Atina’nın nüfusu üç yüz bin ile dört yüz bin arasındadır. Diğer site nüfusunun on bin ile elli bin arasında değiştiği ifade edilebilir.

Atina demokrasisin sağlıklı işleyişi bakımından, toplam nüfustan çok, yurttaş sayının ulaştığı rakam önemlidir.

Belirli bir dönemde Atina’nın toplam nüfusunun üç yüz bin olduğunu kabul edersek, yurttaş kitlesi hakkında güçlü bir tahminde bulunabiliriz. Yüz yirmi bin köle, doksan bin kadın, siyasal hakları olmayan yirmi bin yerleşik yabancıyı ve yetmiş bin yirmi yaş altındaki kişileri çıkardığımızda otuz bin sayısına ulaşırız. Böylece yurttaş sayısı, toplam nüfusun yaklaşık onda birine karşılık gelmektedir.

Halk meclisleri toplantıları altı bin kişi ile sınırlandırılmıştır. Atina’nın geniş bir coğrafyaya yayılmamış olması da, sistemin işleyişini kolaylaştırmıştır.

2. Yüz Yüze Toplum

Atina’nın karar alma süreçlerine katılan altı bin kişilik kitleler ya da otuz bin civarındaki toplam yurttaş kitlesi, sitenin yüz yüze bir toplum olduğunu göstermektedir.

Atina, sayısal üstünlüğün verdiği güçle, yoksulların ve orta sınıfın egemen olduğu bir siteydi, ama bu üstünlük dönemin bazı aristokrat yazarlarının ileri sürdüğü gibi çoğunluğun despotizmine dönüşmemişti. Aslında Atinalılar, kamu görevlerinin büyük kısmını seçimle değil, kurayla belirlediklerinden, çoğunluk  yönetimin her alanda geçerli olduğu söylenemez.

Atina demokrasisi sınıfsal çatışmaları yumuşatan, taraflar arasında orta yolun bulunmasını kolaylaştıran bir rol oynadı.

3. Türdeş Sosyal Yapı

Atina demokrasisinin iki yüz yıl kadar sürmesinde, sosyal yapının son derece türdeş oluşu önemli bir etkendir. Atina yurttaşları arasında köken, dil, din ve kültürel birliktelik vardı.

Özgürlük Anlayışı

Eski Yunan’da özgürlük, “insan” olmanın değil, bir siteye ait olmanın sonucuydu. Site içinde, yalnızca siyasal hakları olan yurttaşların gerçek özgürlüğünden söz edilebilir.”

 

DEMOKRASİ

Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutları,

Prof. Dr. Oktay Uygun

On İki Levha Yayıncılık, İstanbul (2020)