YAZARLAR

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir


Bugün 126 kişi daha hayatını kaybetti, 4 bin 353 yeni tanı kondu; toplam ölüm sayısı 1769'a, vaka sayısı 78 bin 546'ya yükseldi

Sağlık Bakanlığı verilerine göre son 24 saatte koronavirüsten 126 kişi daha hayatını kaybetti. Böylece can kaybı 1769’a ulaştı.

Gündem

Türkiye'de Koronavirüs | 126 kişi daha hayatını kaybetti, 4 bin 353 yeni tanı kondu; toplam ölüm sayısı 1769'a, vaka sayısı 78 bin 546'ya yükseldi

 

Fahrettin Koca

 

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Türkiye'de yeni tip Koronavirüs nedeniyle 126 kişinin daha hayatını kaybettiğini, 4 bin 353 yeni tanı konduğunu açıkladı. Böylece toplam ölüm sayısı 1769'a; vaka sayısı 78 bin 546'ya yükselmiş oldu. 

Bilim Kurulu toplantısının ardından yeni tip Koronavirüs (Covid-19) salgınına ilişkin açıklama yapan Bakan Koca, önümüzdeki günlerde salgının ülkede pik noktasına ulaşmasını beklediklerini belirtirken, "Devamında ortalama dünya örneklerinden edindiğimiz tecrübeyle 2 haftalık bir plato dönemi olacağını biliyoruz. Bizi asla rahatlatmamalı, tedbiri elden bırakmamalıyız" dedi.

Koca, 23 Nisan haftasında sokağa çıkma yasağının kaç gün olacağına ilişkin Bilim Kurulu'nun bir tavsiyesi olmadığını belirtirken, kısmen ve tamamen uygulanan yasakların etkili olduğunu söyledi. Koca, "65 yaş üstü sokağa çıkma yasağından önce vakaların yüzde 35'i 65 yaş üstünden büyüktü, kısıtlamadan sonra yüzde 18'e düştü. Bu tedbirlerin ısrarla uygulanmasını talep ediyoruz" şeklinde konuştu.

Koronavirüs çalışmaları yürüten Prof. Ercüment Ovalı'nın "Üzerinde çalıştığımız ilaç o kadar etkili ki acilen hastaların tedavisinde klinik testlere alınmalı" dediği Dornaz alfa isimli ilaca ilişkin de konuşan Bakan Koca, "Uluslararası bir ilaç firmasının patentli ilacı. Türkiye'de ruhsatlı bir ilaç. Akciğer sorunu olan hastalara uygulanan ve fayda görülen bir ilaç. Dünyada araştırmanın nasıl yapılacağı bellidir. Sosyal medya üzerinden insanların umudu ile oynanamaz. İlaç ve aşı işi milli ve stratejik bir iştir, sosyal medya üzerinden yapılmaz" ifadesini kullandı.

Koca'nın açıklamalarından satır başları şöyle:

"Hazır bu mücadele yoluna girmişken, tedbirleri eskisinden çok daha sıkı tutun. Evinizde kalın, kendinizi koruyun, sosyal mesafe, izolasyon kuralına uyun. Sokağa çıkmayanlar bu mücadelenin görünmeyen kahramanlarıdır. Boş sokaklar her gün yeniden verdiğimiz bu savaşı kazandığımız alanlardır.

"Vakaların temas zincirlerini tek tek bularak gözetim altına aldığımızdan bahsettim. Filyasyon salgın hastalık tedavisinde öteden beri bilinen bir yöntemin adıdır. Amaç hastalığın yayılmasının önünü kesmektir.

"Bugüne kadar filyasyon yapılan temaslı kişi sayısı 300 binden fazla. Filyasyon oranımız yüzde 97,5'e ulaştı. Özellikle temaslılara ulaşma oranı ve süreleri yakından izlenmektedir. Filyasyon başarımızı sayısal olarak ölçebiliyor, alacağımız fazladan tedbirlere karar verebiliyoruz.

"Ülkemizin bulaşıcı hastalık mücadelesinden geçmiş tecrübeleri gözardı edilemez. Bunlara sahip olmamız bizim büyük şansımızdır. Bugüne kadar yapılan yatırımların ne kadar yerinde olduğunu toplum olarak bir kez daha test etmiş olduk. Vakalara erken müdahale stratejimizin bir diğer yönünü oluşturmaktadır. Vakalara erkenden ilaç başladık, tüm hastalarımıza ücretsiz ulaştırdık. Filyasyon sonrası takibi yapılan ve belirti ortaya çıkınca hastaneye yönlendirilen hastalarda tedavinin etkilerini somut olarak gördük. 

"Diğer ülkelerden edindiğimiz bilgilerin aksine Bilim Kurulu'nun görüşleri doğrultusunda tedavi algoritmamızı değiştirip hastalarımızda zatürreye dönüşme hızı düşmüştür.Bu da yoğun bakım ve entübe sayılarımıza yansımaktadır.

"Önce 65 yaş üstü vatandaşların dışarı çıkışını kısıtladık, ardından gençlerimize bu kısıtlamayı getirdik. Bu tedbirler netice vermektedir. İleri yaşta pozitif vaka sayımızda belirgin azalma görüldü. 65 yaş üstü sokağa çıkma yasağından önce vakaların yüzde 35'i 65 yaş üstünden büyüktü, kısıtlamadan sonra yüzde 18'e düştü. Evde kalmaya mecbur bırakılmanın çok kolay olmadığını biliyorum. Bu tedbirlerin ısrarla uygulanmasını talep ediyoruz.

"Hastanelerimizde sağlık personelimiz aynı hızda ve gayrette görevlerine devam etmektedir. Hastanelerimiz üzerine gelen yükte bir yavaşlama olduğunu sahada da görebilirsiniz.

"Vaka sayımızda artış devam etmektedir ancak artış hızının düşmekte olduğunu görüyoruz. Önümüzdeki günlerde plato oluşturması şaşırtıcı olmayacaktır.

"Bu saat itibariyle bugün toplam test sayımız 558 bin 413 oldu. Bugün eklenen 4 bin 353 yeni vaka ile toplam vaka sayımız 78 bin 546'ya ulaştı. 1.542 hastamız iyileşti. Artan test sayımıza rağmen vaka artış hızımız azalıyor. Yoğun bakım ve entübe hasta sayımız azalıyor. Diğer ülkelerden farklıyız. Hastanelerimizin çok yoğun olduğunu düşünüp belirtilerinizi gözardı etmeyin, tedavi için geç kalmayın.

"Hayat durulana kadar evinizde kalın, sükunetinizi koruyun. Evinize çekilin, kendi dünyanıza çekilin, eviniz düşündüğünüzden daha büyüktür. Tedbirlere uyması biraz zor gelebilir ama ödülü büyük olacaktır. Bu ödülleri uyduğumuz tedbirlerle kazanacağız. Ödül sevdiklerimizi hayatta tutmak.

"Sağlıkta şiddetin önlenmesi yasa teklifi yasalaştı. Sağlık çalışanlarını korumaya yönelik en kapsamlı yasanın çıkmasında katkısı olan tüm vekillerimize teşekkür ediyorum.

"Hafta sonu başlayan ve bu hafta sonu da karar verilen sokağa çıkma yasağının bu amaca hizmet ettiğini rahat söyleyebiliriz. Bu doğrultuda daha sonraki haftalarla ilgili Bilim Kurulu'nda gündeme gelmedi. ama kurulun bir tavsiye kurulu olduğunu unutmayalım, bir karar merci değil. Tavsiye kararları alan bir kurum.

"Şüpheli vakaya da Covid tedavisi uyguluyoruz"

"Başından itibaren süreci Bilim Kurulu'muzun öneri ve yaklaşımlarıyla sağlık boyutunu götürmeye çalıştık. Yani hem testlerin kimlere yapılması gerektiği, hangi hastanın şüpheli görüleceği, hangi hastanın Covidli olduğu, hangi hastanın nasıl tedavi edilmesi gerektiğinin gün gün değiştiğini bilmiş olalım. Dinamik bir şekilde sürekli güncelleyen... Hekim arkadaşlarımızın, herkesin bu anlamda bir hastaya ne zaman test yapılması ve hangi tedavinin başlanması şekilde standardize edildi Bilim Kurulu'ndan. Burada özellikle şöyle bir algoritma var, eğer semptomu varsa şüpheli görüyoruz, tomografisinde bulgu olma durumu zorunlu değil. Temaslı olup semptomu olan birisine test yapılması gerektiği rehberde yazılıyor. Bu şüpheli görülen vakalar Covid-19 tanısı alması için DSÖ'nün tanımlaması var. Eğer PCR testi yapılabilen bir ülkeyse PCR testi pozitif olan şüpheli vaka olduğu, pozitif olan vakanın bildirilmesi gerektiğini açık söylüyor. Şüpheli olan vaka tanımı belli, doğrulanmış olan vakanın tanımı da belli. Biz şüpheli vakaya da Covid tedavisi uyguluyoruz. Eğer bir mevsimsel gripten ayrılamama durumu söz konusu ise onunla ilgili ilacımızı da başlıyoruz. Biz vakayı tedaviden mahrum etmiyoruz. Temaslı olan veya semptomu olan vatandaşımız erkenden tedaviye başlamak için sağlık kuruluşlarımıza maskesini takarak bu tedaviyi erkenden alma çabası içinde olmalı. Erken dönemde tedaviye başlamanın zatürreye dönüşümünü azalttığını, yoğun bakıma alınmanın azaltıldığını görüyoruz. Yoğun bakımdakilerin çoğu sağlık kuruluşlarına geç müracaat eden vatandaşlarımız.

"Hasta artış hızımız düştü, ölüm artış hızı durağan, yatak doluluk oranı stabilleşti"

"Altını birkaç kez çizdim. Şu andaki tablomuz hasta artış hızımızın düştüğü, ölüm artış hızımızın durağan bir döneme girdiğini, sağlık kuruluşlarımızın yani yatak doluluk oranını şu dönemde stabilleşti. Bu tablo sevindirici çünkü dünyadan farklı yaptığımız uygulamalar var. Dünya halen bu hastaları erken cihaza bağlama yaklaşımını sergiliyor. Erken dönemde yüksek akımlı oksijenle entübe etmemenin hasta için faydalı olduğunu görüyoruz. Bunlar tedavi uygulamada farklılık içinde olduğumuzu gösteriyor. Verilerimizi yeni haliyle paylaştığımız bir kurul toplantısı oldu. Bu farklılıklarımızı dünyaya hızla yayın yaparak göstermek istiyoruz. Bunu da yapacağımıza inanıyorum.

"Testi daha sonra çıkanlar pozitifse ölü sayısına ilave oluyor"

"Testi daha sonra çıkanlar pozitifse ölü sayısına ilave oluyor. DSÖ'nün bu noktada Türkiye ile ilgili hiçbir sorunu yok. Sorun olduğunu söyleyenler DSÖ'nün açıklamalarına baksınlar. Bizim hem vaka hem de ölüm oranlarını, rakamlarını ne kadar şeffaf yaptığımızı belirten açıklamaları oldu. DSÖ PCR testinin yapılamadığı ülkeler için olabilecek bir kod, yani şüpheli bir kod, bunun dışında PCR testinin yapıldığı ülkeler için de ikinci bir kod veriyor. Türkiye için verilmesi gereken kod doğrulanmış vaka tanımı şeklinde. Bu anlamda hiçbir sorun yok. DSÖ de zaten yaptığımız çalışmaları, bildirimleri takdirle anıyor. Biz ülkemize güvenelim, sağlık ordumuza güvenelim. Gerçekten ölüm sayılarımızdaki düşüş bizim tedavideki, yani sağlık çalışanlarımızın farklı yaklaşımı ve yoğun bakımdaki pratik uygulamalarımız olduğuna inanalım.

"Sözü edilen ilaç uluslararası bir ilaç firmasının patentli ilacı"

"Sözü edilen ilaç uluslararası bir ilaç firmasının patentli ilacı. Cümlelerimi özellikle seçerek kullanıyorum. Uluslararası bir ilaç firmasının patentli ilacı. Türkiye'de ruhsatlı bir ilaç. Akciğer sorunu olan hastalara uygulanan ve fayda görülen bir ilaç. Burada Covid-19'la ilgili bu ilacın faydalı olduğuna dair laboratuvar ve klinik çalışmaların başladığını da biliyoruz. Bir Türkiye'de hem aşı, hem de tedaviyle ilgili bütün çalışma yapan üniversite ve kurumlara çağrıda bulunduk. Bununla ilgili, ilgili merkeze de 23 Mart'ta aşı ve tedaviyle ilgili herhangi bir çalışmanız varsa projelendirip bize başvurun dedik. Oradan bize gelmedi. Dünyada araştırmanın nasıl yapılacağı bellidir. Sosyal medya üzerinden insanların umudu ile oynanamaz. Biz bu topraklara aidiyet içinde olan, insanlığa faydalı çalışma yapan herkes kıymetlidir. Yayın, araştırma ve çalışmanın nasıl yapıldığı da çok iyi bilinir. Klinik araştırma için bu çağrımıza yanıt verilebilirdi. İlaç ve aşı işi milli ve stratejik bir iştir, sosyal medya üzerinden yapılmaz.

"2 haftalık bir plato dönemi olacağını biliyoruz"

"Biz tedbiri asla elden bırakmamalıyız. İlk günden itibaren süreci şeffaf bir şekilde aktarmaya gayret ediyorum. Şu an rakamları hepimiz biliyoruz ve geldiğimiz durumu da biliyoruz. Önümüzdeki günler bir pick noktasına erişebileceğimizi görüyoruz. Devamında ortalama dünya örneklerinden edindiğimiz tecrübeyle 2 haftalık bir plato dönemi olacağını biliyoruz. Bizi asla rahatlatmamalı, tedbiri elden bırakmamalıyız. Bu mücadelede çok önemli 3 unsur var; vakayı tespit edip filyasyon yapabilir olmak, tedavide çok güçlü olabilir olmak, izolasyon. Yani temas ve mesafeyi hiç elden bırakmadan devam edebilir olmak, bu sağlanırsa yeni bir dalga önlenebilir ve normale dönüş sağlanabilir.

"Bilim Kurulu üyesi arkadaşımın söyleminde bir farklılık yoktur ama yansıması farklı oldu. Söylem benim demin dediğimden farklı değil. Vaka artış hızının azaldığı bir plato dönemine doğru gidiyoruz. Yeni bir dalgalanma olmazsa hayatın kısmen normale dönebileceği bir durum, farklı bir şey söylemiyor. Biz filyasyonu şundan emin olun, dünyada bu kadar yapan tek ülkeyiz. Bununla çok rahat övünebileceğimizi söylüyorum. Bilim Kurulu'ndaki arkadaşlarımız bu filyasyonun nasıl yapıldığını da yayın haline getirerek dünyaya göstermiş olacaklar. Toplam Türkiye'de 4 bin 500 küsür bu filyasyonu yapmak üzere araçlı ekip sahada. Bunu çok ciddi yapıyoruz. Ben yüzde 95,8 demiştim, yüzde 97'yi geçtiğini söylüyorum. Bir takım eksiklerimiz olabilir mi olabilir. Biz yüzde 90'ların üzerinde bir filyasyon başarısından bahsediyorum.

"Hastalığı artık çok iyi biliyoruz"

"Biz vakaların Türkiye'de görülmesinden sonra hastalıkla ilgili bilgilenmelerimizin dünyadan farklı olduğunu gördük. Yani vakaların tedavide nasıl davranılması gerektiğini, nasıl bir farklılığın olduğunu biz artık iyi biliyoruz. Çin'de yapılan çalışmalarla bildiğimiz hastalıktan biraz farklı olduğunu, hastalığı artık çok iyi bildiğimizi, kendi algoritmamızı geliştirdiğimizi çok net söyleyebilirim. Sğalık sistemimizin bu anlamda güçlü, ciddi bir yapı olmasının büyük payı var. Bunda 1 milyon 100 bin sağlık çalışanımızın büyük özverisi var. Esas kahramanlar onlar, diğerleri de sokağa çıkmayan vatandaşlarımız. Yaşlı olup, altta hastalığı olan hastalarımız da düzeliyor. Yaşlılarda olduğu anda bu hastalık çok kötü seyreder, bu doğru, erken dönemde şunu biliyoruz tedavi başladığında sonuç alabildiğimizi görüyoruz. Biz bu hastalığı biliyoruz, bu süreçte temas, mesafe ve izolasyon için biraz daha sabredelim. Tedavide herhangi bir sorunumuz yok, sağlık kuruluşlarımızın hasta yükünün üstüne çıkmadığını görüyoruz. Avrupa'nın, ABD'nin artık hasta seçtiği bir dönemde Türkiye yoğun bakım doluluk oranlarında yüzde 60'ı geçmedi. Bu Türkiye'nin tedavide başarısı değil midir? Bu başarıyı söyleyelim, bunu sürdürmek için vatandaşımız asla tedbirlerden vazgeçmemeli.

"Ücretsiz maskeyi vermeye devam ediyor olacağız"

"Maske konusunda biz vatandaşımıza maskenin bu dönemde ücretsiz verilmesini istiyoruz. Bunun için de kendilerine bir kod vererek temini yolunu tercih ettik. Kendilerine özellikle mesaj gelmeler kişiler için de eczaneye müracaat ettiğinde kimlik doğrulaması sonrası yeniden bir kod verilmesini de sağladık. Bir eczaneler üzerinden ücretsiz maskeyi vermeye devam ediyor olacağız.

"Vaka sayısı içinde pozitif olan, klinik bulgusu olsun olmasın herkes var."

 

Haber Kaynak : Ocak Medya


HABERLER