Davutoğlu: Sanki bütün Suriye'nin faturası bize aitmiş gibi yükleniyorlar

Ahmet Davutoğlu, "Katliamlara sessiz kalan ABD'yi, Rusya'yı, Çin'i, Fransa'yı suçlamıyorlar, Ortadoğu barışı için gayret eden bizi suçluyorlar" dedi

Manisa Dostları Platformu'nda konuşan Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Şimdi omuz omuza verme vakti, bu vakitte bile biz bu harekata açık destek vermekle birlikte bakıyorsunuz 3,5 yıldır hiçbir devlet görevi yürütmeyen dostunuza yükleniyorlar. Sanki bütün Suriye’nin faturası bize aitmiş gibi yükleniyorlar" dedi.

"Güvenli bölge içinde etkin bir sivil yönetim olmalıdır"

Davutoğlu, ABD ile Türkiye arasında varılan mutabakatı doğru bulduğunu söyleyerek, "Herkesi vicdani bir muhasebe çağırıyorum. O zamanlar güvenli bölge didiğimizde bizi eleştiriyorlardı. Bize saldırmak serbest. Başlayan ateşkesle birlikte güvenlik sağlandıktan sonra bütün güvenli bölge içinde etkin bir sivil yönetim olmalıdır" sözlerini kullandı.

AK Parti'den ihraç talebiyle disipline sevk edilmesiyle ilgili Davutoğlu, "Sakarya konuşmasından sonra ihraç istemiyle disipline gönderildim. Yüreğim yandı, yüreğim acıdı. Arkadaşlarımızın hepsinin de öyle. Bu partiye genel başkanlık, başbakanlık yapmışız. Ama beni daha fazla üzen, iktidarda 17 yıl kalmış bir partinin, gönderdiği o iddianamenin içindeki hatalar, yanlışlıklar ve Türkçe bozukluğu, işte biz bu olmasın diye çalıştık" şeklinde konuştu.

Trump'ın mektubu bir yüz karasıdır

ABD Başkanı Donald Trump'ın 9 Ekimde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a gönderdiği mektuba da değinen Ahmet Davutoğlu, mektubun bir yüz karası olduğunu söyledi. Davutoğlu, "Bu mektup derhal ABD’ye mukabele misli ile iade edilmeli ve devlet kaydından çıkarmalıdır" ifadelerini kullandı.

Davutoğlu'nun konuşmasından satırbaşları şöyle:

AK Partiyi eleştiriyoruz diye bizi eleştirmeyi tercih ettiler. Kimin ne hesabı varsa, özgür ve hür bir basın nerede isterse tartışmaya hazırız. Ama öyle bir tablo var ki, aylardır konuşuyoruz, akşam yorumcular bizim ne söylediklerimizi yorumluyorlar, ama bizi çağırıp da dinlemiyorlar. Yürekleri yok yürekleri. Yüreği olan karşımıza çıksın.

Katil rejimin 1 milyona yakın insanı öldürdüğünü unutuyorlar. Bütün bu katliama sessiz kalan P5 ülkeleri, ABD’yi, Rusya’yı, Fransa’yı, Çin’i suçlamıyorlar, o dönemde güvenlik kuvvetlerimize sızmış olan FETÖ çetelerini suçlamıyorlar, bu katliamlara sessiz kalanları suçlamıyorlar, bütün gayretini, ilmini, Ortadoğu barışı için çaba sarf eden bizleri suçluyorlar.

Biz burayı YPG’den daha iyi yönetebiliriz. Etkin ve katılımcı bir sivil yönetimle. Kürtler, Araplar, Türkmenler aynı mecliste bir olup, kimse Türkiye’ye ‘siz Kürtlerle’ savaştınız diyememeli. 

Saat başı tweetlerle dünyayı idare etmeye çalışıyorlar. 

Trump'ın mektubu

Trump’ın göndermiş olduğu mektup bir yüz karasıdır. Bu mektup derhal ABD’ye mukabele misli ile iade edilmeli ve devlet kaydından çıkarmalıdır. Hiçbir şey bu mektubun devlet arşivinde bulunmasını meşru gösteremez.
Yapılması gereken, ilişkiler iyiyse ki öyle görünüyor.

ABD’ye resmen başvurarak kendilerinden bu mektubu geri çekilmesi talep edilmelidir ve bu mektup “Ke en lem yekun” yani olmamış gibi hale getirilmelidir.
Bu millet her türlü çileye katlanır, ama istiskale, zillete asla katlanamaz.

"Trump'ın İngilizce tweetini okuyunca tüylerim diken diken oldu"

Bugün Trump bir açıklama daha yaptı. İngilizcesini duyduğumda tüylerim diken diken oldu. “İki küçük çocuk kavga etsinler, biraz yorulduktan sonra gidersiniz ikisini de durdurursunuz”. Türkiye Cumhuriyeti Devleti terör örgütüyle eş olarak muhatap alınamaz. Hele hele çocuk ifadesini aziz bir millete karşı kullanmak mutlaka cevap gerektirir.

Bu millet, cihana hükmederken ortada ne Amerika Birleşik Devletleri vardı, ne de Washington vardı.

Trump bu alçakça mektubunda, istiskal şantaj ve tehdit dilini kullanırken ekonomi ve adalete dikkat çekiyor. Sizin ekonominizi mahvederim diyor ve Brunson olayına bağlıyor. Onurlu bir dış politikanın olmazsa olmaz şartı ülke içinde dışarda kimsenin hesap soramayacağı adalet ikame etmektir. Bunu tam anlamıyla yapamazsanız işte böyle tehdit ve şantajlarla karşı karşıya kalırsınız.

"Şuan bizi AK Parti'nin doğruları yanlışları değil, yeni partimizin ilkeleri ilgilendiriyor"

Sakarya konuşmasından sonra ihraç istemiyle disipline gönderildim. Yüreğim yandı, yüreğim acıdı. Arkadaşlarımızın hepsinin de öyle. Bu partiye genel başkanlık, başbakanlık yapmışız. Ama beni daha fazla üzen, iktidarda 17 yıl kalmış bir partinin, gönderdiği o iddianamenin içindeki hatalar, yanlışlıklar ve Türkçe bozukluğu, biz bu olmasın diye çalıştık.

Şu anda bizi AK Partinin yanlışları doğruları ilgilendirmiyor, şuan yeni oluşacak partimizin yeni olguları ilkeleri ilgilendiriyor.

 

Independent Türkçe

Haber Kaynak : Independet Türkçe


HABERLER