93 HARBİ (1877-1878) ÖNCESİ ANADOLU

Osmanlı İmparatorluğu’na son darbenin 93 Harbi olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Kırım Savaşı (1853-1856) sonrası imzalanan Paris Antlaşması’yla deyim yerindeyse ömrünü uzatan imparatorluğun rahatlaması uzun sürmedi.

Osmanlı İmparatorluğu’na son darbenin 93 Harbi olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Kırım Savaşı (1853-1856) sonrası imzalanan Paris Antlaşması’yla deyim yerindeyse ömrünü uzatan imparatorluğun rahatlaması uzun sürmedi.

Kısaca Kırım Savaşı’na değinelim. 1833 yılında Hünkâr İskelesi Antlaşması ile Kavalalı Mehmet Ali Paşa’ya karşı Rus Çarlığı’ndan askeri ve siyasi yardım alan Osmanlı İmparatorluğu İngilizlerin politikaları sonucunda çarlıktan uzaklaşmış, 1839 yılında imzaladığı ticaret antlaşmasıyla İngiltere’ye teslim olmuştur.

Bunu gerçekleştirebilmek için de kutsal yerler sorununu kullandı. Osmanlı Devleti, Hrıstiyanların kutsal saydıkları Kudüs ve çevresinde Katolik ve Ortodoks cemaatlerine çeşitli ayrıcalıklar tanımıştı. 1853 yılına gelindiğinde ayrıcalıklar konusunda Rusya ile Katolikliğin dünya çapında savunuculuğunu yapan Fransa çatışmaya başladılar. Bu durumu bahane eden Rusya, İngiltere’ye Osmanlı İmparatorluğu’nun paylaşılması teklifinde bulundu. Çıkarları Osmanlı Devleti’nin toprak bütünlüğünün muhafazasından yana olan Birleşik Krallık bu teklifi kabul etmedi. Bunun üzerine Rusya, harekete geçerek, Osmanlı Devleti’ne bir ittifak teklifinde bulundu ve bu devletin sınırları içinde yaşayan Ortodoksların koruyuculuğunun Rusya’ya bırakılmasını önerdi. Osmanlı Devleti, Britanya’nın da desteğine güvenerek Rus isteklerini reddetti.

İngiltere, Avusturya İmparatorluğu’na karşı 1848 yılında başlayan Macar ayaklanmasının Rusya’nın yardımıyla kanlı bir şekilde bastırılması, bu dönemde Rusya’nın Avrupa’da artan bir şekilde güç kazanmasının göstergesi olarak yorumlayan İngiltere, Avrupa’daki güç dengesinin kendi aleyhine bozulmasını engellemek istiyordu. Ayrıca, Osmanlı Devleti’nin dağılması Rusya’nın topraklarını güneye doğru genişletmesi Büyük bir sömürge imparatorluğu kuran İngiltere’nin en büyük sömürgesi ve zenginlik kaynağı olan Hindistan yolu ve Hindistan tehlikeye girecekti.

Fransa Rusya’nın Avrupa güçler dengesinin dışında tutulması konusunda Büyük Britanya hükümetiyle benzer bir politika izliyordu. Rusya’ya bağlı olan Polonya topraklarında yeniden bir bağımsız Polonya kurulması ve bu bağımsız devletin Fransa’nın müttefiki olması olasılığı da Fransa’yı Rusya’ya karşı cephe almaya teşvik ediyordu (İkisinin arasında Katoliklik bağı var). Bu nedenlerle Fransa, Osmanlı Devleti’nden yana bir tutum takındı.

Prusya, Rusya’nın batıya doğru genişlemesine karşı XVIII. yüzyıldan bu yana Osmanlıların müttefikiydi. Lehistan’ın Rus Çarlığı ile paylaşılması bunu değiştirmemişti.   XVIII. yüzyıldan bu yana Osmanlılara karşı Rus Çarlığı’nın müttefiki olan ve Macarların ayaklanmasını çarlığın gönderdiği Kazak süvarilerle bastırabilen Avusturya, ortaya çıkacak yeni durumdan endişeli idi.

Rusya’nın İstanbul’da görevli isteklerinin reddedilmesi üzerine 19 Mayıs 1853’te İstanbul’dan ayrıldı. Rus orduları savaş dahi ilan etmeden 22 Haziran 1853’de Eflak ve Boğdan’ı işgale başladılar. Bunun üzerine Avusturya’nın teklifi ile Viyana’da bir konferans toplandı. Fakat toplantıdan sonuç alınamadı.

Savaşın başlangıcında Osmanlı Ordusu Balkanlar’da başarılı oldu. Fakat Batum’a yardım götüren Osmanlı donanması 30 Kasım 1853’te Rus Donanması tarafından Sinop açıklarında batırıldı. Rusların bu ani hareketi ve Karadeniz’de durum üstünlüğü sağlamaları Boğazlar’ı ve İstanbul’u tehlikeye düşürdü. Bu durum Avrupa devletlerini endişelendirdi. Birleşik Krallık ve Fransa devreye girerek tarafları uzlaştırmak istedi, ancak yapılan teklifi Rusya reddetti. Bunun üzerine Fransa ve Birleşik Krallık, Rusya’ya bir ültimatom verdiler ve taraflardan şu isteklerde bulundular:

-Eflak ve Boğdan’dan çekilmesi;

-Osmanlı Devletinin ülke bütünlüğüne riayet etmesi;

-Ortodoksların himayeciliği iddiasından vazgeçmesi.

Osmanlı Devleti’nden;

-Vatandaşlarına eşit haklar tanıması ve tatbik etmesi;

-Hristiyanlara olumsuz muamelede bulunulmaması;

-Karma mahkemeler kurulması;

-Hristiyan tebaadan ayrı bir vergi alınmaması talep edildi.

Çar, ültimatomu ve istekleri kabul etmedi ve Rus ordusuna Tuna nehrini geçerek ilerleme emrini verdi. İngiltere ve Fransa, 12 Mart 1854’te Rusya’ya savaş ilan ettiler. 15 Mart 1855’te Sardinya Krallığı da ittifaka katıldığını açıkladı.

Devamı >>>



Anahtar Kelimeler: HARBİ (-) ÖNCESİ ANADOLU

HABERLER