Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

YAZARLAR

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir


BAZI KÜRT YAZAR VE SİYASETÇİDEN DEMİRTAŞ’A “TÜRKİYECİ VE ORTAK CUMHURİYETÇİ” SÖYLEMİNDEN DOLAYI "ŞİDDETLİ" ELEŞTİRİ VAR!!(*)

K24Türkçe’de “Demirtaş’ın ‘cumhuriyet’ vurgusu nasıl yankı buldu?” başlıklı yazının spotunda şu ifadelere yer veridi; “Demirtaş’ın son günlerde sık sık kullandığı “ortak cumhuriyet” söylemi Kürtler tarafından tepkiyle karşılandı.”

Edirne Cezaevi’nde bulunan eski Hakların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, son dönemde yazdığı makalelerinde ve bazı gazetelere verdiği röportajlarda “Türkiye’nin birliği” ve “Cumhuriyetin birlikte sahiplenilmesi” vurgusunu yapıyor.

K24’e konuşan Kürt siyasetçi ve gazeteciler, Demirtaş’ın son çıkışının Öcalan tutumundan ve HDP’nin siyasi programından uzak olmadığını söylüyor.

Sosyal medyada da Demirtaş’ın söylemi, Kürt kullanıcılar tarafından sert eleştiriler aldı.

Siyasetçi ve avukat Sıdkı Zilan, Demirtaş'ın “demokratik cumhuriyet” tezini PKK’nin de savunduğunu vurgulayarak şunları söyledi: 

“Selahattin Demirtaş'ın temel düşüncesi demokratik Türkiye Cumhuriyeti tezini PKK de paylaşıyor. HDP'nin kuruluşundan itibaren ‘bölücü bir parti olmadığını’ hem programından hem de pratiğinden biliyoruz. Ayrıca HDP'nin fiilen Kürtlerin oy verdiği, mefkûre olarak (sadece) Kürtlerin veya Kürdistani bir parti olmadığını da biliyoruz. HDP, sadece Türkiye'de faaliyet gösteren bir parti değil, Türkiyeci bir partidir. Ancak buna rağmen, tekçi, Türkçü paradigmaya karşı, programında çoğulcu bir toplumu savunduğu görülüyor. Bu güzel söylemine rağmen PKK'den kaynaklı ideolojik, silahlı vesayetin mağduru veya parçası olduğu görülmektedir.”

Demirtaş'ın PKK'ye çağrısının muğlak olduğunu belirten Zilan, “Kanaatime göre HDP, çözüm sürecinin bir ürünü. Süreç rafa kalkınca, HDP için de sıkıntılı bir dönem başladı ve bu nedenle HDP'liler zindanda tutsak edildiler. Buna Demirtaş da dahildir. Türkiye'deki Kürtlerin ana gövdesini oluşturan kesimin de HDP gibi Türkiye'nin bütünlüğü içinde, hukuki zeminde çözümden yana olduğu söylenebilir. Asimile olanlar için böyle bir sorun yoktur. Bir de Kürdistan milliyetçileri var ki bağımsız veya federatif bir yapı istiyorlar. Demirtaş'ın PKK'ye ilişkin çağrısı şartsız değil, biraz da muğlaktır” değerlendirmesinde bulundu.

ÖZÇELİK: KÜRTLERİ VE KÜRDİSTAN'I YADSIYAN BİR SÖYLEM

Demirtaş’ın “cumhuriyetin birlikte sahiplenilmesi” mesajını değerlendiren Kürdistan Özgürlük Partisi (PAK) Genel Başkanı Mustafa Özçelik şunları söyledi:

“Sayın Selahattin Demirtaş’ın son dönemlerde dile getirmiş olduğu ‘Ortak paydamız demokratik cumhuriyettir, ortak evimiz Türkiye'dir, ortak devletimiz Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir’ ve ‘Cumhuriyet’i hep birlikte sahiplenerek onu hepimizin Cumhuriyet’i haline getirelim’ şeklindeki açıklamaları, HDP’nin daha önce programında savunduğu ‘ortak vatan, demokratik ulus, ortak cumhuriyet’ siyasetinin farklı bir söylemle dile getirilmesidir. Demirtaş’ın ve HDP’nin bu söylemleri, Türkiye devletinin 99 yıldır kuruluş ve varlık felsefesi olan ‘Tek devlet, tek millet, tek vatan, tek bayrak’ anlayışının farklı bir söylemle dile getirilmesidir. Hangi söylem, görüntü, niyet ve amaçla söylenmiş olursa olsun, Demirtaş’ın ve HDP’nin bu söylemleri, Kürt milletinin ve ülkesi Kürdistan’ın varlığını yadsımaktan ve Kürtlerin kendi ülkelerinde kendilerini siyasi, milli, coğrafik bir statü ile yönetme haklarını reddetmekten öte bir anlam taşımamaktadır.”

“Milyonlarca Kürt’ün oyunu alan Sayın Demirtaş ve HDP’nin Kürt milletinin vermiş olduğu bunca ağır bedellere rağmen, bu tür söylemleri dile getiriyor olmaları gerçekten de çok üzücüdür, düşündürücüdür, kaygı vericidir” diyen Özçelik, “Açık söylüyoruz: Savaşa, askeri operasyonlara, şiddete, silahlı eylemlere de hayır diyoruz; Kürt milletinin ve ülkesi Kürdistan’ın varlığını, Kürtlerin milli demokratik hak ve özgürlüklerini reddeden her türlü anlayışa da hayır diyoruz” diye ekledi.

‘DEMİRTAŞ DA TIPKI ÖCALAN GİBİ’

Gazeteci Arif Zêrevan, PKK lideri Abdullah Öcalan gibi Demirtaş’ın da Türkiye’nin çıkarlarını gözettiğini ifade ederek şu değerlendirmede bulundu: 

“Demirtaş’ın Duvar’daki kısa makalesini okudum. CHP cenahının ortak cumhurbaşkanı adayı ile ilgili makalesinin ruhunun, Kürt milleti ve Kürdistan ile zerre kadar alakası yok. Demirtaş da tıpkı Öcalan gibi Türk devletinin bekasını, iyiliğini ve çıkarlarını gözeterek o kısa makaleyi yazmış. Demirtaş, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin büyük bir bölümünü oluşturan Kuzey Kürdistan’ın ve Kürt milletinin Türk milleti ile eşit ortak olması konusunda somut tek kelime sarf etmemiş. Makalesinin sonunda Demirtaş ‘Cumhuriyet’i hep birlikte sahiplenerek onu hepimizin Cumhuriyet’i haline getirebiliriz. Demokratik, laik, sosyal, eşitlikçi, adil bir hukuk devletine dönüştürebiliriz’ demiş. Şimdiki Anayasa’da da bu belirlemeler duruyor ama Türkiye Cumhuriyeti bir ‘Türk devletidir. Bu devlette Kürtlerin ortaklığı yok.”

Demirtaş ile Öcalan’ı karşılaştıran Zêrevan şunları söyledi: 

“Hem Öcalan ve PKK’si hem de Demirtaş ve HDP’si Kürt milletinin meşru davasını ve haklarını ifade etmekten uzaktırlar. Bilakis hem HDP hem de PKK Türk siyasi dünyasının iktidar-muhalefet partilerinin didişme araçlarıdır. DemirtaşCHP cenahının hizmetkarlığını, Öcalan da duruma göre AKP cenahının hizmetkarlığını yapar. Dikkat ederseniz HDP hiçbir zaman iktidar partilerinin ortağı bile olmak istemez. PKK ve HDP’nin vazifesi Kürtleri hükümet ve devlet yönetimi dışında bırakıp devleti Türklere ve köleliği de Kürtlere nasip ettirmektir.”

____________

 

(*)Herkes bu ülkede, söz konusu kendi gelecekleri olduğunda, birçok konuda, kendileriyle pek bir bağlantısı, ilişkisi ve düşünce birliği olmayan, hatta birbirlerine oldukça yabancı toplumsal kesimlerin varlığını kendi uhdesinde görmeye alışık…

Kendilerini karar verici konumda gören “birilerinin” dönem,dönem yaptığını bu kez,  Kürt sağcısı olarak tanımlayabileceğimiz, ama HDP ve dolayısıyla PKK’ye atfedilen güç ile kıyaslandığında fazla bir toplumsal ağırlığı bulunmayan bu kesimin, hemen her sebeple HDP’ye ayar vermeye çalışmaları alışıldık bir durum…

Bunlar, Kürt sol hareketinin, şartla ve konjönktür gereği; tam bağımsızlıktan, federasyon ve oradan da “Türkiyeci-ortak cumhuriyetçi” gibi gayet makul bir çizgiye varmalarını ve onları bunları savunmaya yönelten sebepleri göz ardı ederek tam da ne olduğu pek bilinmeyen “tam bağımsızlıkçı” sığ sağ/cı söylemin cazibesine aldanma yoluyla Türkiyeli Kürtlerin önünü tıkadıklarının farkında değiller gibi…

Biz Kürt sol hareketini elbette ki savunmuyor ve desteklemiyoruz, ama bir açıdan da başta ABD olmak üzere bölgesel ve küresel emperyalist güçlere de kucak ve avuç açmaya karşı Türkiye şarlarında tam ortaklık düşüncesinin Kürtlerin hayrına olduğunu düşünüyoruz…

Esas, üzüm yemek olmalı, bağcıyı dövmek değil.(Editör)

 

 


HABERLER