Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Babacan: “Altılı Masa’dan ortak aday çıkmazsa dünyanın sonu değil ama kötü olur”

DEVA Partisi lideri Ali Babacan’ın Habertürk TV’de Teke Tek programında gazeteci Fatih Altaylı’nın konuğu oldu.

Babacan: “Altılı Masa’dan ortak aday çıkmazsa dünyanın sonu değil ama kötü olur”

DEVA Partisi lideri Ali Babacan’ın Habertürk TV’de yaptığı açıklamalardan öne çıkan satırlar şu şekilde:

“Sayın Erdoğan’dan Ali Babacan kompleksi seziyorum”

“İyi bir şey yapmak için kimseden izin almama gerek yok. Bizim ilişkimiz patron-işçi, amir-memur şeklinde olmadı. Ben masaya AK Parti’nin kurucusu olarak oturdum. “Benim bakanım, benim valim” yeni terminoloji. Benim dönemimde yoktu. Paradan 6 sıfır atılması konusunda, bir soru sordu, cevap verdim. İlk defa orada duyulmuş oldu. Başlattığımda Tayyip Bey’in haberi yoktu. ‘Bunları açıklamışsın ama keşke bana söyleseydin ben açıklasaydım’ dedi. Ben de ‘efendim soruya verdiğim cevaptı bu’ dedi. Sayın Erdoğan’da Ali babacan kompleksi seziyorum.”

“Toplumun bir kısımını iteleyerek, öteleyerek, sadece bir kısmını seviyorsanız bu milliyetçilik olmuyor”

“DEVA Partisi olarak Türkiye’nin yepyeni bir anayasaya ihtiyacı olduğunu söylüyoruz. Bunlar hep arkasında durabileceğimiz iddialardır. Uygulama imkanı Meclis aritmetiğiyle ilgili tabii ki. Biz DEVA Partisi’ni kurarken Türkiye’de herhangi bir siyasi partinin bu ülkenin sorunlarının çözüne inansaydık, kurmazdık. Hiçbir tabuya bağlı kalmayacağız dedik. 85 milyonun tamamını kucaklama iddiasıyla bu işe başladık. Milliyetçiliği, milletin tümünü kucaklayabiliyorsanız öyle görüyoruz. Toplumun bir kısımını iteleyerek, öteleyerek, sadece bir kısmını seviyorsanız bu milliyetçilik olmuyor. Bizim milliyetçiliğimiz 85 milyonun tamamını kucaklayabilmek. Dün sabah kamuoyuna duyurduğumuz 1,5 senelik bir emeğin ürünü, tam bir eser. 354 kalem iş var. Burada hayvan hakları, doğa hakları var. Böyle baktığınızda dünden beri tartışılan sadece 2 madde tartışılıyor. Demek ki 354 maddede bir şey bulamamışlar.”

 

“Biz Altılı Masa’ya oturduk diye, 6 parti birleşip tek parti olmadık”

“Şu andaki iktidar dar siyaset yaptığı için bu çalışmaları kavraması zor. Anlasa bile şu anki siyasi çizgilerine ters düşüyor. Biz Altılı Masa’ya oturduk diye, 6 parti birleşip tek parti olmadık ki. Biz taleplerimizden vaz geçmeyeceğiz. 2001 yılında AK Parti kurulduğunda, deseydik ki, ‘TRT Kürtçe kanal açmalı’ diye. AK Parti mutlaka kapatılırdı. Sonra TRT Şeş açıldığında TRT Kürdi kurulduğunda normalleşmiş bir ortam vardı. Bizim iddialarımız hayata rahatlıkla geçirilecek iddialar. Kritik konularda çok geniş istişareler yaptık.”

“Anayasa’nın ilk dört maddesiyle ilgili hiçbir değişiklik önerimiz yok”

“Ana dilinde eğitim meselesi. Ana dili diyoruz. Bir hanede annenin konuştuğu dil demektir ana dili. Ananın ak sütü kadar helal bir konudur diyoruz. Anayasa’nın da o şekle getirilmesini istiyoruz. Anayasa’nın ilk 4 maddesiyle ilgili hiçbir değişiklik önerimiz yok.”

“Gerçek FETÖ’cü ise tabii ki af söz konusu değil. Ama beraat ettiyse, savcılık soruşturmaya ihtiyaç duymadıysa, takipsizlik verildiyse onların haklarının tabii ki iade edilmelidir diyoruz.”

“Biz Türkiye’nin hiçbir sorunundan kaçmıyoruz, korkmuyoruz, üzerine üzerine gidiyoruz. Gerçek FETÖ’cü ise tabii ki af söz konusu değil. Ama beraat ettiyse, savcılık soruşturmaya ihtiyaç duymadıysa, takipsizlik verildiyse onların haklarının tabii ki iade edilmelidir diyoruz. Mahkeme beraat ettirmiş, hala işten atılmış görülüyor. 1 milyon 574 bin kişi Türkiye’de terör örgütü üyeliğiyle soruşturmaya tabi tutulmuş durumda. Muhtemelen sayı 2 milyonu geçti. Bir ülkede 2 milyon terör üyeliği olabilir mi? 129 kaynaktan yararlanılarak hazırlanmış bir hukuk metni. FETÖ sisteminin merkezinde bulunan, içinde olan, karar alma mekanizmalarında olan hiçbirine af yok. FETÖ askeri darbe yapmaya kalkışacak kadar aklını yitirmiş bir örgüt. Tarikat aslında yol demektir. Allah’a ulaşma yolu. Dini özgürlükler alanıda değerlendirilmeli. Ancak bu tür yapıların şemsiyesi altında siyaset, ticaret dönüyorsa onu incelemek de devletin görevidir.”

“Anketlere baksanız DEVA Partisi’nin hiçbir yerde miting yapamaması lazım”

“34 yaşına kadar ticaretle uğraşan siyasetle işi olmayan bir aileden geliyorum. Siyasete ilk adımı AK Parti’den attım. Kolları sıvadım ve girdim. İyi ki de girmişim diyorum, güzel işler yaptık. Aynı şekilde DEVA Partisi’ni kurduk. Türkiye’nin problemlerinin meşru siyasetle çözüldüğü için buradayız. 2018’de bütün partilere oy veren kimseler gelmişler DEVA Partisi’ni kurmuşlar. Yaklaşık 180 bin üyemiz var. Üyelerimizi tanıyoruz, oylarımızı 2023’de göreceğiz. Yüzde 30 AK Parti, yüzde 20 CHP, yüzde 10 HDP, yüzde 10 MHP’ye vermişlerdi geçmişte. Eşit vatandaşlığına inanan bir örgüt ağımız var bizim. İnsanların etnisitesine, dinine, mezhebine, inanıp, inanmamasına bakmıyoruz, yaşam tarzına bakmıyoruz. Herkes için özgürlük, adalet, refah ve zenginlik diye yürüyoruz. 81 ilde örgütümüz var bizim. Mesela Yozgat’ta miting yaptı. 10 bin kişilik meydan doldu, üstelik bayrağımızı sallayan, bize tezahürat yapan insanlarla doluydu. Siirt’te yaptık. Trabzon’da yaptık. İki şehirde de ana meydan doldu. Anketlere baksanız DEVA Partisi’nin hiçbir yerde miting yapamaması lazım.”

“Enflasyonun artmasının sebebi tamamen kur artışıdır”

“TÜİK uzunca süredir gerçek enflasyonu açıklamıyor. Gerçek enflasyonu vatandaşımız görüyor, yaşıyor. Yeni ev tutup da kira ödeyen, elektrik, doğalgaz faturası ödeyen herkes görüyor. Bugünkü yüzde 25 zam açıklaması yüzde 15.4’e göre yapıldı. Sayın Erdoğan ‘gönlümden koptu yüzde 25 zam veriyorum’ dedi. Tüketici Derneği yüzde 36 açıklamış. İTO bile yüzde 24 açıklamış. İTO ile TÜİK arasındaki makas ilk defa bu kadar büyüdü. Gerçek enflasyonla bütün vatandaşın cebinden kepçe ile toplayıp arkasından kaşıkla vermeyi müjde olarak açıklıyorlar. En çok buna üzülüyorum. Sağlam bir enflasyon mücadelesi programıyla, buna gelirler politikası denir. Gelirler insanların maaşı ile düzenlemedir. Komple maliye, para politikası, enflasyonla politikasıyla beraber alırsanız kalıcı olur. Enflasyon önden gidiyor, maaşlar arkadan yakalamaya çalışıyor. Enflasyonun artmasının sebebi tamamen kur artışıdır. Bir ara dolar bazında da artış oldu. Petrolde oldu, enerjide oldu. Döviz kurunun kontrolünün kaybedilmesi ve sıçramanın bütün maliyetleri bastırmasıdır. Peki sonuçta ne oldu? Son 2 yılda TÜİK’in verilerine bakarak pay ne olmuş? Daha iki sene önce. İşgücü, yani alnının teriyle çalışan son 2 yılda toplam gelirden yüzde 37 alırken, yüzde 25’e düşmüş. Zengin daha da zenginleşmiş. Parası olanın daha çok parası var. Ama alın teriyle çalışanların toplam ekonomiden aldığı pay düşmüş.”

“Hükümetin kurulduğu ilk günden itibaren KKM hesabı açmayacağız. Ama eski verilen sözleri sonuna kadar yerine getireceğiz”

Sadece yüksek maaş artışıyla ekonomiyi düzeltemezsiniz. Arkadan gelen daha büyük enflasyon dalgası verdiğinizden daha fazlasını alır götürür. Bunlar geniş bir programda sağlam zemine oturmazsa enflasyon tarafından süpürülür gider. Şu anda hükümetin kapsamlı program uygulayacak kapasitesi yok. Suudi Arabistan’dan alınan para ile Rusya’dan doğalgazla yapılan işler, dökme suyu ile değirmenin dönmemesidir. İktidar değişecek yine bu iş bize kalacak, biz ödeyeceğiz. Borçları ödemeyelim, öteleyelim diye fikirler vardı o dönemde. Konsolidasyon yapalım, ödemeyiverelim ne olacak deniyordu. Yeni kurulan bir hükümetiz, borcu ödemeyerek güven mi oluşturulur dedim. Borcu ödemezsen güven oluşmaz, iki kere iki dört. Bundan sonraki dönemlerde Erdoğan’ın borçlanma imzası da olsa, onu da inşallah biz ödeyeceğiz. Ama yanlışlar, hile, hurda varsa bunlar da denetime tabi tutulacak, onu da söyleyeyim. Hukuk devletine yakışan, idari denetimi, yargı denetimi, Meclis denetimini çalıştırırsınız. Adalet yerini bulsun, yanlış yapan bedelini ödesin diye. KKM’yi siz ödeyecek misiniz diye soruyorlar. Eskiden yatırılmışsa, devlet sözüyse onun vadesine kadar öderiz. Ama hükümetin kurulduğu ilk günden itibaren KKM hesabı açmayacağız. Ama eski verilen sözleri sonuna kadar yerine getireceğiz.

“Altılı Masa’da ne ezen var ne ezilen var. Herkes kendi önerilerini koyuyor”

“2023’te yapılacak seçimler için hiçbir parti için yüzde şu kadar, bu kadar diyemeyiz. Her parti orada oturuyor, orada oturunca tek parti olmuyor. Hala 6 partiyiz. Ortak kararlarımızı mutabakatla alıyoruz. Aynen AB, 20, NATO gibi. G-20’de ülkeler alfabetik sırayla oturuyor. NATO en büyük silahlı gücü olan ülkeyle 500 bin -1 milyon nüfusu olan ülke eşit olarak oturuyor ve kararları bloke edebiliyor. AB’de Güney Kıbrıs Rum Kesimi üye olduğu için Türkiye ilgili pekçok kararı bloke edebiliyor. Eğer birarada olmak gerekiyorsa bu çok taraflı ortamlarda kararların mutlaka mutabakatla gitmesi lazım ve eşitler olarak oturulması lazım. Bizim Altılı Masa’da herkes buna çok saygılı. Hiçbir sorun olmadı. Bir otobüste gidiyorsunuz, 85 milyonun bindiği otobüs. Şoförün çok hız mı yapmasını istersiniz; yoksa sakin bir şekilde gitmesini mi? Çok taraflı mutabakatla yürüyen yapılar sabit hızla ama emin adımlarla ilerler. Tek adam sistemi gayet hızlı. Otobüste oturanlar kafayı gözü yarıyor. Neymiş hızlı karar alıyormuş, iyi halt ediyorsun işte. İnanın 6’lı Masa gerçek demokrasiyi önce kendi içinde işletmeye çalışıyor şu anda. Altılı Masa’da ne ezen var ne ezilen var. Herkes kendi önerilerini koyuyor. 6’da 6 mutabakat oluşunca yürüyoruz. 28 Kasım’da biz bunu açıkladık ya, 26 Kasım’da değişiklik önerisi geldi. Baktık ısrarcılar, ‘hay hay’ dedik; çünkü mutabakat metni bu. Ama bu demek değildir ki, iddialarımızın sonuna kadar arkasında duruyoruz. Türkiye olarak bu kültür çok yeni.”

“İlk 90 dakikada Türkiye’de basın özgürlüğünü getirmek mümkündür”

“6 partiden kurduğumuz ortak çalışma grubu eğitim, sağlık, yargı, dış politika, güvenlik aklınıza gelen herşey buraya girdi. Tarımda 56 madde yazmışız, buraya 10 tanesi girmiş. 10 tanesini yapalım Türkiye kanatlanır. Seçim öncesi şartlarla sonrası şartları çok farklı oluyor. Seçimden sonraki 90 gün çok önemli. İlk 90 günde yapacaklarınızı dördüncü aya sarkıtınca olmuyor. İlk 90 dakikada Türkiye’de basın özgürlüğünü getirmek mümkündür. İnanın çok basit. Hukuk içinde kalacağım deyince iş bitiyor. Değerli gazetecilerimiz, basın mensupları, köşe yazarlarımız, yeni hükümetimiz kurulmuştur, bundan sonra hiçbir siyasi, medya patronuna telefon açıp hiç kimseyi işten attırmayacaktır. İnanın bu savcılara ve hakimlere de nefes aldırır. Bunların hepsi ilk 90 dakikada düzelecek işler.”

“6 genel başkanla biraraya oturduğumuzda bu ülkenin yarınlarıyla ilgili büyük umut, cesaret ve sağlam duruş görüyorum”

“Yargıdaki insan kaynağıyla ilgili objektif gözden geçirme. Bununla ilgili Doğu Avrupa’da iyi örnekler var. Orada yargıyla ilgili köklü adımlar atılmış. Yargı eylem planında bunun izleri var. İnsan kaynağına dönük teknik çalışma yapılıyor. Bunu yapacaksınız ki yargı bağımsız ve tarafsız olsun. Hepsinin hazırlığını yapıyoruz. Çok hassas ve dikkatli bir çalışma gerektiriyor. Hazırlığı yapıp, seçimden sonra diğer partilerle nihai istişaresini yaptıktan sonra devreye sokacağız. Şu anda 6 genel başkanla biraraya oturduğumuzda bu ülkenin yarınlarıyla ilgili büyük umut, cesaret ve sağlam duruş görüyorum Allah için. 6 başkan olarak konularda tavizsiz, sağlam durursak, inanın kimse kıpırdayamaz. 6’lı Masa’yla ilgili en çok tartışılan konu aday meselesi. Halbuki alttan alta yürüyen bir sürü iş var. Bunların tamamı uygulama süzgecinden geçmişler. Çalışma ekibinde, partilerde uygulama tecrübesi olan arkadaşlar var. Çalışma ekibinin içindeki arkadaşlar hep uygulamanın içinden gelen kişiler. Bunlar çok sıkı ekip. Faik Öztrak, Ümit Özlale, Feridun Bey var. Çok geniş toplum kesimlere hitap eden bir şey çıkacak buradan. 6’lı Masa’nın dibinde dalga falan yok, istikrarlı bir akım var.”

“Altılı Masa’dan ortak aday çıkmazsa dünyanın sonu değil ama kötü olur”

“Altılı Masa’da birbirimizin söylediklerine dikkat ediyoruz. Şu var ki, Altılı Masa’dan ortak aday çıkmazsa dünyanın sonu değil ama kötü olur. Biz baştan beri tek adaydan yanayız. Biz iç istişare sürecimizi henüz tamamlamadık. En büyük parti diye tanımlıyorsunuz ama asıl rakamlar sandıkta çıkacak. AB’de Almanya en büyük benim bundan sonra benim dediğim olacak, dese ortada AB kalır mı? Bir arada çalışıyorsak bir hukuk oluştu, bu hukukun gereğini herkes yapacak. Biz masaya ısrarla davet edildik. Masaya otururuz ama anayasa konusunda anlaşmadan olmaz dedik. Evet ama daha fazlası da olabilir. Mutabakatın üzerinde her zaman yeni fikirler gelebilir.”

“Mart’ın 19’unda seçim yapsalar şaşırmam”

“Bundan sonra yapılacak seçim çok erken seçim diye tanımlanabilir mi? 5 yıllık bir süreçte 3 ay önce yapmak erken seçim olur mu? Ramazan’dan önce Mart’ın 19’unda bir bakarsınız ‘hadi gelin yapalım’ diyebilirler, çok şaşırmam. Sayın Bahçeli ‘seçim vaktinde de olsa, erken de olsa’ demiş. Hani erken seçim kimse beklemesin diyordu. 19 Mart’ta yapılacak seçimin aday belirlemesi muhtemelen Şubat’ın ilk haftasına gelir. Yetiştiririz, sorun olmaz.”

 

Devamı >>>



Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir


YAZARLAR

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

HABERLER