Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

YAZARLAR

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir


Arınç: Belgeselin Sedat Peker'le ilgili olduğunu bilmiyordum

Bülent Arınç, 140journos'un hazırladığı ve kendisinin devletle ilgili görüşlerinin de aktarıldığı belgeselin Sedat Peker'le ilgili olduğunu bilmediğini öne sürdü.

Halk TV ekranlarında yayınlanan 'Gökmen Karadağ ile Açıkça' programına bağlanan AK Parti'nin kurucularından ve eski bakanlardan Bülent Arınç'la hukukçu Salim Şen ve gazeteci Barış Pehlivan tartışma yaşandı. 

Sedat Peker'i konu alan ve 140 Journos tarafından hazırlanan 'Ya devlet başa' belgeselinde kendisinin de devletle ilgili röportaj vermesine ilişkin açıklama yapan Arınç "Benimle Ankara'da 2 saate yakın bir röportaj yaptılar. Bunu 20 dakika ile özetlemişler. Kurguda da 12 dakikaya düşmüştü. Kurgu montaj onlara ait. Ancak benim bu röportajda Sedat Peker ile ya da Sedat Peker'in anlattıkları ile ilgili herhangi bir şey bulunmamaktadır" dedi.

'KORKU İKLİMİ OLUŞTURULURKEN NASIL MUHALEFET ETTİNİZ?'

Arınç, hukukçu Salim Şen'in kendisine karşı önyargılı konuştuğunu söylerken, Şen ise "Kendisinin Ergenekon davasındaki tavrı da bellidir" dedi ve "Kurucusu olduğunuz AKP, Sedat Peker eliyle bir korku iklimi yaratırken, nasıl muhalefet ettiniz?" sorusunu yöneltti.

Arınç'ın soruya yanıtı, "Geçmişteki beyanlarıma bakarsanız neler söylediğimi ve yaptığımı görürsünüz" oldu. Bu yanıtın ardından Arınç konuşmalar devam ederken telefonu kapattı. Karadağ bu duruma sitem ederken Arınç yeniden yayına bağlanarak, "Kaçtı sözü hiç yakışmadı. Benim siyasi hayatımı sizler yakından takip ediyorsunuz. Barış Bey yerinize oturun. Ben her akşam hakkımda ne söylediğinizi ailemle ilgili kişisel haklarıma saldırıda bulunduğunuzu biliyorum" dedi.

PEHLİVAN: SUİKAST YALANINIZ İLE SİLİVRİ'DE ÇÜRÜTÜLDÜK

Bu sözler üzerine gazeteci Barış Pehlivan ise şunları söyledi: "Bana 'yerine otur' demek size düşmez. Bugüne kadar yazdıklarımın hepsi belgeli. 18 yıldır gazetecilik yapıyorum. Bugüne kadar bir tek haberimi bile tekzip ettiniz mi? Edemediniz. Sizin 'bana suikast düzenlenecekti yalanınız ile bu ülkenin asıl derin devleti, devletin en mahrem sırlarını açtı', size bunu soracaktım. Bana suikast düzenlenecekti yalanınız ile bizler Silivri'de çürütüldük. Size bunu soracaktım. 'Ben ahmakmışım' demekle kurtulunmuyor. Derin devlet belgeselinde sizin olmanız sorunlu bir şey. Ben bunu soracaktım."

Arınç, Barış Pehlivan'ın soruları üzerine, "Bakın beni bu konulara sokmayın. Ben sizinle özel bir yayın yapmıyorum" deyip, yeniden yayından ayrıldı.

İRFAN AKTAN: SEDAT PEKER'DEN HABERİM YOKTU

Gazeteci İrfan Aktan, belgeselde Sedat Peker'in de yer alacağından haberinin olmadığını belirterek 140journos ekibine tepki gösteren bir diğer isim oldu. Twitter'dan açıklama yapan Aktan, şunları kaydetti:

"Bir süredir 'yakında bir Peker belgeseli yayınlanacak' fısıltılarına ben de kulak kabartıyordum. Meğer o belgeselde, haberim olmadan ben de varmışım!  140journos  ekibi beni arayıp 'farklı kesimlerden gazeteciler/siyasetçiler/tanıklarla röportaj' yapacaklarını söylemişlerdi.

Benim açımdan aslolan kendi sözümdür diye düşünüp devletin Kürt politikasına, mevcut rejimin yapısına vs, dair yaklaşık bir saatlik bir röportaj verdim. Ama elbette Peker'in de olduğu bu kompozisyondan haberim olsaydı, aslı konuşmazdım.

21 yıllık gazeteci olarak 'belgeselde kimlerin olduğunu maalesef konuştuklarımıza söylemiyoruz' dediklerinde "o halde maalesef ben de konuşamam" demem gerekiyordu. Hata bende ama söylediklerimin arkasındayım. Keşke  140journos yaptığımız röportajın tümünü ayrıca yayınlasa...

Benim açımdan Peker, yaptığı ifşalarla suçlarından azade kalmış biri olamaz. Zira o, halka karşı işlenmiş suçların bir aktörü ve hâlâ bunları gizlemeye devam ediyor. Demokratik bir sistem ortaya çıktığında bunların tümünün hukuk önünde hesabının verilmesi gerekiyor.

Öte yandan hemen her hafta söyleşi yapan, başkalarının bana konuşmasını isteyen bir gazeteci olarak başkalarından gelen röportaj taleplerini imkân elverdikçe olumlu karşılıyorum. Ama dediğim gibi, böyle bir kompozisyonda yer almak, isteyeceğim son şey olurdu."




HABERLER